DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar, 27 Şubat çağrısının birinci yılında sürecin ‘ikinci aşamaya’ geçtiğini belirterek, ‘Demokratik entegrasyon, tekçi ve savaşçı devlet zihniyetine alternatif bir model sunar. Bir yerdeki demokratik değişim diğer coğrafyaları da etkiler’ dedi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli çağrısının üzerinden bir yıl geçti. İmralı Adası’ndan Kürt Halk Önderi, gönderdiği son mesajda “Negatif aşamadan pozitif inşa aşamasına geçiş” vurgusu öne çıkarken, sürecin ikinci evresine işaret etti.
Halkların Demokratik Partisi (DEM Parti) İstanbul İl Eşbaşkanı Arife Çınar, ikinci aşamanın hukuki ve siyasal adımlarla ilerleyebileceğini belirterek, “Demokratik dönüşümün öncüsü kadınlardır” dedi.
‘Pozitif aşamanın adımları atılmalı’
Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesajda geçen “negatif aşamanın” 52 yıllık çatışma ve inkâr siyasetini ifade ettiğini belirten Arife Çınar, şunları söyledi:
“Negatif aşama, inkâr, asimilasyon ve çatışma siyasetinin egemen olduğu dönemdir. Bu süreçte silahların devre dışı bırakılması ve örgütün fesih kararı alması en önemli eşikti. Artık yöntem olarak demokratik siyasetin esas alınacağı açıklandı. Ancak bu adımların karşılığını devlet cephesinde göremiyoruz. Pozitif inşa aşaması ise hukukun ve yasaların devreye girdiği, halkların ve inançların varlığını tanıyan yeni bir toplumsal sözleşmenin hazırlanmasını gerektiriyor.”
‘Demokratik siyaset alanı açılmalı’
Abdullah Öcalan’ın mesajında geçen “Demokratik entegrasyon” ve “Barış yasaları” vurgusunu değerlendiren Arife Çınar, cumhuriyetin tekçi kodlarla inşa edildiğini söyledi. Arife Çınar, “Demokratik entegrasyon, Kürt halkının, kadınların, farklı kimlik ve inançların eşit yurttaşlık temelinde varlığının anayasal güvenceye alınmasıdır. Cumhuriyetle barışmak, mevcut inkâr politikalarıyla barışmak değildir. Aksine, cumhuriyetin kendisini demokratikleşme temelinde dönüştürmesidir. Silahların bırakılması tek başına barış anlamına gelmez. Devletin de zihniyet değişimini gerçekleştirmesi gerekiyor. Demokratik siyaset alanı açılmadan, tekçi kodlar terk edilmeden bu süreç ilerlemez” dedi.
Bir yıllık süreçte görüşmeler, tartışmalar ve örgütsel kararların alındığını belirten Arife Çınar, ikinci aşamanın esas olarak devletin adımlarına bağlı olduğunu kaydetti.
‘Demokratik dönüşümün temelidir’
Mesajda kadınların sürecin itici gücü olarak tanımlandığına dikkat çeken Arife Çınar, erkek egemen devlet aklının özellikle son yıllarda kadınlar üzerinde ağır bir baskı kurduğunu sözlerine ekledi.
Arife Çınar şöyle devam etti:
“Kadınlar en fazla yok sayılan, en fazla şiddete maruz kalan toplumsal kesimdir. Kadınlar özgür olmadan toplum özgür olmaz. Bu sadece bir slogan değil, demokratik dönüşümün temelidir. Kadınların eşit ve özgür yaşadığı bir toplumda halklar da eşit yaşayacaktır. Zihniyet değişimi yalnızca kadınların mücadelesiyle değil; yargıdan eğitime kadar tüm kurumsal alanlarda dönüşümle mümkün olabilir.”
‘Türkiye’deki barış Ortadoğu’yu olumlu etkiler’
Türkiye’de demokratikleşmenin Ortadoğu’daki barışa olumlu etki edeceğini ifade eden Arife Çınar, devletlerin varlığını çoğu zaman “ötekini yaratarak” sürdürdüğünü dile getirdi. Arife Çınar, “Türkiye’nin kendi Kürtleriyle barışması, Ortadoğu’daki dengeleri doğrudan etkiler. Demokratik entegrasyon, tekçi ve savaşçı devlet zihniyetine alternatif bir model sunar. Bir yerdeki demokratik değişim diğer coğrafyaları da etkiler” diye konuştu.
Bir yıllık sürecin önemli bir eşik olduğunu söyleyen Arife Çınar, “İkinci aşamaya geçildiği ifade ediliyor. Bundan sonrası, devletin demokratikleşme yönünde somut adım atmasına bağlı” dedi.
Haber: Melike Aydın / JINNEWS









