DEM Parti milletvekilleri Meclis Genel Kurulu’nda yaptıkları konuşmalarda ekonomik krizden GES projelerine, tütün üreticilerinin yaşadığı sorunlardan Wan Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyımın uygulamalarına kadar birçok başlığı gündeme getirdi
Halkların Eşitlik ve Demokrasik Partisi (DEM Parti) Milletvekilleri Meclis Genel Kurulu’nun 96’ıncı birleşminde gündem dışı söz aldı. Bulundukları illerin sorunları ve güncel gelişmelere ilişkin konuşan DEM Parti’li milletvekilleri pek çok konuya değindi.
İlk sözü alan DEM Parti Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, Kurban Bayramı’nın yaklaşmasına dikkat çekerek emekliler ve asgari ücretlilerin yaşadıkları ekonomik sorunlara dikkat çekti. Ekonomik sorunlar nedeniyle emekli ve asgari ücretlilerin memleketlerine gidemediklerine işaret eden Sümeyye Boz şöyle konuştu:
“Ulaşım giderleri büyük sorun ve yük hâline geldi, otobüs ve uçak biletleri fahiş seviyelere çıkmış durumda. Kendi aracıyla yola çıkmak isteyen ise yüksek akaryakıt fiyatları, otoyol masrafları ve artan trafik cezalarıyla karşı karşıya kalıyor. Yurttaş artık sevdiklerine kavuşamamanın, daha doğrusu kavuşmanın bile maliyetini hesaplamak zorunda kalıyor. Ama mesele sadece yolda değil insanlar evine temel gıda dahi alamıyor, çocuklara bayram harçlığı vermek, mutfağını doldurmak, bayram sofrası kurmak, misafir ağırlamak bile artık lüks hâline geldi. Uygulanan ekonomik politikalarıyla gelirler sistematik biçimde baskılanıyor, yoksulluk geniş kesimlere yayılıyor. Siz ‘refah’ diyorsunuz ama gerçek şu: İnsanlar bayramda bile karnını nasıl doyuracağını hesaplıyor. Sözün özü: Yalnız ve yoksul bayramınız kutlu olsun.”
‘GES projesiyle 260 dönümlük mera fiilen işgal edildi’
Ardından söz alan Agirî Milletvekili Heval Bozdağ ise Agirrî’nin Giyadîn ilçesi Bezirgan köyünde, köylülerin itiraz ettiği GES projesiyle 260 dönümlük meranın fiilen işgal edildiğini söyledi. Hayvanların otlatıldığı, yem ihtiyacının karşılandığı meraların güneş panelleriyle kaplı hale geldiğini belirten Bozdağ şöyle konuştu:
“Üstelik daha önce ‘Mera ve verimli arazi’ denilerek durdurulan proje nasıl uydurulduysa, mera komisyonu tarafından mera vasfı kaldırılarak uygulamaya konulmuş. Yerinde inceleme yaptık, burası çorak ve verimsiz değil, üretim yapılan verimli bir bölge. Ağrı İl Genel Meclisi, projeye 2 defa ret verdi; yani, projenin imar izni yok. Buna rağmen, bugün, şirket çalışanlarının hiçbir resmî belge olmadan alana girdiği ve iş makinelerinin alanda çalıştırıldığı haberini aldık. Bir köyün yaşam kaynakları bu şekilde gasp edilemez. Bu süreç derhâl durdurulmalı, tüm usulsüzlükler ortaya çıkarılmalıdır. Köylülerin yanındayız, sürecin takipçisi olacağız.”
‘Tütün piyasası 6 şirkete havale edilmiş’
Sonrasında konuşan Riha Milletvekili Ömer Öcalan da Semsûr ve Meletî’de yaşayan halkları selamlayarak başladığı konuşmasında, daha önce Meclis’te tütün satışına ilişkin kabul edilen bir kanun teklifine dikkat çekerek, “Şu an bu kanunun ceremesini maalesef Adıyamanlı ve Malatyalı çiftçiler yaşamaktadır. Âdeta bir kartelleşme durumu var. Tütünü ekmek serbest, emek vermek serbest, yetiştirmek serbest ama piyasa işi oradaki 6 tane şirkete havale edilmiş. Bu 6 şirket âdeta kartel gibi hareket ediyor, fiyatta prensip anlaşması yapıyor ve tarımla uğraşan, çiftçilikle uğraşan Adıyaman halkını âdeta sömürüyor. Şunu buradan açık bir şekilde belirtmek lazım: Şu an bu şirketler bir araya gelmiş, her bir şirket 20 bin-30 bin dönüm arazi kiralamış, artık eskiden çiftçiyi öldürüyordu, bundan sonraki süreçte maalesef Adıyaman’daki çiftçi gömmeye niyetlenmişler. Maalesef Hükûmetin politikaları bu noktada da yanlıştır”diye belirtti.
‘Kayyım Van halkının tüm varlığına göz dikmiş’
Son olarak söz alan Wan Milletvekli Zülküf Uçar ise Wan Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyımı gesp şebekesi olarak nitelendirdi. Wan kayyımının yeni yolsuzlukların peşine düştüğünü söyleyen Uçar, “Kayyım Van halkının tüm varlığına göz dikmiş durumda. Son olarak su sayaçlarını değiştirerek büyük bir soygunun peşindeler. Van’daki toplam 320 bin sayacı değiştirerek ve her bir sayaç için 4 bin TL yurttaşa bir bedel çıkartarak toplamda 1 milyar 344 milyon gibi devasa bir yolsuzluğun peşinde Van kayyumu. Bu bedelin yurttaşlara yansıtılması adil değil, hukuki değil. Aynı zamanda, hizmet sağlayıcısı eğer bu hizmetten bir gelir elde ediyorsa bu bedele de katlanmak zorundadır. Van kayyımı bu talan ve gasp zihniyetinden bir an önce vazgeçmeli, yurttaşın cebindeki son kuruşa kadar göz dikme siyasetine de son vermelidir” ifadelerine yer verdi.
Kaynak: MA









