• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ender İmrek

Asrın soygunu ve toplumun sefaleti

2 Ekim 2026 Cuma - 23:00
Kategori: Ender İmrek, Yazarlar

1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı’na kapılarını açarken, ülkenin üzerine çöken finansal ve yönetimsel karanlık, parlamento çatısı altındaki törenleri ve iktidar eliyle kurgulanan gündemleri çoktan aşmış durumdadır.

Milyonlarca yurttaş; açlık sınırının altındaki asgari ücret ve onun altında emekli maaşlarıyla, çocuklarına kalem, defter, çanta alamayan, bir öğün yemek koyamayan anne babaların feryatlarıyla, üreticiler tarlada kalan mahsulüyle baş başa kalmışken, iktidar koridorlarından beslenen bir avuç imtiyazlı elite ait fon vurgunu, “asrın yolsuzluğu” olarak tarihteki yerini almıştır.

Verilere göre, borsa üzerinden yürütülen ve 16 Eylül 2026 tarihinde patlayan bu organize soygunun ekonomiye ve dolayısıyla halka maliyeti tam 90 milyar dolardır. Maliyeti 100 milyar dolar olarak açıklanan 11 ilimizi yıkan 6 Şubat depremiyle kıyaslandığında, bu finansal depremin bir doğa felaketi değil, taammüden inşa edilmiş siyasi ve ekonomik bir vurgun mekanizması olduğu apaçık ortadadır.

Yolsuzluğu örtme operasyonları

Toplumun nefesini kesen bu devasa bütçeli skandalla birlikte, sistemin nasıl işlediği ve kimlerin korunduğu da birer birer ifşa olmaktadır. Eski Bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşinin bir şirketin hisseleri üzerinden, 163 milyon liralık bir yatırımla sadece 5 ay içinde 2,2 milyar liralık haksız kazanç sağladığı resmi kayıtlara ve halkın bilgisine yansımıştır.

Ancak nasıl biriktirdiği bilinmeyen birkaç ev parasıyla girip yüzlerce konut bedeliyle sistemden çıkan bu ayrıcalıklı zümre, açığa çıktığı anda “affını isteyerek” ve elde ettiği milyarları Hazine’ye iade ettiği yönündeki iddialarla hukuki yaptırımlardan sıyrılmaya çalışmaktadır. Kahvaltılık çaldığı iddiasıyla bir kişi kelepçelenirken, Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPK) 107/3 maddesi uyarınca elde edilen menfaatin en az iki katının ödenmesi ve adli soruşturmanın eksiksiz yürütülmesi gerekirken, nüfuz sahibi bu isimlerin şüpheli sıfatıyla dahi ifadelerinin alınmaması, yargı sisteminin taraflılığını bir kez daha gözler önüne sermiştir.

TBMM açılışı ve yolsuzluk gölgesi

Tam da bu 90 milyar dolarlık soygunun siyasi uzantılarının Meclis çatısı altında hesap vermesi beklenirken, yasama yılının başladığı 1 Ekim sabahı iktidar bilindik bir refleksi devreye sokmuştur. Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ve Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit’in de aralarında bulunduğu 59 kişinin sabaha karşı gözaltına alınması, süregelen halk iradesinin gaspı girişimiyle birlikte topluma yönelik klasik bir “cambaza bak” manevrası olarak da okunabilir. Muhalif basına, gazeteciler, aydınlara, sanatçılara uygulanan, yine bir süredir devam eden “Ailem Güvende” adı altında sürdürülen baskı zincirine eklenen bu son operasyon, halkın cebinden çalınan milyar dolarların üstünü örtmek, toplumsal öfkeyi suni düşmanlıklar ve algı yönetimleriyle dağıtmak amacıyla tasarlanmıştır.

Toplumsal cinnet ve onur sorunu

Bir tarafta beş ayda parasını yirmiye katlayıp milyarları cebe indiren ve ardından koruma kalkanları ardına saklanan bir avuç imtiyazlı elit; diğer tarafta “torunuma bir altın dahi takamadım” diyerek, açlık ve yoksulluk cenderesinde yaşamına son veren emekliler gerçeği durmaktadır.

Ankara’da Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde, “Bu bir onur sorunudur” diyerek hayatına son veren emekli polisin beylik tabancasından çıkan ses, aslında bu çarpık düzenin topluma ödettiği en ağır insani maliyetin tescilidir. Çaresizlik içinde kıvranan halk ile lüks jetlerle Hac seyahatlerine çıkan borsa manipülatörleri arasındaki bu uçurum, sürdürülebilir bir sosyal düzenin değil, çürümüş bir sistemin resmidir.

İktidar, toplumu kompartımanlara ayırarak, bloke ederek ve karşı karşıya getirerek bu finansal talanın merkezini gizlemeye çalışmaktadır. Doğa felaketlerinde “imar barışları” ve denetimsizliklerle demirden, çimentodan çalarak insanların canına kasteden zihniyet; ekonomik düzlemde de denetim mekanizmalarını felç ederek halkın alın terini, birikimlerini ve geleceğini yutmaktadır. Birçok ülkede benzer skandallar çıktığında işletilen onurlu istifa ve ağır hukuki yaptırım süreçlerinin aksine, Türkiye’de suçüstü yakalananların pişkinlikle korunması, bu sistemin bu haliyle sürdürülmek istendiğinin en açık göstergesidir.

Yeni dönemde muhalefetin tarihsel görevi

Bu sömürü çarkı karşısında devrimci, demokratik ve halktan yana olan tüm güçlerin, siyasi partilerin, sendika ve meslek odalarının sessiz kalması ya da iktidarın çizdiği gündem sınırları içinde hareket etmesi, bu değirmene su taşımaktan farksız olacaktır. 1 Ekim itibarıyla başlayan yeni yasama döneminde muhalefetin görevi, yalnızca parlamentonun kürsülerinde yapılan açıklamalarla yetinmek değil, sokağın, açlığın ve yoksulluğun sesi olmaktır.

Yapılması gereken; 455 bini aşkın çoğu küçük yatırımcıyı doğrudan, aileleriyle birlikte ise 2 milyondan fazla yurttaşı bir gecede sefalete sürükleyen bu fon vurgununun peşini bırakmamaktır. Siyasi bağlantılarının açığa çıkarılması için ısrarcı olmaktır. Muhalefet güçleri, Meclis bünyesinde tüm nüfuz bağlantılarını ortaya çıkaracak gerçek ve yetkin bir araştırma komisyonunun kurulması için kararlı davranmalı, yargının ve idarenin ayak sürüdüğü Fatma Betül Sayan Kaya gibi siyasilerin, eski bakan çocuklarının ve iktidar çevrelindeki ortakların hesap vermesini sağlamalıdır.

Gerçek soygun gizlenemeyecek kadar büyük, mızrak çuvala sığmayacak kadar sivridir. Emekçinin, kadının, üreticinin, emeklinin ve açlığa mahkum edilen milyonların hak mücadelesi, iktidarın “cambaza bak” operasyonlarına ve çeşitli vaatlerle süreçleri zamana yaymasına feda edilemez. Yeni yasama yılında hem TBMM’de hem de sokakta, sömürüye, vurguna, hırsızlığa ve yolsuzluğa karşı kurulacak güçlü bir birlik, bu halkın hak ettiği aydınlık ve adil geleceğin yegane teminatı olacaktır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yakup Aydın’ı öldüren uzman çavuşa müebbet hapis cezası

Sonraki Haber

Petrol için dev el koyma!

Sonraki Haber
K. Bülent Ongun

Petrol için dev el koyma!

SON HABERLER

Fon vurgunu kimi vurdu?

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Dilzar Dîlok

Savaş ve barış

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

K. Bülent Ongun

Petrol için dev el koyma!

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Asrın soygunu ve toplumun sefaleti

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Yakup Aydın’ı öldüren uzman çavuşa müebbet hapis cezası

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Dîlok’ta bir kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır