Dêrsim’de düzenlenen anmada, Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı. Açıklamada ‘33 canımızı unutturmayacağımızı göstereceğiz. Unutturmamak yetmiyor aynı zamanda hesap da sormak lazım. Bu cebberut yapını geçmişiyle yüzleşmesi lazım’ denildi
Dêrsim’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSKD) Kürdistan kentlerindeki şubeleri “33 can 33 bağlama” şiarıyla Seyîd Rıza Meydanı’nda anma düzenledi. Anmaya Madımak, Ankara Gar, Suruç, Roboskî katliamlarında yaşamını yitirenlerin aileleri, çok sayıda Alevi örgütü temsilcisi, siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
Anmada ilk olarak söz alan PSAKD Dêrsim Şubesi Başkanı Aynur Şengezer, yapılan anmanın hafızayı diri tutmak ve adalet talebiyle yapıldığını belirtti. Yüzleşme çağrısında bulunan Aynur Şengezer şunları belirtti:
“33 yıldır eksik bırakılan adaletin peşindeyiz ve mücadelemizi sürdürüyoruz. O gün yakılmak istenen yalnızca insanlar değil, hakikatin kendisiydi. Bizler, unutturulmak istenen gerçekleri savunmaya devam edeceğiz. ‘Eşitlik ve özgürlük’ diyoruz. Çünkü düşüncenin, inancın ve kimliğin hedef alındığı bir yerde özgürlükten söz edilemez. Eşit yurttaşlık mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz. ‘Madımak utanç müzesi olsun’ diyoruz çünkü orası unutmanın değil, yüzleşmenin mekanı olmalıdır. Bugün ‘33 Can, 33 Yıl’ şiarıyia yükselttiğimiz bu çağrı, karanlığa karşı ışığı, suskunluğa karşı sözün, unutuşa karşı hafızanın çağrısıdır.”
‘Acılar bitmedi, devam ediyor’
Ardından söz alan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Dêrsim’in acılarıyla 2 Temmuz Madımak’ın acılarını birleştirmek istediklerini söyledi. Erçe, “Bu bir ihtiyaçtı. Bu ülkede acılar arasında köprü kurmayı beceremedik. Acıların hepsi bizimdi. İnancımız gereği başka acılara baktığımız kadar insanız. Dêrsim’de yaşanılan büyük kırımla 2 Temmuz’da yaşanılan zulmün arasında zerre kadar fark yok. Bu topraklar çok acılar yaşadı. Bu topraklarda yaşanan acılara kimler tanıklık etmedi? Düzgün Baba, Munzur Baba, Ana Fatma, Baba Mansur bu katliamlara tanıklık etti. Bu acılar bitmedi, devam ediyor” dedi.
Sivas’ta katledilen her bir canın acısı ile Dêrsim’de katledilen canların acısının birbirinden farksız olduğunu söyleyen Erçe, “Maraş Katliamı’nın yıl dönümünden sonra Roboskî’ye gittik. Bunun anlamı Maraş’tan Roboskî’ye katiller aynı. Maraş’tan Roboskî’ye, Sivas’tan Dêrsim’e bütün acılar arasında köprü kurmak zorundayız. Bir daha acı yaşamayacak günler yaratmamız lazım. Bunun yolu da demokratik cumhuriyetten geçer. Yolumuzun bir olduğunu farkına varabilmemiz gerekiyor. Yol birdir ama yolcuların da bir olması lazım. 21 Haziran’da eş zamanlı olarak semahlarımızla, deyişlerimizle 33 canımızı unutturmayacağımızı göstereceğiz. Unutturmamak yetmiyor aynı zamanda hesap da sormak lazım. Bu cebberut yapını geçmişiyle yüzleşmesi lazım” diye konuştu.
Konuşmaların ardından deyişler eşliğinde semaha dönüldü. Anmada son olarak kurulan adalet kürsüsünde yapılan konuşmaların ardından sona erdi.
Kaynak: MA









