• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Temmuz 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kültür

Borges Dêrsim sözlü tarihinde

6 Temmuz 2026 Pazartesi - 09:57
Kategori: Kültür

Wêjegeh Amed ile Dêrsim Araştırmalar Merkezi’nin ilk kolektif çalışması olan etkinlikte konuşmacılar, Arjantinli yazar Borges’i kadim bir kültüre sahip Dêrsim’de, Alevilik kültürüyle birlikte konuşmanın önemine dikkat çekti

Wêjegeh Amed ile Dêrsim Araştırmalar Merkezi’nin (DAM) 3-5 Temmuz tarihleri arasında Dêrsim Pulur(Ovacık)’da düzenlediği edebiyat kampında, Arjantinli yazar Jorge Luis Borges’in eserleri Dêrsim’in sözlü kültürü, Alevilik inancı ve mitolojik birikimiyle birlikte ele alındı. Amed Yazarlar Evi Felsefe Kulübü’nün bir süredir okumalarını yaptığı Borges’in farklı yönlerinin tartışıldığı çalıştayda, yazarın gerçeklik, benlik, zaman ve düş kavrayışı üzerine sunumlar gerçekleştirildi. Yazar Lal Laleş ile Nesimi Aday’ın açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, Borges’in felsefi, mitolojik ve edebi dünyasının, kadim kültürel birikime sahip Dêrsim’de tartışılmasının önemine dikkat çekildi.

Alef üzerinden benlik ve dil

Pulur(Ovacık)’da Munzur Nehri kıyısında düzenlenen ilk oturum “Benliğin Kırık Aynası” (Eynika Şikitî ya Kesayetî) başlığıyla gerçekleştirildi. Kerem Bakıcı ile Ahmet Demirel, Borges’in Alef öyküsünden hareketle benlik, gerçeklik ve dil ilişkisini ele aldı. Sunumda, “Her şeyi görebilseydik yine de anlatmaya ihtiyaç duyar mıydık?” sorusu merkeze alınırken, Alef’in bir mucizeden çok anlatının sınırlarını görünür kılan bir kayıp olduğu değerlendirildi.

Kerem Bakıcı, Alef’i dinleyicilere anlatmanın başlı başına bir çelişki barındırdığını belirterek, öykünün özünde anlatılamayanı anlatma çabasının trajedisini taşıdığını söyledi. Alef’i bir “mucize” değil, “yıkım anı” olarak okuduğunu ifade eden Bakıcı, her şeyi gören anlatıcının tam da bu anda kendi anlatısını yitirdiğini dile getirdi. Dilin sonsuzluğu aktarmakta yetersiz kaldığını belirten Bakıcı, “Anlatamadığımız şeyler bizi yok etmez; dil kendi yetersizliğiyle bizi sonsuzluktan korur” dedi.

Dêrsim’in düşsel varlıkları

“Borges’in Düşsel Varlıkları” (MexlûqêHewnan yê Borgesî) başlıklı ikinci oturumda Eylem Ata, Akın Yanardağ ve Yalçın Çakmak sunum yaptı. Oturumda Borges’in Düşsel Varlıklar Kitabı üzerinden mitoloji, halk anlatıları ve kolektif hafıza tartışıldı. Konuşmacılar, Borges’in farklı kültürlere ait düşsel varlıkları bir araya getirirken okuru da bu kurmacanın parçası hâline getirdiğini belirterek, Dêrsim’in sözlü kültürünün benzer bir derleme çalışması açısından önemli bir kaynak sunduğunu ifade etti.

Eylem Ata, Borges’in “Ölü” öyküsünü yalnızca bir ölüm anlatısı olarak değil, mitolojik ve psikolojik bir iç yolculuk olarak değerlendirdiklerini söyledi. Ata, öyküdeki labirentin fiziksel bir mekândan ziyade insanın bilinçdışına, bastırdığı korkularına ve arzularına açılan simgesel bir alan olduğunu ifade etti.

Akın Yanardağ konuşmasında Borges’in geride yalnızca eserlerini değil, labirent, düş ve ayna gibi imgelerle örülü bir düşünce evreni bıraktığını söyledi. Mitlerin ve sözlü anlatıların insanlığı birbirine bağlayan ortak hafızanın parçaları olduğunu belirten Yanardağ, Dêrsim’in doğayla ve mitolojiyle kurduğu ilişkinin Borges’in dünyasıyla güçlü bir bağ kurduğunu dile getirdi.

Yalçın Çakmak ise Borges’in Düşsel Varlıklar Kitabı’nı bir halkbilim çalışması olarak değerlendirerek, yazarın burada esasen bir “hikâye anlatıcısı” gibi öğrendiklerini kayda geçirmiş olmasının kıymetli olduğunu, ancak bu tarz bir çabanın Borges’e özgü olmadığını, sözlü kültürün ağır bastığı pek çok toplulukta benzer zenginliklerin bulunduğunu, aradaki farkın bunların hâlâ yazıya geçirilememiş olması olduğunu söyledi. Çakmak, Dêrsim coğrafyasının sahip olduğu Alevilik ve doğa inancıyla bu konuda çok çeşitli ve önemli örnekler sunduğunu, Borges burada yaşasaydı ilgisine uygun sayısız örnekle karşılaşıp bunları kayıt altına alacağını belirtti.

Borges’in rüyaları tartışıldı

Çalıştayın son bölümünde Nesimi Aday, Fatih Kök, Gönül Dalkuş, Ezgi Kaya ve Lal Laleş, “Borges’in Rüyalarına Girmek” başlığı altında sunum yaptı. Oturumda Borges’in düşler, aynalar, labirentler ve sonsuzluk üzerinden kurduğu edebi evren ele alınırken, yazar ile okur arasındaki sınırların silikleştiği kurmaca dünyası tartışıldı.

Fatih Kök, Borges’in kurmaca ile gerçeklik arasındaki sınırları bilinçli biçimde belirsizleştirdiğini söyleyerek, Borges’in dünyasında rüyaların ve hayali varlıkların yalnızca edebi unsurlar değil, gerçekliği yeniden düşünmeye çağıran felsefi araçlar olduğunu belirtti. Kök, yazarın öykülerinin hakikatin çoğu zaman anlatılar aracılığıyla kurulduğunu düşündürdüğünü ifade etti.

Kapanış konuşmasını yapan Nesimi Aday ise Borges’in rüya poetikasını Dêrsim mitolojisiyle birlikte değerlendirdi. Borges’in Düşsel Varlıklar Kitabı ile Dêrsim’in sözlü anlatıları arasında benzerlikler kuran Aday, Reya Heq inancındaki Hızır figürü ile yılan anlatılarının Borges’in mitolojik evreniyle ortaklıklar taşıdığını söyledi. Aday, sunumunda ayrıca Borges’teki Naga figürüne değinerek Hint mitolojisinde Buddha’yı koruyan yılanların bilgelik ve kutsallık simgesi olduğunu, Kureyş Baba’nın yılanı kırbaç olarak kullanmasının da aynı geleneğin bir uzantısı olduğunu ifade etti. Çalıştay, Borges’in evrensel edebi mirası ile Dêrsim’in sözlü belleği ve mitolojisi arasında kurulan ilişkinin yeni ortak çalışmalarla sürdürülmesi gerektiği vurgusuyla sona erdi.

KÜLTÜR SERVİSİ 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

‘Gençleştirme’ adı altında yüzde 80 genç ağaçlardan oluşan orman yok ediliyor

Sonraki Haber

Rusya’dan Kiev’e saldırı: 11 kişi hayatını kaybetti

Sonraki Haber

Rusya'dan Kiev'e saldırı: 11 kişi hayatını kaybetti

SON HABERLER

Tarikat ve cemaatlerin hedefinde Alevi mahalleleri var

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

DEM Parti Kadın Meclisi: NATO Zirvesine karşı çıkmak kadınların meşru hakkıdır

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Rusya’dan Kiev’e saldırı: 11 kişi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Borges Dêrsim sözlü tarihinde

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

‘Gençleştirme’ adı altında yüzde 80 genç ağaçlardan oluşan orman yok ediliyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Emine Kaya’nın kardeşi: Polis ve aile baskısı şikayetçi olmasını engelledi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Zihni Göktay hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır