• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Ağustos 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Mehmet Nuri Özdemir

Barış ve demokrasi dalgası

11 Ağustos 2026 Salı - 23:00
Kategori: Mehmet Nuri Özdemir, Yazarlar

Kürt meselesi çatışma çözümü boyutuyla yaklaşık iki yılık bir aradan sonra Meclis’e gelen çerçeve yasa ile somut bir adıma dönüştü. Meselenin şiddet politikalarından politik zeminlere taşınması ülke politikasında yepyeni ve olumlu bir durum olarak görülürken diğer taraftan iktidarın otoriterlikte ısrar etmesi bu olumlu atmosfere zarar veriyor.

Tüm kamuoyunun bildiği üzere AKP ülkede siyasal katılımı krize sürükleyen baskıya dayalı stratejiyi 2009’dan beri kesintisiz sürdürüyor. Bu strateji, o günden bugüne AKP’nin artık elinden düşürmediği bir iktidar teknolojisine dönüştü. Yeni başlayan süreçle birlikte bu strateji adres değiştirerek devam ediyor. Muhalif kamuoyundaki kanaate göre, “muhalefeti yargı kıskacında tutarak zayıflatmak, Kürt meselesini silahsızlandırarak kontrol altına almak” yeni bir iktidar tekniğidir; ve bu teknik ile muhalefet üzerinde sürdürülen baskı stratejisine yönelik tepkiler Kürt barışı ile dengelenmiş oluyor.

Kuşkusuz iktidarın Kürt meselesindeki müzakere cesareti tarihsel ve stratejiktir; ama aynı iktidarın demokrasi cesaretini yitirerek, demokrasiyi ülke için tehdit olarak görmeye başlaması aynı düzlemde stratejik bir hatadır. Bunun en riskli sonuçlarından biri ülkede demokrasi ve barışın birbirinden farklı şeylermiş gibi algılanmasına, siyasal zeminlerin giderek demokrasiden uzaklaşmasına yol açması ve buradan geriye dönüşün maliyetli bir hal almaya başlamasıdır. Kristalleşen baskı stratejisi, ülkenin kan akışını yavaşlatarak damarları tıkıyor, nefes almayı zorlaştırıyor.

İktidarın sert politikaları, sürece karşı agresifleşen ve barışı olumsuzlayan bir mahalleyi de besliyor. Bu mahalle, sistemin gerçek şiddetiyle yüzleştikçe Kürtleri iktidara olan öfkenin parçası haline getirerek, Kürtlerin otoriter rejime karşı direnmediklerini ve rejimle işbirliği yaptıklarını iddia ediyor.

Devletin her türlü şiddetiyle kesintisiz boğuşmuş bir halkı bugün yüz yıllık bir sorunu siyaseten müzakere ettiği için otoriterliğin dostu olarak lanse edenler öfkeli olabilirler. Bu öfkenin altındaki asıl nedenleri bilmesine biliyoruz da burada asıl ironik hadise, daha düne kadar resmi ideolojinin pelerininin arkasına saklananların bugün direnişçi bir halka direnişi öğretmeye kalkışmasıdır.

Kaldı ki Kürtler hiçbir zaman devletin ve iktidarın demokratik olduğunu iddia etmedi. Her zaman devletin ve iktidarın demokratikleşmesini Kürt meselesinin gerçekçi çözümünün ön koşulu olduğunu, tersinden söylersek, Kürt meselesinin siyasal çözümünün Türkiye’nin demokratikleşmesine ciddi katkılar sunacağını savundu. Kürtler her zaman barış ile demokrasi arasındaki korelasyonun farkındalığıyla politika yaptı. Bugün de meseleye farklı yerden bakmıyorlar.

Mevcut koşullarda Kürt meselesi şiddet zemininden siyasal zemine taşınırken, ülkenin demokrasiden yoksun olması Türkiye siyasetinin güncellenmiş demokrasi krizi olarak giderek derinleşiyor. Bu kriz ile baş etmenin yolu, barış ve demokrasi mücadelesinin toplumsal bir dalgaya dönüşmesinden geçiyor. Çünkü barışı oyalayan, demokrasiyi baskılayan bir rejimde müzakere-mücadele diyalektiği demokrasi ve barıştan yana olan herkesi bağlıyor.

Şüphesiz barış karşıtlığına savrularak demokrasi mücadelesi verilemez. Barışa çemkirmek ne kadar sorunluysa, barışa mesafeli bir demokrasi beklentisi içinde olmak da o kadar sorunludur. Şunu çok iyi biliyoruz ki otoriter rejimler süreçle birlikte demokratik dönüşüme uğramadığı sürece barış mümkün olsa bile zamanla darbe alacaktır. Demokrasinin olmadığı bir yerde, barışın iyi müzakere edilmiş olması, onun kesintiye uğramasının önünde engel değildir. Balyozlarla parti genel merkezlerine giriliyorsa, “kuvvetler ayrılığı” yerine “kuvvetler birliği” hakim oluyorsa barışın dayanakları ve meşruiyeti güçlü olsa bile o barış istikrarlı olmayacaktır.

Politika çatışmalı bir alandır. Çatışmalı alanda konforlu muhalefet yaparak barışın ve demokrasinin kazanılabileceğini beklememeliyiz. Dünyanın hiçbir yerinde Barış ve Demokrasi demagoji ile kazanılmamıştır. Barışı ve demokrasiyi tereddüt etmeden savunarak, demokrasi ve barış hakkını en geniş ölçekte bir mücadele zeminine dönüştürdüğümüz müddetçe kazanabiliriz. Bu nedenle birleşik bir demokrasi ve barış stratejisine ihtiyacımız var.

Kürt meselesinin demokratik çözümü başta olmak üzere kayyım rejimi, muhaliflere yönelik yargı kıskacı, anayasa ve AİHM kararlarının uygulanmaması bize demokrasi ve barış mücadelesinin mutlak anlamda iç içe olması gerektiğini gösteriyor. Yıllarca Kürt Memet demokrasi ve barış nöbetindeydi. Artık herkes barış ve demokrasi nöbetindeki yerini almalı.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Amed’de uyuşturucu ve fuhuşa karşı halk buluşmaları ve yürüyüş

Sonraki Haber

Şehit Hevalê Ali’ye son ziyaret ve yoldaşlık hissi

Sonraki Haber

Şehit Hevalê Ali’ye son ziyaret ve yoldaşlık hissi

SON HABERLER

 Rusya, Ukrayna’ya ait botu vurdu

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Ya demokratik değişim ya kaosta ısrar

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

‘Kürdün ölüm fermanını yırttın sen’

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Şehit Hevalê Ali’ye son ziyaret ve yoldaşlık hissi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Barış ve demokrasi dalgası

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Amed’de uyuşturucu ve fuhuşa karşı halk buluşmaları ve yürüyüş

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Kolombiya’daki depremde can kaybı 240’a yükseldi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır