• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
19 Mayıs 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ali Sinemilli

Bahçeli geri adım mı attı?

19 Mayıs 2026 Salı - 23:00
Kategori: Ali Sinemilli, Manşet, Yazarlar

Bahçeli’nin son açıklamaları bir geri adım atma anlamına geliyor. Hem de çok esaslı bir geri adım. Hatırlanırsa, aynı Bahçeli, sürecin ta başında,  Önder Apo için ‘Gelsin Meclis’te konuşsun’ demişti. Yani özgür olmasını sürecin bir gereği olarak dillendirmişti

Ali Sinemilli

5 Mayıs tarihinde Meclis’teki grup konuşmasında Önder Apo’nun statü tartışmaları için ‘Barış Süreci Ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ önerisinde bulunan Bahçeli’nin son konuşması, birincisini oldukça tartışmalık hale getirdi.

İlk açıklaması Kürt kamuoyunda oldukça pozitif değerlendirilen, sürecin önünü açacak yaklaşım olarak görülen Bahçeli, Türkgün gazetesindeki röportajında çok çelişkili beyanlarda bulundu ve kendisinin süreçte oynadığı role ilişkin önemli soru işaretlerinin doğmasına neden oldu.

Devlet Bahçeli’nin Önder Apo’ya yönelik statü önerisi kendilerini Türk milliyetçisi olarak addeden bazı çevrelerin tepkisini çekti, bu anlaşılıyor. Bunlara göre Bahçeli’nin önerisi ihanetle eşdeğerdi. Fakat Bahçeli gibi bir aktör için bunların sorun teşkil etmeyeceği aşikar.

Hakeza, açıktan olmasa da AKP’nin bu öneriye sıcak bakmadığı denetimlerindeki medya organlarında çıkan haber ve yorumlardan anlaşıldı. AKP medyası bu süre zarfında oldukça sistemli bir biçimde bu öneriye karşıtlık yaptı. Statü vb. bir durumun olamayacağını fakat sınırlı bazı iletişim imkanlarının sağlanabileceğini işledi. Özcesi, Bahçeli’nin önerisi Kürt tarafında olumlu olarak değerlendirilirken, Türk tarafında böylesi bir görüntünün gölgesinde kendisine yer buldu.

Bahsini ettiğimiz Bahçeli’nin son açıklaması da tam olarak bu tartışmaların içinde geldi. Adeta bir süreç analizine benzeyen bu konuşmasında Bahçeli gündeme ilişkin oldukça kapsamlı değerlendirmelerde bulunuyor. Fakat röportajın odağında Önder Apo’nun statü meselesinin olduğu hemen anlaşılıyor.

Kamuoyunda genel olarak olumlu yanları ön plana çıkarılıp ‘Bahçeli tıkanan sürecin önünü açmak istiyor, insiyatif alıyor’ biçiminde yorumlar olsa da açıklamadaki bazı vurgular fazlasıyla değerlendirilmeyi hak ediyor.

MHP Genel Başkanı konuşmasında Önder Apo’nun adını anmadan ‘Adı geçenin mahkumiyet hali saklı kalmak üzere bir sosyal statüyle teçhiz edilmesi’ diyor. Yetmedi, daha da ileri gidiyor ve

‘Öcalan’ın koordinatör statüsü, örgütün tasfiye süreci ile sınırlı kalacaktır. Dolayısıyla bu koordinatörlük, Kürtlerin lider ve temsilcisi, etnik ve kategorik hakların savunuculuğu gibi hususları kapsamamaktadır’ vurgusunda bulunuyor.

Şüphesiz, yapılan değerlendirmeler çok fazla analiz gerektirmiyor. Birincisi, Bahçeli Önder Apo’nun mahkumiyeti devam edecek diyor. İkincisi, bu koordinatörlük statüsü ‘örgütün tasfiyesini amaçlıyor’ diyor.

Hiç kuşku yok ki, Kürt tarafının Önder Apo’nun statüsünden anladığı temel husus; özgür çalışır ve yaşar duruma kavuşmasıdır. Zaten PKK de 12. Kongresinde bu hususa vurgu yapmış ve ‘Önderliğin özgürlüğü temelinde süreç devam eder’ değerlendirmesinde bulunmuştu.

Hal böyleyken, Bahçeli’nin dediklerinin bir karşılık üretmeyeceği apaçık ortadadır. Peki! Bahçeli bu değerlendirmeleri neden yaptı? MHP’nin sözcüsü konumundaki Türkgün gazetesi neden bu konuyu ‘Bahçeli statü konusuna açıklık getirdi’ biçiminde servis etti? Birilerinin -MHP içinden ya da AKP’den- rahatsızlıklarına mı cevap verildi. Elimiz güçlendi denilerek akıldakiler alenen dile mi döküldü, zamanla anlayacağız.

Fakat mevcut durumda somutlaşan bazı gerçekler de vardır. Bahçeli’nin son açıklamaları bir geri adım atma anlamına geliyor. Hem de çok esaslı bir geri adım. Hatırlanırsa, aynı Bahçeli, sürecin ta başında,  Önder Apo için ‘Gelsin Meclis’te konuşsun’ demişti. Yani özgür olmasını sürecin bir gereği olarak dillendirmişti. Bu sözleri söyleyen Bahçeli, şimdi mahkumiyeti devam edecek demekte, Önder Apo’nun özgür yaşama ve çalışma koşullarının olamayacağını vurgulamaktadır.

Malum! Benzer değerlendirmeleri AKP adına konuşan danışmanlar, medya manipülatörleri de yapmaktadır. Onlara göre de hala adım atması gereken taraf Kürt tarafıdır. Güya, Kürt tarafı adım atmadığı için süreç ilerlemiyormuş.

Hakikatin tersi yönde olduğu açıktır. PKK’nin attığı adımlara paralel olarak devletin yasal düzenlemeler yapması gerektiği konusunda kamuoyunda genel bir hemfikirlik söz konusudur. Meclis’in bu konuda devreye gireceği söylenmesine rağmen hala pratik bir adım atılmış değildir. Ramazan Bayramı’ndan sonra yasal düzenlemeleri Meclis’in gündemine getireceğiz diyen AKP şimdi de Kurban Bayramı sonrasına tarih vermektedir.

Kuşkusuz, bütün bunlar parçalı, birbirinden kopuk ele alabileceğimiz, ayrı siyasi aktörlerin politik yaklaşımlarının bir neticesi değildir. Bu sürecin başından bu yana Erdoğan ile Bahçeli’nin birlikte hareket ettikleri, birbirlerini tamamladıkları görülmektedir. Barış ve Demokratik Toplum süreci söz konusu olduğunda iki Genel Başkanın da aynı yaklaşıma sahip oldukları anlaşılmaktadır.

Bu nedenle Bahçeli’nin söylediklerini ortak planın dışavurumu olarak görmek daha doğrudur. Tersi yönde analizler çok olsa da, süreç ilerledikçe Bahçeli, Erdoğan’ın politik çizgisine yaklaşmış ya da asli pozisyonuna bürünmüştür.

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yüzde 3,5’luk devlet hakkı için yaşam yok ediliyor

Sonraki Haber

İsrail ordusu Küresel Sumud Filosu’ndaki tüm teknelere el koydu

Sonraki Haber

İsrail ordusu Küresel Sumud Filosu'ndaki tüm teknelere el koydu

SON HABERLER

İsrail ordusu Küresel Sumud Filosu’ndaki tüm teknelere el koydu

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Bahçeli geri adım mı attı?

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Yüzde 3,5’luk devlet hakkı için yaşam yok ediliyor

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Hayır!

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Çakma Sezar ve hakiki Brütüsler

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Ankara’nın kördüğümü ve stratejik arayışlar

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Şara buğdayı halkın boğazında bıraktı

Yazar: Yeni Yaşam
19 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır