BM Çevre Programı’nın yayımladığı yeni rapora göre, dünya önümüzdeki birkaç yıl içinde 1,5°C ısınma eşiğini aşabilir. İklim örgütleri bunun COP31’e ev sahipliği yapacak Türkiye için özel bir uyarı niteliği taşıdığını vurguluyor
BM Çevre Programı (UNEP) tarafından 2 Eylül’de yayımlanan “Aşımı Sınırlamak” (Limiting Overshoot) başlıklı rapora göre dünya, önümüzdeki birkaç yıl içinde 1,5°C küresel ısınma eşiğini aşma yolunda ilerliyor. Rapor, en iyimser senaryonun bile artık 1,8°C’lik bir sıcaklık artışına işaret ettiğini, diğer birçok projeksiyonun ise bunun üzerinde olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşın rapor, hükümetlerin emisyonlar, metan gazı ve fosil yakıtların kademeli olarak terk edilmesi konusunda derhal harekete geçmesi halinde bir “aşım, zirve ve düşüş” patikasının dünyayı yeniden 1,5°C’nin altına çekebileceği sonucuna varıyor.
‘Isınmayı sınırlamak hâlâ bizim elimizde’
İklim değişikliğiyle mücadele için kampanyalar yürüten 350.org, raporun hem bir uyarı hem de bir eylem çağrısı olduğunu belirtti. Kurum, sıcaklık aşımının kaçınılmaz olsa da bunun derinliğinin ve süresinin bugün atılacak adımlar ve siyasi tercihlerle şekilleneceğini vurguladı.
350 Pasifik Direktörü Fenton Lutunatabua konuya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Mümkün olan derecenin her bir kesrini kesinlikle geri kazanmak zorundayız. Sıcaklıkların ne kadar yükseleceğini ve 1,5°C’nin üzerinde ne kadar süre kalacağını sınırlamak hâlâ bizim elimizde.”
Lutunatabua, hükümetlerin COP31 öncesinde Palau’daki Forum Liderleri toplantısı için bir araya geleceğini, gözlerin dünyanın en büyük fosil yakıt ihracatçılarından biri olan Avustralya’nın bu uyarı karşısında nasıl hareket edeceğine çevrileceğini belirtti.
Türkiye’ye COP31 hatırlatması
Rapor, Türkiye ile Avustralya’nın ev sahipliği ve müzakere sorumluluklarını paylaştığı COP31 öncesinde de gündeme geldi. 350 Türkiye Direktörü Efe Baysal, raporun Akdeniz havzasında aşırı sıcaklar, kuraklık ve orman yangınlarıyla karşı karşıya olan Türkiye için net bir uyarı niteliği taşıdığını söyledi. Baysal, Antalya’da düzenlenecek COP31’in Türkiye’ye iklim diplomasisine yön verme fırsatı sunmasının yanı sıra ciddi bir sorumluluk da yüklediğini vurguladı.
“Ev sahibi bir ülke olarak samimi bir iklim liderliği sergilemek; kömürden çıkış için bağlayıcı bir takvim belirlemekten, yeni fosil yakıt yatırımlarını durdurmaktan ve ulusal katkı beyanımızı 1,5°C hedefiyle uyumlu hale getirmekten geçiyor.”
Efe Baysal, Çanakkale Karabiga’daki CENAL kömürlü termik santraline yeni ünite eklenmesi gibi projelerle sürecin ertelenmesinin veya yalnızca söylemlerle yetinilmesinin bir seçenek olamayacağını sözlerine ekledi.
Kırılma noktası riski
UNEP raporu, 1,5°C’nin üzerine çıkılmasının büyük buz katmanlarının dengesizleşmesi, Amazon yağmur ormanlarının tahrip olması ve Atlantik Meridyenel Devir Daim Dolaşımı’nın (AMOC) bozulması gibi geri döndürülemez kırılma noktalarını tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. Rapora göre iklim riskleri, eklenen her bir derece birimiyle şiddetleniyor.
Rapor ayrıca, karbon tutma teknolojilerinin ancak fosil yakıt kaynaklı emisyonlarda acil ve kalıcı kesintilerle birlikte uygulanması halinde 1,5°C eşiğinin yeniden altına inilmesine katkı sağlayabileceğini, iklim krizindeki tarihsel sorumluluğu en büyük olan ülkelerin en hızlı ve en yüksek iddia düzeyiyle harekete geçmesi gerektiğini vurguluyor.
HABER MERKEZİ









