• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Ateşte açan gül-Murat Türk*

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
23 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tarihin bütün barbarlığını Kürtler üzerinde uygulayan DAİŞ faşizmi, gasp ettiği topraklara Kobanê’yi de kattığında gücünün zirvesine ulaşmıştı; fakat tarihin diyalektiği bu kentte de mükemmel işledi. Zirvede olduğu anda inişe de başlamıştı çünkü. Bazen tarih yazımı daracık bir mekânda, mekandaki bireyde, o bireyin karar verip, eyleme geçtiği bir anda gerçekleşir.

Geçilmek üzere olan Kobanê’de Komutan Gelhat “And olsun ki, yer gök bir olsa da geçmelerine izin vermeyeceğiz” dedikten sonra, sadece on metre ilerledi ve DAİŞ’ten bir evi geri aldı. Bu an, dünyaya korku salan barbarların yıkıldığı en önemli anlardan biridir. Deniz Bilgin, bu anı bir buçuk sayfalık bir hikâye ile mükemmel anlatıyor. Ve bunun gibi dokunaklı 134 olayı “Bulut Yağmuru” adlı kitabında ustaca işlemiş. Kobanê ve etrafında yaşanan hakların özgürlük savaşında öyle olaylar yaşandı ki, onlara dair sanatın ve edebiyatın olanakları henüz binde bir dahi harekete geçmedi. Deniz Bilgin’in yazdığı “Bulut Yağmuru” (Mezopotamya Yayınları) kitabı şiirsel bir dille, imgelerle örülmüş kısa hikayelerin oluşturduğu bir kaynak değerinde.

Kitaptaki hikayelerin her biri bir romana konu olabilecek yoğunlukta. Çünkü hikayeler zaman, mekân ve olaylar süzülerek işlenmiş. Her hikâyenin akışında nabız gibi atan cümleler var. Tüm bunlar birleşince “Bulut Yağmuru” adeta Kobanê’nin kalp atışlarına dönüşüyor.

1980’li yılların vahşetinde Kürdistan’ın kalbi Amed’de atıyordu. 2014’te ise Kobanê’de. Bu kalbe kan taşıyanların ruhu nasıl ki, “altı kişiyle başardık” sözünde temsilini buluyorsa, Kobanê’de de “on metre ilerledik” sözünde somutlaşıyor. Altı kişiyle başaranlar ile on metre ilerleyip, bir evi geri alanların ruhu aynıdır. Kobanê’de özgür ve onurlu tarih yazımı işte böyle başladı. Nazım Hikmet, “Memleketimden İnsan Manzaraları” kitabında Rus sosyalistlerinin Alman tanklarına karşı savaşını bir cümle ile muhteşem anlatır: “Nikolay Maslenka, cephane bitince bir avuç kar attı tanklara.” Deniz Bilgin, her hikâyeyi bir arının çiçekten çiçeğe uçarak topladığı direniş ve onurun özsuyuyla örmüş. Kitapta sadece insanlar değil, canlı cansız pek çok varlık yaşadıklarını anlatıyor.

Deniz Bilgin, Sara’yı konuştururken, kendi yazma sürecinin psikolojik arka planını da gözler önüne seriyor. Nitekim Galeano’ya selam niteliğinde bir sözü şöyle: “O, dünyanın sesini duyan biri; ağaçları, bulutları, kuşları, suları duyabiliyor.” Kobanê’ye dair elbet daha çok şey yazılacak.

Özgür ruhlu kadınların zılgıtı orada kapitalist canavarların en vahşi çığlığını yenilgiye uğrattı. Kobanê’de zılgıtlarla yeni bir dünya yaratıldı. Kitaptaki mitolojik öğelerle örülmüş metinler yıkıntıların üzerine bir yeniden kuruluşu, kök sokarak filizlenmenin nasıl geliştirildiğini gözlerimizin önüne seriyor. Birçok hikâye yeri geldiğinde sıradan insanların nasıl bir birer kahramana dönüştüğünün en çarpıcı kareleri olduğundan, o süreç sinematografik bir şekilde belleğimize kaydediliyor. Hikayelerin güçlü yanlarından biri de anlatıların dışında anlatılmayanlardır. Bırakılan boşluklarla sezgilere, hayal gücüne hitap edildiğinden, hikayeler bittikten sonra da zihinde sürmeye devam ediyor. “Bulut Yağmuru” bir roman, bir öykü gibi de okunabilir. Çünkü kitaptaki her hikâye görünmeyen ama sıkı bağlarla birbirine bağlıdır. Değişen her olayda aslında tek kahraman vardır!

Bu kahraman, özgürlük arayışındaki Kürt, Türk, Fars, Arap, Asuri, Süryani, Keldani, Ermeni, Türkmen, İngiliz, Alman, Fransız, Amerikalı, İtalyan; yani enternasyonalist bir ruhtur, daha çok da özgür kadının ruhudur. Bu ruh, sadece Kobanê’de değil, Şengal, Afrin, Sur, Cizre, Gever, Nisêbin, Kerboran gibi birçok kentte insanüstü bir iradeyle savaştı. Mezarı olmayan sayısız kahraman, yıkıntıların dahi ortadan kaldırılarak bir bellek silme harekâtına dönüştürülen bu süreçler, zamana direnen “Bulut Yağmuru” gibi vicdanın sesi, belleğin karakutusu olan kitaplarla bellekte ve yürekte hep canlı kalacak.

* Ödemiş T Tipi Cezaevi

 

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beş bin liralık canımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Erdoğan NATO için askeri harcamaları yüzde ikiden yüzde beşe çıkaracağını açıkladı. Bunun maliyeti 80 milyar dolar oluyor. NATO bile 2035’kadar...

Yeni Parti ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler...

Akademide kırım

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip eden süreçte siyaset kurumunun ve rejimin yeniden yapılandırılması bağlamında ağırlıklı olarak...

Alevi hakikat mücadelesi ve ‘Gösteri Toplumu’na karşı direniş (2)

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

Alevi inancında ritüellerin en önemli özelliği " Hak için olsun seyir için olmasın"  ilkesidir. Bu ilkenin amacı bireysel egoların yok...

Kolektif halk ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın...

Basın özgürlüğü için mücadele

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

24 Temmuz 1908 tarihinde uzun yıllardır basın üzerinde uygulanan ağır sansür rejimine karşı tarihi bir adım atıldı. II. Meşrutiyet'in ilanından...

Sonraki Haber

Ampuller sönerken-Türkan Yüksel

SON HABERLER

Kadınlar adliyeden seslendi: Gülistan’ın yerini bulun

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Abdullah Öcalan: Geliştirmeye çalıştığım strateji önümüzdeki yüzyılın stratejisi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

NYT’nin ateşkes iddiasına Bağdat’tan yalanlama

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

İsrailli yerleşimcilerin saldırılarında en az 5 Filistinli öldürüldü

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Abdullah Öcalan: Geliştirmeye çalıştığım strateji önümüzdeki yüzyılın stratejisidir

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Gimgim’de nöbet 83’üncü gününde: Doğa şirketlerin değil, halkındır

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

DEM Parti Sözcüsü: Çerçeve yasa taslağı en kısa zamanda Meclis’e gelecek

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır