Türkiye coğrafyasının dört bir yanı madenlerle yerle bir edilmeye devam ediliyor. Ruhsat sayısının 400 bini aştığı Türkiye’de yüzde 3,5’luk devlet hakkı ‘kamu yararı’ olarak gösterilirken, şirketler bunu dahi ödememekte
K. Bülent Ongun
Özellikle 2002 sonrası Türkiye’de madencilik faaliyetleri her yıl giderek artan oranda doğal yaşam sermaye çıkarları uğruna yer bir edilirken, Türkiye coğrafyasının tamamına yayılan yağma ile büyük bir ekolojik yıkım her geçen gün genişlemekte. Kürt coğrafyasında ise son yıllarda girilmedik ne bir dağ ne de mera ve tarım arazisi bırakılmazken, her yer maden ve enerji şirketlerincd sömürülerek adeta yok edilmekte. Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca hektar doğal yaşam madenlere açılırken, Kürt coğrafyasında maden şirketlerine ihale edlen alan 150 bin hektar yani 1 milyon 500 bin dönüm doğal alan yüzde 3,5’luk devlet hakkı uğruna yok oluşa bağlandı.
Kamu değil şirket yararı
En son geçtiğimiz yıl çıkarılan yasa ve yönetmeliklerle şirketlere maden ruhsat süreçleri kolaylaştırıldı. Her yıl yeniden yapılan kolaylaştırmalar sonucu 2025 yılında maden ruhsatlandırma sayısı 410 bine yükseldi. İktidar tarafından açıklanan 2025-2027 tarihlerini içeren Orta Vadeli Program’da (OVP) maden şirketlerine büyük bir özgürlük sağlayan ‘kamu yararı’ ve ‘tek durak’ uygulaması ile şirketlerin doğal yaşam katliamları ‘kamu yararı’ olarak sisteme sokullurken, bu kavramın şirket yararı ürettiği çok açık. Kamuya yani halk ait olan zeytinlikler, tarım arazileri ve meraların şirketlere devredilmesinde nasıl bir kamu yararı olabileceği ise her kesim tarafından sorgulanmakta.
648 bin hektar ihale edildi
Madencilik AKP’nin elinde sermayeye sunabileceği yağma alanı olarak son yıllarda açık ara öne çıkarken, 2026 yılının Ocak ayında 38 ilde 182 adet ve toplam 115 bin hektar doğal alan ile Şubat ayında 61 ilde 485 adet ve toplam 548 bin 696,07 hektar doğal alan maden şirketlerine ihale edileceği duyurulmuştu. Türkiye’yi iç ve dış borç batağına saplayan iktidar, MTA eliyle yapılan sondajlarla Türkiye coğrafyasının hangi noktasında hangi madenler olduğu bilgisini, dünya maden tekellerine ve yerel uzantılarına ulaştırarak ön talepleri topluyor veya direkt satışa çıkıp müşteri arıyor olmasıyla ihale sayıları sürekli artıyor.
82,5 milyar dolar kıyak
Şirketlere her türden desteği sağlayan iktidar, 2026 yılı bütçesinde devletin istisna ve muafiyetlerle şirketlerden almaktan vazgeçtiği vergi tutarının yaklaşık 82,5 milyar dolar olması çok yönlü bir sömürü düzeneğinin varlığını ortaya koyuyor. Diğer yandan 2026 yılı Kamu yatırım programında ödenek tutarı en yüksek olanlar içinde yüzde 18 ile yer alan madencilik sektöründeki sermaye, pastanın en büyüğünü alıyor. Kamu yatırım programına göre, 2026 yılında madencilik sektörü için ayrılan ‘kaynağın’ 195.6 milyar lirası dış kredi olmak üzere toplam 344.7 milyar liraya ulaşacak olması yıl başında başlayan ihalelerin artarak devam edeceğini gösteriyor.
2028’e kadar 5 bin 750 ihale
İktidar 3 yıllık maden ihalelerindeki sayıyı belirledi. 2026 için hedef ihale 1850; 2027 için 1900; 2028 için ise 2 bin saha ihalesi yapılacağı açıklanırken, aynı dönemde işletme ruhsatı sayısının da beraberinde artması bekleniyor. 2024 yılında 1307 maden sahası ihaleye çıkarken, 585 işletme ruhsatı verilmişti. 2025’te ise 1500 sahanın ihalesi ve 675 adet ruhsat hedefi konmuştu. 2026 ‘da 1850 adet sahanın 730 adedi 2 ayda ihale çıkarılmış olması koydukları hedefleri aşmak istediklerini gösteriyor. Sayılar her ne kadar kolay telaffuz edilse de, bu durum 664 bin hektar yani 6 milyon 640 bin dönüm, yani 6 milyar 640 milyon metrekare doğal alan ve içinde yaşayan milyonlarca canlının sonu demek.
İhalelerin 1/4’ü Kürt coğrafyasında
2026’nın Ocak ve Şubat aylarında yapılan ihalelerdeki toplam alan 664 bin hektar oldu. Bu ihalelerin dört biri Kürt coğrafyası içinde yer almakta. Yapılan iki ihalede 101 bin 670 bin hektar yani 1 milyon 016 bin 700 dönüm doğal alanı ihaleyle almış olan şirketler, arazileri teslim alma süreçleri başladı. Yapılan ihalelerde müşterisi çıkmayan alan miktarı ise 49 bin hektar yani 490 bin dönüm. İhalede ‘müşteri’ çıkmayan 490 bin dönümlük alan için ‘müşteri’ arayışları sürerken, yakın süreçte ‘müşteri’ buldukları anda bu alanları da satmış olacaklar. Şirketler bu araziler için ödedikleri tutarın çok daha büyüğünü kazanırken çıkardıkları madenlerden devlet hakkı için kağıt üzerinde sadece yüzde 3,5 pay ödeyecek.
