Şirnex’te tarihi kalıntıları sular altında bırakacak ‘güvenlik barajı’ için hazırlanan ‘Sit alanı’ sınırlarının, Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay’ın talepleri doğrultusunda belirlendiği ortaya çıktı
Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesine bağlı olan Şax ve Hebler köyleri, 1990’lı yılların başında yakılarak boşaltılan köylerden. İlçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta olan köylere girişler 2025 yılının Mayıs ayına kadar tamamen yasaktı. Söz konusu yasak 2025 yılının Mayıs ayında “kısmi” olarak kaldırılırken, askerler saat 18.00’den sonra hiç kimsenin bölgede kalmasına izin vermiyor. Köylerini inşa etmek isteyen ve geri dönmek isteyen yurttaşlar ise halen engelleniyor.
Tarihi kalıntılar risk altında

Köyler, bölgenin en eski yerleşim yerleri arasında yer alıyor. Tarihleri Asur İmparatorluğu dönemine uzanıyor; bölgede Keyser (Dûşê), Çeko, Keçikê, Kardu (Mangûlî), Bagiyê, Xirabe (Îbrahîm Paşa) ve Bedirxan Beg isimlerinde 7 kale bulunuyor. Bölgede ayrıca Nerdüş Kilisesi ile çok sayıda su sarnıcı, mağara, oymalı taş ve kaya bulunuyor.
Sit alanı olan bölge, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapılmak istenen “güvenlik barajı” tehdidi altında. DSİ, bölgede Nerdüş (Daldaduriği) Barajı inşa etmek istiyor. Barajın inşa edilmesi halinde söz konusu tarihi kalıntıların yanı sıra bölgenin zengin yerüstü kaynakları da sular altında kalacak.
Yok edilmek istenen bölge, 24 Haziran 2024’te 1’inci Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillendi.
Birçok köy etkilenecek
Baraj projesi sadece bu köyleri etkilemeyecek; Silopiya (Silopi) ilçesinin Xezayî, Akyıldız, Şivesor, Aynvan, Xirapreşk, Giri Kundan köyleri ile Cizîr’in Behmor, Seyrantepe, Yakacık ve Keruh köyleri de olumsuz etkilenecek.
‘Güvenlik barajı’ süreci
DSİ’nin inşa etmek istediği “güvenlik barajı” ilk defa 2007 yılında gündeme geldi. 19 yıllık süreçte bazı barajlar yapılırken, bazılarında ise halen ETÜT çalışmaları sürdürülüyor.
Tarihi kalıntıların bulunduğu bölgeyi sular altında bırakacak Nerdüş Barajı da bu barajlardan birisi. Mezopotamya Ajansı (MA) bir süre önce söz konusu bölgenin 2009 yılında 49 yıllığına Savunma Bakanlığı’na kiraladığına dair belgeyi ortaya çıkarmıştı.
Bölgeye dair yeni belgeler

Ulaşılan yeni belgeler, Mardin Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün arkeolojik SİT alanını nasıl gözden çıkardığını ortaya koydu.
Edinilen bilgilere göre; “Nerdüş Barajı HES ve Sulaması, Malzeme Ocakları, Kırma-Yıkama-Eleme Tesisi ve Beton Santrali Projesi”nin yapımını üstlenen Moment Çevre Danışmanlık Mühendislik Tic. Ltd. Şirketi, baraj ve HES yapımı için 12 Ekim 2022 tarihinde koruma kurulu müdürlüğüne başvuru yaptı. Müdürlük, 11 Ağustos 2023’te baraj yapılabileceğine dair “olumlu” görüş verdi. Yanıtta bölgede arkeolojik kalıntılar olduğundan bahsedilmedi.
Kararına aykırı görüş bildirdi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 21 Kasım 2024 tarihinde ÇED Raporu değerlendirilmesi amacıyla koruma kurulu müdürlüğünden yeniden görüş istedi. Müdürlük, 24 Haziran 2024 tarihli (bölgeyi 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillemişti) kararını hiçe sayarak, 10 Aralık 2024 tarihinde verdiği yanıtında bölgede “herhangi bir kültür varlığı olmadığını” ileri sürdü. Müdürlük, bakanlığa “olumlu” görüş bildirdi.
Bakanlık, köylülerin koruma kurulu müdürlüğünün görüşüne karşı itirazı üzerine bir kez daha görüş istedi. Koruma kurulu müdürlüğü, 11 Haziran 2025 tarihinde bir kez daha “yasa kapsamında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır” yanıtı verdi.
Koruma kurulu çark etti
Köylülerden Fadıl Bedirhanoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuru yaparak, bölgenin 1’inci Derece Arkeolojik Sit Alanı olduğunu bildirdi. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü Tespit ve Planlama Daire Başkanlığı, bir kez daha koruma kurulu müdürlüğüne yazı yazarak, baraj projesinin Arkeolojik SİT Alanı’nı kapsayıp kapsamadığı sordu.
7 Ağustos 2025’te yazıya cevap veren kurul, 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı’nda baraj yapımına onay vermediğini iddia ederek, müdürlüğün “yeni kurulduğunu” ve “E-ÇED sistemine erişilmediğini” savundu. Kurul, şirkete sadece Şenoba Barajı için onay verildiğini iddia etti.
Kurul, 8 Ağustos 2025’te hem Moment Çevre Danışmanlık hem de DSİ 10’uncu Bölge Müdürlüğü’ne yazı yazarak, Nerdüş Barajı Projesi alanında 6 adet 1’inci Derece Sit Alanı, bir adet de 2’nci Derece Arkeolojik Sit Alanı bulunduğunu bildirdi.
Sit haritası ‘terörle mücadeleye’ göre hazırlandı

Köylülerin ısrarı üzerine kurul geri adım atarken, bu kez de DSİ devreye girdi. DSİ, kurula gönderdiği yazıda Nerdüş Barajı’nın “Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından stratejik öneme sahip nitelikte olmasından ve yapılmasının terörle mücadelede titizlikle takip edildiğini” belirterek, tescil alanlarının barajın yapımına engel olmamasını istedi.
Ayrıca tescil edilecek alanların Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay’ın belirlediği sınırlara göre belirlenmesi istendi. Kurul da talebi uygun görerek, hazırladığı Sit haritasını ilgili kuruma gönderdi.
Söz konusu belgeler, bölgedeki tarihi alanlara dair kararların güvenlik politikalarına göre şekillendiğini bir kez daha ortaya koydu.
DSİ’nin görevlisi bilirkişi heyetinde
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tüm bunlara rağmen 15 Aralık 2025’te Nerdüş Barajı ile ilgili “ÇED olumlu” kararı verdi. Köylüler, karara karşı 10 Ocak’ta dava açtı. Şırnak İdare Mahkemesi, 22 Mayıs’ta Nerdüş’te bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılmasına karar verdi.
Bu kez de mahkemenin belirlediği Bilirkişi Heyeti’nde yer alan isimler tartışma konusu oldu. DSİ 6. Bölge Müdürlüğü’nde görevli D.Ö., Yüreğir İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nde görevli E.G. ve KASKİ Genel Müdürlüğü’nde yer alan K.G.’nin davalı kurumların personelleri olduğu gerekçesiyle heyete itiraz edildi. Söz konusu kişilerin hazırlayacakları raporun bağımsız olmayacağına işaret edilen itiraz dilekçesinde “Bu bilirkişilerin tarafsızlığı imkansızdır” denildi.
Alanında uzman akademisyen bilirkişilerin seçilmesi ve keşfin bu kişiler tarafından yapılması talep edildi. Şırnak İdare Mahkemesi talebi reddetti. 24 Haziran 2026 tarihinde bölgede keşif işlemi gerçekleştirildi. Avukatlar keşfe karşı 3 Temmuz’da itirazda bulundu. İtiraz dilekçesinde keşfin hukuka ve dava gereklerine göre gerçekleştirilmediği vurgulanarak, keşif işleminin “hukuka aykırı olduğu” belirtildi.
Köylüler tepkili
Tarihi kalıntıların gözle görüldüğü köyde doğup büyüyen Fettah Aşan (62), “Tek varlığımız bu köy” sözleriyle duruma tepki gösterdi. Tapulu arazisinin “atış alanı” haline getirildiğini ve buna karşı dava açtığını aktaran Aşan, “Tapulu arazilere ateş talimi yapacak malzemelerini koymuşlar. Kimden kiraladıklarını söylemiyorlar. Zarar tespit yapılacağını ve ödeyeceklerini söylüyorlar” dedi.
Köylülerin topraklarına dönmek istediğini ancak “Sit Alanı” olduğu gerekçesiyle tapulu arazilerinde hiçbir şey yapmalarına izin verilmediğini vurgulayan Aşan, “Hala gece köyümüzde kalamıyoruz. Akşam 18.00’den sonra çıkarılıyoruz. SİT alanı nedeniyle yasaklama var. ‘Kazı yapılacak’ diye girişler engelleniyor. Kim köyünün baraj altında kalmasını ister? Köylülerin birlik olması lazım” diye kaydetti.
‘Güvenlik barajları kabul edilemez’
Bölgedeki gelişmeleri yakından takip eden ve Meclis gündemine taşıyan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Zeki İrmez ise, baraj ve HES yapılacak bölgenin 1990’lardan bugüne “güvenlik bölgesi” olduğunu hatırlattı.
İrmez, “Bu barajları güvenlik için inşa ediyorlar. Bunlar kabul edilemez. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde bu politikaların sürdürülmeye çalışılmasını halk da biz de kabul etmiyoruz. Köylüler köyüne dönmek istiyor. Biz de siyasetçiler olarak halkımızın yanında olacağız. Köylülerimiz topraklarına dönene kadar onlarla birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.
Haber: Berivan Altan – Azad Altay / MA








