• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
29 Eylül 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bir başka makam-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

“Yıldızlar ateşböceği sanılmaktan korkmazlar” der Tagore. Gerçekten ateşböceği sanılmaktan korkmuyor muyuz? Pek sanmıyorum. Her birimiz yoklayalım gayri resmi tarihimizi, gerçekten öyle miyiz? Sanırım en büyük korkumuz, olduğumuz gibi görünmek. Kalbimizin, gerçek kimliğinin fark edilmesi, ince naif yönlerimizin keşfedilmesi, bizi rahatsız eder çoğu zaman. Sonrası dengeyi ve kendimizi korumak adına giyindiğimiz roller, taktığımız maskeler olur. İşte bazen bir ezgi, bazen bir dize gelir bu maskeli balonun orta yerinde indirir tüm maskeleri. Çünkü şarkılar ve şiirler el atmaya, söylemeye cesaret edemediğimiz şeyleri dillendirir. Ertelediğimiz şeyleri söyler. Bizim adımıza eşeler, ortaya çıkarır içimizdeki tüm küllenmiş közleri. Elbet bu duruma ‘yardım ve yataklık’ eden öğeler vardır her zaman. Gammazlama gibi olmasın ama alın size. Dionysos…. Kendileri bu serüvenlerin başrol oyuncusudur. Notaların, imgelerin kadim dostudur. Bu yüzdendir belki de onunla bir araya geldiğimizde daha kolaydır notalardan, imgelerden çeteler kurup ‘suç’ işlememiz.

***
Aslında bu yazının girizgâhını iç sesimizin de eşlik ettiği doğaçlama bir taksim oluşturacaktı. Gel gör ki; masanızın üstü gibi zihninizin de darmadağın olduğu kimi zamanlar vardır. Hangi makam avaz eylerse eylesin, hayatın bam teli kopuk oluyor bazen. Ama tecrübeyle sabittir. Gecenin kana karıştığı anda, tam da orda, o mecrada bir iç ses seller sular gibi yıkar yüreğinin tüm setlerini. Tam o anda tıklar kapıyı. Dionysos – ki eskilere dayanır tanışıklığımız. Çok iyiliklerini görmüşlüğüm var. Yıllarca damardan besledi beni ama hiç böylesi kerameti kendinden menkul bir makam armağan etmemişti bana, ansızın geldi bu kez. Tüm enstrümanları hançeresinde saklamış bir ses gibi, bir fasıl başlatır gibi, koydu postasını geceye. Bana da görmek kaldı restini. Geceye es’ veren Şelâle makamında bir ezgi mi desem ya da rüzgarın yağmurla olan hasbihâli mi? Gece o an unutur hayata dair bütün soru kiplerini. Çünkü artık her soru ‘nerde kalmıştık’ nakaratının peşine takılmıştır.. Tüm belirtisiz nesneler, isim tamlamaları filan derin bir uykuya dalmıştır. Çünkü artık bütün fiiller şimdiki zaman çekimlidir. Geceyi bilen bilir. Ne zaman nerden vuracağını kestiremezsin, toplar içindeki bütün ‘ah’ları, notaları hüzzâm’la yoğrulmuş bir şarkının kollarına bırakır. Bilinmez dikenlerin hep aynı gülden olduğu… Ama kim ne derse desin o dem bütün duâlar gecenin dilindendir.

***
Sonrasında nasıl olacaksa makamlardan bir kulübe, bir sığınak yapma sevdasına düşersin. Ferahfezâ bir lütufla anlık bir nefes verse de meğerse neveser gibi kısaymış ferahlığı. Hemen anlarsın. Hem nerde rast olandaki o mahur beste sevinci dersin. Şimdilerde müjganla daha çok ağlaşır olduk: Çünkü ‘Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız.’ Öyle görünüyor ki karcığar daha uzun bir süre arayışta kalacak. İyi ki dügâh var ama…. Ben onun yalancısıyım: ‘İyi ki’ der ‘her dert kendi dermanını içinde taşır.’ Rivayet olunur ki saba makamı insana cesaret aşılarmış. O zaman saba’ya bizden bir zılgıt.. Yine hicaz da insanların daha alçakgönüllü olmasını sağlıyormuş. Demek ki kimi yorumculardaki tevazu buradan almış rengini dersin ve bir yaşına daha girmiş gibi olursun.

Her dem yürürlüktedir. Siz bakmayın “Hicazların da artık hükmü kalmadı” diyen şaire. Gerekirse hüküm yeniden yazılır, ferman yeniden çıkarılır. Buralarda bazı görüntüler hüseyni tandanslıdır. Onu da geç öğrendim. Yaşlandıkça hicaz kürdili dertlerini giyinir, ağıtlar yakar. Şarkılar da insanlar gibidir mi desek, her nakarat sokak sokak gezdirir bizi. Her sokak sanki aynı şarkının farklı bir yorumu gibidir. Dahası şarkılar ve şiirler bende hep ‘göğe bakmak için bir durak’ arar gibidir. Nedendir bilmiyorum. Ancak biliyorum şapkası bol bir yazı oldu bu yazı ve artık bu yazının son cümlesi için buraya bir ‘es’ vermek gerek, onu da biliyorum: Hülasası şu ki: Bir başka makam bu dediğim. Belki artık gecelerde ‘bütün şarkılar yarım’ kalacak ama olsun: Hani her makamdan dünyamıza ‘bir hoş sadâ’ kalır ya; bana da ol geceden Şelâle makamında hoş bir ses kaldı.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Sorun doğru teşhis edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Eğer Kürt Halk Önderi böyle zorlu bir sorunda örgüt yönetimi ve kadroları ile görüşemezse bu süreç sağlıklı gelişemez. Bunu anlamamak...

14 maddede faşizm: Umberto Eco

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Yıl 1933, Mayıs ayının 10’u, Berlin opera alanına kamyonlarla K. Marx, J. London, S. Freud, A. Gide gibi bir çok...

Kurtlar sofrası

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Bir MİT ajanının (Kaşif Kozinoğlu) 2011 yılında cezaevindeyken fenalaşarak ölmesi, geçtiğimiz ay yeniden soruşturulmaya başladı. Bu yeni bakış bağlamında ölümün...

Adalet mi dediniz?

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

BM’de toplanan ülkeler ilkeleri için sunum yaptılar. Türkiye adına Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşma yaptı. O kadar güzellemeler ve bazı ülkeler için...

Ya çözüm ya da seçimsiz diktatörlük ve savaş

Yazar: Yeni Yaşam
28 Eylül 2026

Özgür Özel’in “sosyal patlamanın eşiğindeyiz” sözünü neden sarf ettiğini hatırlayanınız var mı? Sanmıyorum. Siz hafızalarınızı yoklaya durun, ben size, meydana...

Kopyala yapıştır hukuk

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Birçok hapishaneden gelen bilgiler keyfiliğin genel bir yönetme usulü olmaya devam ettiğini ve hukuk olarak sunulan şeyin kopyala yapıştır yoluyla...

Sonraki Haber

Fındık tarımında çocuklar-Ezgi Koman

SON HABERLER

Ankara’da sokak hayvanlarının beslenmesini yasaklayan karara iptal

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Mêrdîn’de Kadın Emeği Buluşması düzenlenecek

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Helin Eren davasında ikinci duruşma: Fail şiddeti itiraf etti

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bakanlık açıkladı: Okul saldırılarına ilişkin paylaşım yapan 304 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Zonguldak’ta iş cinayeti: Madende siloya düşen işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Ahmet Polad’ın durumuna ilişkin rapor: Tahliye edilip, tedavi edilmeli

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Amed Kitap Fuarı 4’üncü gününde

Yazar: Yeni Yaşam
29 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır