DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Agirî’deki halk buluşmalarında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair konuştu. Bayındır, devletin halkın direnişi karşısında adım attığını belirterek örgütlenme çağrısı yaptı
Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP), “Barışın sözünü halkla kuruyoruz” şiarıyla başlattığı halk buluşmaları serisi Agirî’de ikinci gününde devam etti. Kent merkezine bağlı Kopkiran a Jorîn (Yukarı Küpkıran) köyü ile Yüzüncü Yıl Mahallesi’nde gerçekleştirilen buluşmalara halk yoğun ilgi gösterdi. Buluşmaya DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır’ın yanı sıra demokratik kitle örgütü temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Sürecin örgütlenme fırsatına dönüştürülmesi gerektiğini belirten DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, “18 aydır bir süreç var bu süreci Önderimiz başlattı ve hareketimiz yol açtı. Bu süreç istediğimiz gibi olmasa da imkanlar yarattı. Daha önce biz bu köylerde toplantı yaptığımızda arkamızda binlerce polis olurdu şuan yok. Önderliğimiz diyor herkes bu süreç için çalışsın herkes kendini ona göre konumlandırmasın. Biz ne yapıyoruz sadece süreci izliyoruz destek vermiyoruz burada eksiklerimiz var biz sadece süreci izlemeyelim. Bu köyde meclislerimiz olmalıydı eğer şuan yoksa bu bizim eksikliğimiz. Bizim örgütlü olmamız lazım köy meclislerimizin olması gerekiyor. Bu süreç başarıya ulaşma durumu da var başarısız da olabilir bizim herkese ulaşmamız gerekiyor. Bu süreç bir fırsat bunu örgütlenmek için kullanmamız gerekiyor. Devlet bu sürece gelmeden önce bütün teknik ve askeri imkanlarıyla Kürtlerin üzerine geldiler ama bunu bir sonuca ulaşamadılar. Çünkü karşılarında örgütlü bir halk gerçekliği vardı ve devlet bunu görünce bu süreci başlattılar. Öncesinde Devlet Bahçeli Kürt kökenli diyordu şuan ise Kürt kardeşlerim diyor bu hareketimizin gücünü gösteriyor” dedi.
Yurttaşlardan eleştiri ve öz eleştiri çağrısı
Halk toplantısında söz alan yurttaşlar hem partinin yerel politikalarına eleştiriler getirdi hem de barış ve özgürlük taleplerini dile getirdi.
Siyasi partinin halkla ilişkiler noktasında geri kaldığını belirten bir yurttaş, “Biz şu an olduğumuz yerden 30 yıl geriye gittik. Legal siyasal parti olarak sizler çok geri kaldınız, halkla ilişkilerde eksik kaldınız. Hepimizin çok çalışması gerekiyor ama sizlerin daha çok çalışması gerekiyor. Bu gidişatın nereye varacağını bilmiyoruz. Siyaset acımasız bir yer, bizler siyasi kazanç elde etmeli ve bunu kültürel kazançlar ile taçlandırmalıyız. Yerelde çok yalnız bırakılıyoruz; siyasi ve ideolojik eğitimler almak, süreçten geri kalmamak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Çocuklarımız tutuklu, barış istiyoruz’
Cezaevlerindeki siyasi tutsakların durumuna ve süren çatışmalı ortama tepki gösteren bir yurttaş, “Çocuklarımız tutuklu. Biz barış istiyoruz. Nereye kadar sürecek bu savaş? Her gün barıştan bahsediliyor ama hepsi yalan, bunu kabul etmiyoruz. Bütün siyasi tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. İnşallah bu topraklara barış gelecek, bunun için duacıyız” diyerek barışın somut adımlarla gelmesi gerektiğini vurguladı.
Devletin somut adımlar atması gerektiğini belirten bir başka yurttaş da, “Biz barış istiyoruz, bu kavganın bitmesini ve devletin artık adım atmasını istiyoruz” diyerek kalıcı bir barışın muhataplarınca inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Halk buluşması, yapılan tartışmalar ve zılgıtlar eşliğinde bugünlük son buldu.
Kaynak: MA









