• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Ekim 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Ampuller sönerken-Türkan Yüksel

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
23 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

İktidarların toplumlar üzerinde hegemonyalarını inşa ederken başvurdukları en temel yol hakikati manipüle etmektir. Hakikat arayışının yitirtilmesi, sahteliğin ve yapay olanın gerçeğin yerine geçirilmesi, adeta bir bilgisayar oyunu kurgular gibi simülatif bir toplum kurgulaması, iktidarın bekası için olmazsa olmaz kabilindendir. AKP iktidarının 2002’den bu yana uyguladığı bu yöntem her yerinden patlak vermektedir.

Bir proje partisi olarak ortaya çıkan AKP iktidarı, öncekilerden öz olarak çok ciddi farklar göstermese de, görünüşte kurgulanmış ciddi parametrelere sahipti. Yenilenen dünyanın, yenilenen yüzünün, yenilenen Türkiye’sinin paket iktidarı AKP; küresel sermayenin paylaşım oyunlarının, merkezi hegemonik iktidarın sistem kurgulamasının, liberalizmin kültürel soykırıma uğratılmış toplum projesinin sadık bir uygulayıcısı olageldi. Bazen çatıştı, bazen uzlaştı, kabadayılık yaptı, iftira attı, ağladı, güldü, toplumun tüm ahlaki değerlerini diline pelesenk etti ve bir şekliyle bugüne ulaştı.

Hakikati perdeleyerek suni gündemler yarattı ve bu suni gündemlerle başarısızlıklar serisini kamufle etti. Sezar’ın hakkı Sezar’a! Bu işte de gayet başarılıydı. Fakat evdeki hesap çarşıya, dildeki yalan toplumsal gerçekliğe uymadı. Yamalı bohça, neresinden yamasan başka bir yerinden patlak verdi. En temel argümanı Kürt özgürlük mücadelesinin karşıtlığıydı. Tüm algıları bunun üzerinden yönetmeye çalıştı, bir gün söylediğini ertesi gün kabul etmedi. Dün yaptığını bugün başkasına yıkıyor, yarın yine sahiplenebilir.

Toplumsal birlik, ulusal gerçeklik, kültürel varlık, dini çeşitlilik, kadın özgürlükçü hareketler… Bu iktidarın çeşit çeşit yöntemlerle bastırmak, yok etmek için türlü hilelere başvurduğu dinamikler haline geldi. Özelde Kürt halkını varlık dinamikleriyle terbiye etmeye kalktı. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ı mutlak tecrit koşullarında tutarak bunu bir tehdit unsuru olarak kullanmak istedi, halkları yerinden göçerterek yurtseverlik bağlarını zayıflatmak istedi, anaları evlatlarının cenazesi ile sınadı, zindanlarda bastırmaya çalıştı, eşit ve özgür yaşam için mücadele eden kadınları canlarıyla tehdit etti, halkı işsizlik ve açlıkla dize getirmek istedi. Tüm bu kurguya rağmen toplumların dinamik doğasıyla baş edemedi.

En profesyonel ideolojik işkence yöntemleri uygulanmış olmasına rağmen, direnen toplum gerçeği halen diridir ve her geçen gün daha da hareketlenmektedir. Bunu en somut haliyle Kürt halkının büyük değeri Zülküf Gezen’in eyleminden okuyabiliriz. 136 gündür bedenini açlığa yatırmış Leyla Güven’in ve arkadaşlarının direnişinde gözleyebiliriz. Alanlarda, meydanlarda tüm baskılara rağmen iradesini ortaya koyan halkların eylemliliklerinde bulabiliriz. Halkın dini değerlerine hakaret ettiler dedirtecek kadar akıl tutulması yaşatan kadın mücadelesinde duyumsayabiliriz.

Dehaq’tan beter zulmün ortasında dört bir yanda yanan Newroz ateşinde görebiliriz. Sadece bu kadar da değil. Her geçen gün daha da karmaşıklaşan dış politika, iç buhran, ekonomik kriz, işsizlik, eğitim, sağlık sorunları ve daha nicesi… AKP’nin 17 yıllık istikrarsız ve tutarsız başarısızlıklar silsilesi son eşiğe girmiş bulunuyor. Kürt halkının ve tüm direnen halkların, kadınların, emekçilerin bu soykırım politikası karşısındaki duruşu AKP’yi varlık-yokluk eşiğine getirmiştir. Çöküşten önce son çıkıştan halkların iradesine doğru bir dönüş alabilirse belki bir ihtimal daha olabilir. Aksi takdirde son hız uçuruma doğru gitmektedir.

Görünen gidişat yolun sonunun göründüğüdür. Ama bedellerle, ama ağır sonuçlarla da olsa bu gidişatın uzun sürmeyeceği gün gibi ortadadır. Bu gidişatı en hızlı sonuca ulaştırmak bizlerin elindedir. Şu an ki yetersiz duruş ve klasik hareket tarzı iktidarın işine yaramaktadır. Dolayısıyla canlarıyla, bedenleriyle direnişi örenlerin yanında saf tutmak ve her kesimden insanla safları sıklaştırmak malum sonu, zafer gününü bir adım daha yaklaştıracaktır. İşte o dem bin yıllardır iktidarlara rağmen varolmuş toplumsal gerçekliğin bir kez daha kazandığı demdir.

Sahte ışıklar, ampuller sönerken her yerde Dehaq’ların bir kez daha yenildiği, Newroz ateşinin Güneş’le buluştuğu gündür. Bu deme ulaşmak bizlerin elindedir. Tıpkı Sayın Öcalan’ın dediği gibi; “Yeter ki toplumsal namus, aşk ve akıl olsun!”

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Kuyu tiplerinde koyu tecrit

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Marmara 6 No’lu L Tipinde ise devrimci tutsaklara bulundukları hücrelerde 7/24 kameralarla gözetleme ve kayıt yapma dayatılmaktadır. Özel yaşama saygı...

Rıza- ikna siyaseti- sömürünün gerçeğinde

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Ertuğrul Kürkçü 22 Ekim günü Yeni Yaşam gazetesine yazdığı son yazısında ikili devlet görünümünü analiz etmekte. Yazısını ikili devlet analizine...

Süreç yine mi tıkandı?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Ülkeyi, bölgeyi ve Ortadoğu’yu yakından ilgilendiren barış ve demokratik toplum süreci, yine yavaşlamıştır. Bunun üzerine ilgili herkes, “süreç yeniden mi...

Güvenlik aşılmıyor, büyütülüyor!

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

İki yıl önce Devlet Bahçeli, Meclis'teki grup toplantısında sonradan Kurucu Önder olarak addettiği Abdullah Öcalan'a seslendiğinde, Türkiye siyasetinin ezberi bir...

Fransa ve politika

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

“Sıkıysa gelip yaşasınlar benim dokuz metrekare evimde. Az önce bir polis vardı. Ona böyle yaşanamayacağını anlatıyordum. O da abarttığımızı söylüyordu....

Eşit yurttaşlığın cumhuriyeti

Yazar: Yeni Yaşam
24 Ekim 2026

Dar kalıpları aşarak demokratik bir gelecek için ortak hareket hiç bu kadar elzem olmamıştı. “Yeni Toplumsal Sözleşme” için bir dakika...

Sonraki Haber

Newrozlar AKP’nin gideceğini gösterdi-Erol Katırcıoğlu

SON HABERLER

İstanbul Barosu’nda seçim günü

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Fon soruşturmasında eski AKP Milletvekili Ertan Aydın’a ev hapsi

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Bakanlığın ‘Alevi kanaat önderleri’ toplantısına tepki: Devletin Alevisi olmayacağız

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

İstinaf, 51 kişinin yaşamını yitirdiği Furkan Apartmanı davasını 2’nci kez bozdu

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Êle köyüne girişler ‘izne’ tabi: Madem süreç var köyümüz neden yasaklı?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

KÖGEH üyesi: Gençleri kampüslerde komünleşmeye ve örgütlenmeye davet ediyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Eğitim Bakanı’nı protesto eden 2 öğrenci gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır