2027 yılı bütçesine dair konuşan Ankara’daki yurttaşlar, bütçenin yine büyük bir kısmının savunma ve Diyanet’e ayrılmasına tepki gösterdi
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’ne dair görüşmeler sürüyor. Bütçe teklifi ise önceki yılın başlangıç ödeneğine göre yüzde 24,1 arttırılarak, 33 milyar 787 milyon TL olarak belirlendi. Teklif 2026 yılı bütçesine göre harcamalarda yaklaşık yüzde 44, açıkta ise yüzde 42’yi aşan artış öngörülüyor. Faiz giderleri 3 trilyon 975 milyar TL, savunma ödeneği ise yüzde 86’lık artışla 1 trilyon 533 milyar TL’ye çıkarıldı.
Mezopotamya Ajansı mikrofonunu Ankaralı yurttaşlara uzattı. Yurttaşlar, bütçenin büyük bir kısmının faiz, savunma ve Diyanet İşleri Bakanlığı’na ayrılmasına tepki gösterdi. Yurttaşların sıraladıkları tepkiler şu şekilde:
- Bu bütçenin ayrılması gereken en önemli kısım eğitim.
- Memlekette bir şey üretmiyoruz her şeyimiz dışa bağlı.
- Şu ana kadar Türkiye’de uygulanan yanlış ekonomik politikalar nedeniyle Türk ekonomisi bir batağa girmiş durumda.
- Bugün ücretliler zor durumda, emekliler zor durumda, memurlar zor durumda, işçiler, bakkallar, esnaf, herkes zor durumda.
- Enflasyon düştü diyorlar. Nasıl düşüyor, kiralar başını almış gitmiş.
- Marketlere git her gün zam. Her ürüne her gün zam ama maaşta bir şey yok.
- Diyanete verilen paralar diğer bölgelere, diğer verilere verilen bütün paraların hepsi boşa gittiğini düşünüyorum.
- Çözüm sürecinin başarıya ulaşması elbette ülke için çok iyi olacaktır.
- Barışın olması her türlü iyi olacaktır bu konuda savunma bütçesinin biraz daha reel anlamda değerlendirileceğini düşünüyorum.
- 2027 bütçesinin 2026’dan, 2025’ten, 2024’ten farkı yok.
- Cevdet Yılmaz, açıklamalarında grafikler koydu önümüze. Biz baktık, mesela o grafiklerin içine faiz ödemelerini dahil etmemiş, borç ödemelerini dahil etmemiş.
- Borçlanmışlar, borçlarını, faizlerini ödemek için de borçlanıyorlar. Peki bu borçlandıkları paraları nerelere harcadılar?
- Çok yani yüzyılın soygunu diye anlattığımız fon hırsızlığı, fon soygunu aslında en üzerinde durmamız gereken fotoğraf olarak önümüzde duruyor.
HABER MERKEZİ









