• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
28 Haziran 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Barışa koşan adam

28 Haziran 2026 Pazar - 00:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

‘Barış süreci başlarsa koşarak gideceğim’ derken gözlerindeki o çocuksu ışıltı, o kararlı duruş, unutulur gibi değil. O sözü söylerken sanki bütün bedeniyle, bütün ruhuyla barışa doğru koşmaya hazırlanıyordu

Derya Arslan

Kadir İnanır gitti. O derin, delici bakışıyla ruhumuzun en kuytu köşelerine dokunan, sesi dağları yaran, kalbi kırık anaların acısını kendi bağrında taşıyan adam… Yeşilçam’ın efsanevi çınarı, perdede canlandırdığı kahramanlardan biri gibi, bu hayattan sessizce çekilip gitti. Ama arkasında bıraktığı iz öyle derin, sözleri öyle sıcak, barış hasreti öyle yakıcı ki, hâlâ içimizde yanıyor, hâlâ bizi sarsıyor.

O, sadece sinema perdesinde kahramanlar yaratmadı. Gerçek hayatta da ezilenlerin, suskunların, acının ve ayrılığın en koyu gölgelerinde sesini yükselten bir vicdandı. Bu topraklarda savaşın gölgesi hiç eksik olmadı; analar evlatlarını, evlatlar babalarını kaybetti. İşte Kadir İnanır, tam da bu acının ortasında “Savaş dursun” diye haykırdı. O haykırış, bir tarafın zaferi için değil, tüm halkların yaralarını sarmak içindi. Barış, onun gözünde ideolojik bir tercih değil, insani bir zorunluluktu; ortak bir nefes, kardeşçe bir dokunuş, gelecek nesillerin özgürce nefes alabilmesiydi.

“Barış süreci başlarsa koşarak gideceğim” derken gözlerindeki o çocuksu ışıltı, o kararlı duruş, unutulur gibi değil. O sözü söylerken sanki bütün bedeniyle, bütün ruhuyla barışa doğru koşmaya hazırlanıyordu. Yalnızca sözle yetinmedi. En kritik zamanda cesurca ve kaygısızca, Kürt Halk Önderi sayın Abdullah Öcalan’ı “halkının önderi, lideri” diye nitelediğinde ortalık karıştı. Ama o, vicdanının sesini susturmadı. Çünkü biliyordu ki, acıyı görmezden gelerek, hakikati yok sayarak barışa ulaşılamaz. Kardeşliğin yolu, cesaretle, empatiyle ve samimiyetle döşenir. Kadir abi, bu yolu yürümekten asla korkmadı. Karizmasını, sanatını, ününü barışın emrine verdi; bir köprü olmaya çalıştı iki taraf arasında, iki yürek arasında.

En derin yaralarından biri, evladını yitirmiş bir babanın acısıydı. “Oğlunun kemiklerini torbada teslim alan bir babanın filmini çekeceğim” demişti bir gün. O cümle, sadece bir film vaadi değildi; binlerce babanın, annenin, yavrusunun ardından gözyaşı döktüğü bu coğrafyaya duyduğu derin, sarsıcı empatiydi.  Acıyı paylaşmak, acıyı perdeye taşımak, acıyı dindirmek için sanatını bir araç olarak kullanmak… İşte Kadir İnanır’ın devrimciliği buydu. Perdede de, hayatta da insanın insana dokunuşuydu; ezilenin yanında durmak, haksızlığa isyan etmek, adaleti aramaktı.

Sinema mirası da aynı duygunun, aynı isyanın yansımasıydı. Tatar Ramazan’da o yoksulun, ezilenin, hakkını arayanın öfkesiydi. Selvi Boylum Al Yazmalım’da incecik bir umudun, aşkın ve sadakatin en saf haliydi. Yılanların Öcü’nde feodaliteye, zulme, köhnemiş düzene karşı dik duran o başı dik adam… Her rolünde halkın sesi oldu. Kameranın karşısında sadece oyun oynamadı; yaşadı, hissetti, içselleştirdi. Gerçek hayatta da aynı çizgiyi sürdürdü. Akil İnsanlar Heyeti’nde yer aldı, barış elçisi oldu, her zor zamanda vicdanının sesini yükseltti. “Bu ülkede barış mümkündür” derken, sanki geleceğe bir tohum ekiyordu; o tohum bugün de filizlenmeye çalışıyor.

Şimdi o yok. Perdeler karardı, o gür ses sustu. Ama filmlerindeki isyankar duruş, Tatar Ramazan’ın adaleti arayışı, Selvi Boylum’un incecik umudu, Yılanların Öcü’ndeki o dik baş hâlâ yaşıyor. Sokaklarda, kahvehanelerde, gençlerin sohbetlerinde, anaların dualarında hâlâ konuşuluyor. Kadir İnanır’ı kaybetmek, sadece bir sanatçıyı kaybetmek değil. Bu toprakların en vicdanlı, en cesur seslerinden birini, barışa inanan yüreklerden birini yitirmek. Bir boşluk bıraktı ardında; o boşluğu doldurmak ise bize, onun mirasını taşıyanlara düşüyor.

Ahde vefa burada başlıyor. Verdiği sözlere, savunduğu değerlere, “koşarak gideceğim” dediği o barış hayaline bağlı kalmak… Anaların ağlamasının bitmesi, dağların sessiz çığlığının dinmesi, hapishanelerin kapılarının aralanması, kardeşliğin yeşermesi için elimizi taşın altına koymak. Belki o film bir gün çekilecek; evladını yitirmiş babanın acısı, en çıplak haliyle beyazperdeye yansıyacak. Belki bir gün barış gerçekten gelecek; Türk’üyle, Kürt’üyle, herkesin eşit ve özgür yaşayacağı bir yarın doğacak. Ve o zaman, hepimiz Kadir İnanır’ın adıyla, onun sözleriyle, onun vefasıyla anılacağız.

Işıklar içinde uyu Kadir abi. Senin o derin bakışın, o gür sesin, o bitmeyen barış sevdan bizde emanet. Gözyaşlarımızla, özlemimizle, minnettarlığımızla uğurluyoruz seni. Ama biliyoruz ki, senin gibi koşanlar oldukça, bu yolda yalnız kalmayacağız. Barışa doğru atılan her adımda, senin izlerinle yürüyeceğiz.

Rahmetle, özlemle, sevgiyle…

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Çerçeve yasa nerede?

Sonraki Haber

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Sonraki Haber

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

SON HABERLER

Jin Dergi’nin yeni sayısı yayında

Yazar: Yeni Yaşam
28 Haziran 2026

Barışa koşan adam

Yazar: Yeni Yaşam
28 Haziran 2026

Çerçeve yasa nerede?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Haziran 2026

Erdoğan ödüllendirdi, Venezuela’da binalar çöktü

Yazar: Yeni Yaşam
28 Haziran 2026

Oxir be heval Bayram, oxir be

Yazar: Yeni Yaşam
28 Haziran 2026

Dicle Üniversitesi için idam fermanı!

Yazar: Yeni Yaşam
28 Haziran 2026

‘Haklarımız keyfi biçimde engelleniyor’

Yazar: Yeni Yaşam
28 Haziran 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır