Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, Alpagut ve Atalan mahallelerinde yapılması planlanan ve Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır’ın sahibi olduğu altın ve gümüş madeni projesine verilen ‘ÇED Olumlu’ kararının yürütmesini durdurdu. Bilirkişi raporu, projenin doğa ve su kaynakları açısından ciddi riskler taşıdığına işaret ediyor
Eskişehir’in Tepebaşı ilçesine bağlı Atalan ile Mihalgazi ilçesine bağlı Alpagut mahallelerinde Cengiz Holding bünyesindeki ETİ Bakır A.Ş. tarafından yapılması planlanan altın ve gümüş madeni projesine karşı açılan davada karar çıktı. Eskişehir 2. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporundaki tespitler üzerine projeye verilen “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini durdurdu. Kararı dijital medya hesabından duyuran Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, kararın kentin su varlığı, toprağı ve geleceği açısından kritik önem taşıdığını belirtti.
Dava süreci
Alpagut ve Atalan bölgesindeki madencilik süreci, şirketin siyanür kullanılması planlanan altın ve gümüş madeni projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yaptığı Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvurusuyla başladı. Nisan 2025’te gerçekleştirilen İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısında dosyada tespit edilen eksiklikler nedeniyle süreç geçici olarak durduruldu. Şirketin revize rapor sunmasının ardından Bakanlık, 18 Ekim 2025’te projeye ‘ÇED Olumlu’ kararı verdi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Eskişehir Barosu, TEMA Vakfı, Eskişehir-Bilecik Tabip Odası, Eskişehir Ekoloji Derneği ve yöre sakinleri, kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle dava açtı.
Bilirkişi riskleri
Bölgede 20 Nisan 2026’da yapılan bilirkişi keşfinin ardından hazırlanan raporda, doğaya ve su kaynaklarına yönelik ciddi riskler tespit edildi. Raporda, ulaşım başlığı dışındaki değerlendirmeler bakımından ÇED raporunun bilimsel esaslardan uzak hazırlandığı belirtilerek ‘ÇED Olumlu’ kararının iptal edilmesi gerektiği ifade edildi.
Fay hattı çelişkisi
İlk ÇED dosyasında Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün haritasında gösterilen aktif fay hattının ikinci rapordan çıkarıldığı da ortaya çıkmıştı. Şirket, söz konusu hattın ‘fay değil başka bir oluşum’ olduğunu ileri sürmüştü.
Su ihtiyacı
Şirket, ilk raporunda yıllık 9 milyon metreküp olarak belirttiği su ihtiyacını başta Sakarya Nehri olmak üzere yerel kaynaklardan karşılamayı planladı. Gelen tepkilerin ardından ikinci raporda yıllık su ihtiyacını 2 milyon metreküp olarak gösteren şirket, bu suyun yağışlardan elde edileceğini ileri sürdü.
57 bin 534 ağacın kesim tehdidi devam ediyor
Şirket, çalışma sahasındaki ormanlık alanı ‘bozuk orman’ olarak nitelendirirken proje kapsamında 57 bin 534 ağacın kesileceğini kabul etti. Yürütmeyi durdurma kararının verilmesi iyi bir haber olsa da, Cengiz ve şirketlerinin hukuk tanımayan ve cezasız kalan talan pratikleri dolayısıyla şirket, yine devlet korumasını arkasına alarak orman ekosistemine saldırısını başlatabilir.
Aynı şirket, 2010’lu yıllardan itibaren ekstraktivist talan projelerinde dünyada nam salan Türkiye ve Avustralya’nın ortaklığında bu sene Antalya ilinde gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) programının “Sürdürülebilir Dönüşüm Ortağı” olarak sponsorlar listesinde yerini aldı.

Yer altı kaynakları bölüştürülüyor: Aslan payı AKP’lilere, Cengiz ve Limak Holding’e verildi
HABER MERKEZİ









