CHP’ye dönük ‘mutlak butlan’ kararına tepki gösteren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, ‘Bugün CHP’ye giden kolluk, yarın AKP’ye gider, bir gün MHP’ye, DEVA’ya, Gelecek Partisi’ne, Saadet Partisine gider’ dedi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında konuştu. Gadir Hum Bayramı’nı kutlayan Tuncer Bakırhan, Kobanê Kumpas Davası kapsamında tutuklu bulunan siyasetçi Günay Kubilay’ın babasının vefatı nedeniyle Kubilay ve ailesine başsağlığı diledi.
Tuncer Bakırhan ayrıca, Kobanê Kumpas Davası nedeniyle tutsak bulunan siyasetçilere ilişkin ise “10 yıldır içeride bulunan bütün arkadaşlarımız ailelerinden çok değerli aile fertlerini kaybettiler. Bir türlü ailelerinin cenazelerine dahi katılamadılar. Bu utanç artık bitsin” dedi.
‘Kapitalist modernite toplumu doyuramıyor’
Haziran ayının ilk haftasının Dünya Açlıkla Mücadele Haftası olduğunu hatırlatan Bakırhan, kapitalist modernitenin toplumu doyurmadığını ve açlığı gideremediğin belirterek, açlık sorununun Türkiye’de de sürdüğünü kaydetti. Türkiye’nin dünya tarihinin en zor ekonomik krizini yaşadığına dikkat çeken Tuncer Bakırhan iktidarın projelerinin çöktüğünü belirtti.
Türkiye’de siyasi kriz yaşandığını kaydeden Tuncer Bakırhan, İstinaf Mahkemesinin CHP’ye ‘mutlak butlan’ ataması kararına dair şunları söyledi:
“Butlan kararı salt hukuki bir meselenin çok ötesindedir. Bu karar demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme girişimidir. Hiç kimse bize başka ilke anlatmasın. Demokratik siyaset dışarıdan hukuk müdahalesi ile şekillendirmek isteniyor. Siyaseti yargı kararnamesi ile şekillendirmek, demokrasiyi prosedürün arkasına saklayarak etkisizleştirmektir. Öte yandan kimse ‘bu bir yargı kararıdır’ diyerek 86 milyona cambaza bak oyununu da oynamasın. Türkiye’de bu rejimin en yakın tanığı, sanığı ve şahidi bizleriz. Bu gelenektir ve biz hiçbir zaman biz cambaza bakmadık. Bundan böyle de cambaza bakmayacağımızı bir kez daha belirtmek istiyorum.
Tek pusulamız demokratik meşruiyet
İstisnanın kural haline geldiği bir düzende tek pusula demokratik meşruiyettir. Hiçbir zaman sandığın iradesinin yargı kararnamesi ile iptal edilmesini kabul etmeyeceğiz. Kimse de bize kabul ettirmeyecek. Çok net söylüyoruz; bizler açısından Türkiye siyasetinin anahtar kavramı demokratik meşruiyettir. Bu sebeple şunu açıkça ilan ediyoruz; İstinaf Mahkemesinin verdiği karar; yalnızca bir siyasi partiyi değil tüm siyaset ve sivil toplum alanını, örgütleme hakkını, demokratik yaşamı derinden tehdit etmektedir. Bu kararla siyasi partilerin ve sivil toplumun tek bir güvencesi kalmamıştır. Yargıtay derhal toplanarak bu garabete bir son vermeli. Türkiye’de demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır. Hukuksuzluk adrese teslim ile başlar ama hiçbir zaman yerinde kalmaz. Bugün bir partinin kapısını kıran anlayış yarın bütün siyasetin kapısına dayanır.
Biz bunu geçmişte çok gördük ve deneyimledik. Bugün Cumhuriyet Halk Partisine giden kolluk, yarın AKP’ye gider. Bir gün MHP’ye, DEVA’ya, Gelecek Partisine, Saadet Partisine gider. Bize zaten hep geldi. Biz o hukuksuzluğu çok iyi tanıyoruz. O da bizi çok iyi tanıyor. Bizim kapımızın önüne gelse de çok bir şey alamayacağını zaten sistemin kendisi de biliyor.
Ayrıntılar geliyor…