Devlet payı masrafa yazıldı
Yüzde 3,5’luk devlet payını dahi ödemek istemeyen maden şirketleri ile devlet arasında bir ortak yol bulundu. 2025 yılına ilişkin olarak 2026 yılı Nisan ayı sonuna kadar tahakkuk ettirilen ve Haziran ayı sonuna kadar ödenmesi gereken maden devlet hakkı payı, 2025 hesap döneminde kurumlar vergisi matrahının içinde gider olarak yazılmasını Danıştay kararıyla sağlandı. Maden şirketleri bu yolla ödemeleri gereken yüzde 3,5 tutarını daha ödemeden önce masraf hanesinde gösterip vergiden de kaçmaları sağlandı. Gelir vergisi ödemeyen maden şirketlerine doğal yaşam ve halkın malı mülkü peşkeş çekilirken, iddia edilen ve ’kamu yararı’ olarak belirlenen yüzde 3,5’luk vergide hiçbir kamu yararı yokken, bu payı bile masraf gösterip ödememenin yolu şirketlere açılmış oldu.
Maden yatırım rehberleri
Türkiye coğrafyasının maden arama çalışmalarının alt yapısını oluşturan Türkiye’de Jeokimya Haritası da hazırlandı. Havadan Jeofizik Araştırmaları Projesi kapsamında Türkiye’nin yüzölçümü olan 780 bin km2 alanda veri toplama çalışmaları yapıldı. Ortaya çıkarılan verilerle madencilik yatırımlarının artırılması için yabancı yatırımcılara yönelik İngilizce ve Çince “Maden Yatırım Rehberi 1” hazırlandı. Bu rehber, uluslararası maden şirketleriyle Türkiye coğrafyasındaki maden rezervleri ve yer bilgileri erişime açıldı ve bununla birlikte talep toplama işlemi başlatıldı. Oluşturulan taleplerle birçok doğal yaşam alanı maden şirketlerine satıldı ve satılmaya devam edilmekte.
Bakır madeni altına dönebilir
2025 yılı Ağustos ayında onaylanan kanun değişikliği içinde ‘Süper İzin‘ düzenlemesi yapılarak, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne (MAPEG) devlet ormanlarında ‘süper yetki’ verildi ve orman bakanlığına bağlı kurumlar devre dışı bırakıldı. ‘Süper yetki’ ile orman alanlarında madencilik faaliyetlerine yönelik her türlü kararı ise MAPEG verecek ve ruhsatlandırmayı da MAPEG yapacak. Devlet ormanları MAPEG’e, MAPEG’de dolayısıyla ormanları şirketlere devredecek. Bir diğer talan maddesinde ise, dördüncü grup madenler yaklaşık 2 bin hektarlık (20 bin dönüm) bir alanı kapsadıklarında, aynı alanda bulunan farklı madenlerin de “ziyan” edilmemesi iddiasıyla, aynı alanda farklı madencilik faaliyetlerine de izin verilmesi sağlanarak yıkım alanını genişletilmesi de sağlandı.
Yasalar maden şirketleri için
Maden İzinleri Kurulunun çalışma usul ve esaslarını belirleyen yeni yönetmelik ise geçtiğimiz 12 Kasım’da Resmi Gazete’de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzasıyla yürürlüğe giren yönetmelik madenlere ilişkin anlaşmazlık yaşanması durumunda izin yetkisini Maden İzinleri Kuruluna devrediyor. Yönetmeliğe göre bir bölgede maden sahası açılması, sahanın işetilmesi, genişletilmesi gibi konularda kurul tam yetkili kılınırken kurulun yapısı ise dikkat çekici. Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilen; Cumhurbaşkanı yardımcısı başkanlığında toplanacak kurulun diğer üyeleri çevre, şehircilik ve iklim değişikliği bakanı, enerji ve tabii kaynaklar bakanı, hazine ve maliye bakanı, sanayi ve teknoloji bakanı ile izin kararına yetkili bakanlar olacak olması tek elden bu süreçlerin itirazlara yer olmadan sürdürülmesinin önünde yasal engel kalmadı.
Maden verileri şirketlere
06.04.2026 tarihinde yayınlanan MAPEG kararında devlet hakkı oranları yeniden belirlendi. lV. Grup madenlerden yüzde 3 olan devlet hakkının yüzde 3,5’a çıkarıldığı duyurulmuştu. 30 Nisan 2026 günü ise Türkiye Yerbilimleri Veri ve Karot Bilgi Bankası (TÜVEK) tarafından şirketlerden elde ettikleri verileri 2026 sonuna kadar ‘tuvek.mta.gov.tr’ internet sitesine yüklenmesi istendi. Hazine adına kayıtlı ya da belediyelerin uhdesinde olan her türden arazi, maden ve varlıkların Türkiye Maden A.Ş.’ye bağlanıp ‘Varlık Fonu’na devredilmesiyle birlikte, maden lisanslarının tamamını elinde toplamış olan Cumhurbaşkanlığı, MTA verileri üzerinden başta İngiltere, ABD, Kanada ve Avrupa ülkelerinde talep toplama çabasındalar. Bunu yaparken MTA eliyle biriktirdikleri veriler ve şirketlerden istedikleri diğer verilerde toplanıp, yine MAPEG’e bağlı Uluslararası Maden Arama ve İşletme A.Ş. (UMAŞ) eli ile sermayenin ilgisi toplanıyor.









