Dünyanın önde gelen aydınları, filozofları, aktivistleri, Nobel ödüllü isimleri, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikirlerine ve özgürlüğüne dair düşüncelerini gazetemize anlattı:
- 2003 Nobel Barış Ödülü Sahibi Shirin Ebadi: Abdullah Öcalan yüceliğini gösterdi, şimdi sıra Türk devletinde
- İrlandalı siyasetçi ve İrlanda tarihinin tanınmış politik tutsaklarından Sinn Fein Uluslararası Temsilcisi Martina Anderson: Türkiye’de adaletin yerini bulması ve barışın sağlanması için Öcalan’ın özgürlüğü kilit noktadır
- Sosyolog ve filozof John Holloway: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü son derece önemli bir adım olurdu. Abdullah Öcalan’ın fikirlerinin dünyada giderek yayıldığını görüyorum
- Nobel Ödüllü Jody Williams: Ben onun değişim sürecini kendi ağzından dinlemek isterdim. Bu, Mandela’nın değişim süreci gibi bir şey olurdu
- Murray Bookchin’in kızı Debbie Bookchin: Sizinle dayanışmayı yükseltmeye devam edeceğiz, Kürt halkının destekçilerine de Kürt halkının ve sizin fikirlerinizi çok iyi anlatabilmeliyiz. Sizler daha önce hiç yapılmamış bir şeyi büyük bir başarıyla yapıyorsunuz
- Roma merkezli Daimi Halklar Mahkemesi Genel Sekreteri ve İtalyan epidemiyolog Dr. Gianni Tognoni: Abdullah Öcalan’ın fikirleri yeni yaşamın inşasında rol oynuyor
- Uluslararası insan hakları avukatı Michela Arricale: Ben Öcalan’ı ziyaret etmek istiyorum ve hepimizin Öcalan’la buluşması gerekiyor. Çünkü gerçek siyasi ve demokratik mücadelenin gücünü anlamak için bu şarttır. Bize öğretebilecek tek kişi odur
- Britanya Parlamento üyesi Bambos Charalambous: Türkiye’nin Abdullah Öcalan’la gerçekten temas kurması, onunla konuşması ve nihayetinde hak ettiği özgürlüğün kendisine verilmesi yönünde bir adım atması gerekiyor.
- Progressive İnternational (Uluslararası İlerici enternasyonal) Eş Genel Kordinatörü David Adler:
- Abdullah Öcalan sayesinde yeni bir proleter, demokratik ve barışçıl ilerici bir güç birliği sağlanabilir, böylesi bir liderlik ve böylesi muhteşem bir vizyona derhal ihtiyacımız vardır
- İrlanda Sinn Fein Ulusal Başkanı Declan Kearney: Türkiye hükümeti tarafından, PKK’nin girişimleri ve Abdullah Öcalan’ın gösterdiği liderliğe ve olumlu yönde atılan adımlara denk düşen güven artırıcı adımlar atılması gerekmektedir. Bu, ileriye giden bir yolun inşa edilmesi açısından çok önemli olacaktır. Türkiye hükümetine, Kürt halkının liderliğini ve barışı güvence altına alacak yeni siyasi ilişkiler kurma konusunda çağrıda bulunuyorum.
- Declan Kearney’in Öcalan’a mesajı: Kendisine en sıcak dayanışmamızı ve kardeşçe selamlarımızı iletiyorum. Sergilediği liderlik bizi son derece etkilemiştir ve kendisine, İmralı Adası hapishanesinde hâlâ tutulup hapsedilmiş olmasına rağmen, bugüne kadar gösterdiği nitelikli ve örnek liderliği sürdürmesi yönünde çağrıda bulunuyorum
- İngiltere eski Başbakanı ve bağımsız Milletvekili Jeremy Corbyn: Kendinizi Kürt halkının temsilcisi olarak uzun süredir sizinle görüşmeler yapılması gerektiğini savunan ve sizin serbest bırakılmanızı talep eden bizler, bu çağrıyı yapmaya devam edeceğiz
- İzlanda eski İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve Sağlık Bakanı Ögmundur Jónasson: Öcalan’ın mesajı, derinliği ve anlayışıyla dikkatimizi çekiyor. Ernest Hemingway, ünlü romanı “Silahlara Veda”da, “Savaş zaferle kazanılmaz” demişti. Bence Öcalan ile aynı dili konuşuyorum. Zafer, toplumu herkes için daha iyiye doğru dönüştürmektir
- Almanya Federal Meclis Başkanvekili Bodo Ramelow: Bu nedenle söylüyorum: Lütfen Abdullah Öcalan’ı serbest bırakın ki bu sürecin bir parçası olabilsin. Ve onun uzattığı eli kabul ederek, “Türkiye’de barış için birlikte çalışalım” diyerek değerlendirin
- Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor: Öcalan’ın çağrısını memnuniyetle karşılıyoruz. PKK’nin ve Kürt aktivist hareketinin, tarihi lider Öcalan’ın bu yönlendirmesini takip etme kararını memnuniyetle karşılıyorum. Bu ülkede yeni bir umut yaratıyor. Ve bu umut boşa harcanmamalı. Bu bir fırsat penceresidir. Avrupa Birliği olarak, bu süreçte yer almamız istenirse, buna hazırız
Erem Kansoy
Dünyanın önde gelen aydınları, filozofları, aktivistleri, Nobel ödüllü 14 isim, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikirlerine ve özgürlüğüne dair düşüncelerini gazetemize anlattı. Abdullah Öcalan’a dair önemli mesajlar veren isimler arasında dünyaca tanınan önemli kişiler de bulunuyor.
Gazetemize konuşan 14 ismin verdiği mesajlar şöyle:
- 2003 Nobel Barış Ödülü Sahibi Shirin Ebadi:
Öcalan yüceliğini gösterdi, şimdi sıra Türk devletinde
Öcalan her zaman olduğu gibi iyi niyetini ortaya koydu, Öcalan’ın bulunduğu izolasyon koşullarından çıkartılması çok önemlidir. Öcalan destekçileri ile görüşebilmeli, röportajlar verebilmeli, Öcalan özgür olmalı, unutmayın Öcalan halen izolasyonda ve hapishanede. Öcalan silahlı mücadelenin durmasını talep ederek ve demokrasi arayışının barışçıl yolda olduğunu kanıtlayarak yüceliğini gösterdi. Umut ederim ki Öcalan’ın mesajı karşı tarafça ciddi bir şekilde ele alınır çünkü olası bir barış süreci için gerekli ilk adım atıldı. Şimdi ise sıra karşı tarafta. Devlet ülkede barış ve demokrasi ortamının sağlanmasına katkı sunmalı, böylelikle insanlar özgürce oy kullanabilir. Fakat belli ki ülkede barış ve demokrasinin sağlanması ancak Türk devletinin atması gereken adımların ardından olasıdır. Öcalan gerekli adımı attı, şimdi sıra Türk devletinin bir adım atmasında.
- İrlandalı siyasetçi ve İrlanda tarihinin tanınmış politik tutsaklarından Sinn Fein Uluslararası Temsilcisi Martina Anderson:
Barışın yolu Öcalan’ın özgürlüğüdür
Abdullah Öcalan Türk devleti tarafından Kürt halkına yönelik baskı ve zulme karşı direnişin temsiliyetidir. Tarihi anlamda İngiliz sömürgeciliğine karşı İrlanda halkı ile çok benzer bir mücadele söz konusudur. Türkiye’de adaletin yerini bulması ve barışın sağlanması için Öcalan’ın özgürlüğü kilit noktadır. Öcalan’ın özgürlüğü, baskı altında olan Kürt halkının haklarını kazanması açısından çok önemlidir, Kürt sorununa barışçıl çözümün yolu Öcalan’ın özgürlüğüdür.
Martina Anderson’ın Öcalan’a mesajı: “Sesinizi dünya duyuyor, gelişmeler yavaş olabilir fakat, asla mücadeleden vazgeçmeyin, mücadeleyi yükseltin.”
- Dünyaca tanınan, sosyolog ve filozof John Holloway:
Fikirleri yayılıyor
Öcalan’ın özgürlüğü bu yönde son derece önemli bir adım olurdu. Ve ben Öcalan’ın fikirlerinin dünyada giderek yayıldığını görüyorum. Örneğin burada, Meksika’da, onun eserlerini okumaya yeni yeni başlıyoruz; oldukça fazla okunuyor ve tartışılıyor. Ve bence onun fikirleri, karşılıklı tanınmaya dayalı bir sürecin kurulması için gerçekten temel teşkil ediyor. Bu süreç de nihayetinde, bir tür komünal ya da kolektifleşmiş demokrasiye dayanmak zorunda.
Öcalan, birlikte nasıl yaşamamız gerektiği ve birlikte nasıl yaşayabileceğimiz konusunda tamamen farklı bir düşünme biçiminin önünü açıyor. Artık Türk devletinin Öcalan’ı serbest bırakması gerekmez mi? Türk devletinin Kürt mücadelesinin önemini tanıması gerekmez mi? Ve Kürt halkının tam yurttaşlığını ve özerkliğini tanıması, Türk devletine dair sahip olduğumuz imaj açısından da muazzam bir iyileşme olurdu.
Ve bence Öcalan’ın yayınladığı manifesto, benim için, insanların dışlanmadığı; aksine sürece dâhil edildiği, kapsandığı, dinlendiği derin bir demokrasi sistemini gerçekten kurabileceğimize dair bir açıklamadır. Yani bu mümkün. Bu çılgınca bir fikir değil. Yapılabilir. Öcalan’ın fikirleri elbette Türkiye’deki sürece, Ortadoğu’daki sürece doğrudan son derece bağlıdır. Ama onun fikirleri ve Rojava’da son, 14 yıldır hayata geçirilen pratik, bütün dünya açısından olağanüstü bir öneme sahiptir. Ben Türk devletinin, Öcalan’ın barış mesajına olumlu yanıt vermesini yürekten umut ediyorum.
- Nobel Ödüllü Jody Williams:
Değişimi kendisinden dinlemek isterdim
Öcalan’ın özgür olması gerekiyor; çünkü sürece katkı sunabilmesi için bunun şart olduğunu düşünüyorum. Kürt halkının onu demokrasi sürecinde esas lider olarak gördüğü gerçeği göz önüne alındığında, özgür olması gerekir. Eğer hâlâ cezaevindeyse, hâlâ tecrit altında tutuluyorsa, sürece nasıl anlamlı bir şekilde katılabilir ve değişime nasıl katkı sağlayabilir?
Onun özgürlüğü aynı zamanda benim az önce kısaca değindiğim daha geniş bir sürecin de parçası olmalıdır. Bu süreçte diğer siyasi yapılar ve sivil toplum da yer almalıdır. Barış ve refah sistemleri oluşturmanın tek yolu diyalogdur. Bunun yolu savaş değildir. Sayın Öcalan’ın yıllardır bir adada, ağır bir tecrit altında tutulduğu düşünüldüğünde, uluslararası alanda tanınan liderlerin (Nobelli isimler) değişimi desteklemek ve değişim için olumlu bir diyaloğu teşvik etmek amacıyla bir araya gelmeleri son derece önemlidir.
Jody Williams’ın Öcalan’a mesajı: “Ben onun değişim sürecini kendi ağzından dinlemek isterdim. Bu, Mandela’nın değişim süreci gibi bir şey olurdu. Mandela da başlangıçta Güney Afrika hükümetine karşı silahlı bir muhalefet hareketinin parçasıydı. Daha sonra yıllarını Robben Adası’nda geçirdi.”
- Murray Bookchin’in kızı Debbie Bookchin:
Hiç yapılmamış şeyi başarıyorsunuz
Dünyada sol artık çok lokal ve bireysel meselelerde kısıtlı sıkışıp kalmış durumda şu an. Dünyada solun kapitalist moderniteye karşı birlik olması artık şarttır. Öcalan tam da bize bunu anlatmaya çalışıyor, dünyada yükselen ırkçılık problemi, ekolojik problemler, hiyerarşinin kapitalizm ile yükselmesinin önüne geçmeliyiz. Demokratik ve özgür yaşam paradigmasına artık geçiş yapmayı başarabilmemiz gerekiyor. Özgür ve demokratik bir yaşamı inşa edebileceğimiz fikirleri Öcalan bize sunmaktadır, devletçi zihniyetten sıyrılıp demokratik konfederalizmi benimsememiz gerekiyor. Abdullah Öcalan gerçekten dünya barışı için mücadele veren birisidir, tüm insanlar adına demokratik bir yaşamın kurulması için bize tüm fikirleri çok iyi şekilde aktarmıştır. Öyle bir devirde yaşıyoruz ki korkunç bir şekilde burjuva demokrasiyi temsil ediyor. Sayın Öcalan’ın demokratik konfedralizm paradigması bizim için eşit, demokratik, ekolojik, feminist, adaletli ve özgürlükçü bir yaşamı inşa etmek için en önemli yol haritasıdır. Rojava’da uygulanan model, bizlere, kadın özgürlükçü yaşamın, inançlara eşit yaklaşımın ve ekolojik yaşamın pratikte gerçekleştirilebileceğinin somut örneğidir. İnsanların lokal yönetimlerde bir araya gelerek kendi kendilerini yönetmelerinin geleceklerini belirlemelerinin tek yoludur ve bu modele aslında şu anda tüm dünyanın çok ihtiyacı var.
Debbie Bookchin’in Öcalan’a mesajı: “Mesajım ise, sizinle dayanışmayı yükseltmeye devam edeceğiz, Kürt halkının destekçilerine de Kürt halkının ve sizin fikirlerinizi çok iyi anlatabilmeliyiz. Sizler daha önce hiç yapılmamış bir şeyi büyük bir başarıyla yapıyorsunuz.”
- Roma merkezli Daimi Halklar Mahkemesi Genel Sekreteri ve İtalyan epidemiyolog Dr. Gianni Tognoni, Felsefe ve sağlık politikaları alanında dünyanın önde gelen uzmanlarından biridir. La Plata Ulusal Üniversitesi dekanlarındandır:
Fikirleri yeni yaşamın inşasında rol oynuyor
Öcalan’ın gerçekten insanların gerçek mücadelelerinden ve özgürlük arayan herkesin eşitliği fikrinden yola çıkan demokrasi fikrini sistematik bir şekilde geliştirme biçiminin onun düşüncelerinde ve toplum projesinde yeni bir yaşamın inşasında büyük rol oynadığını görüyoruz. Benim açımdan Öcalan ve fikirleri, günümüzün ihtiyaç duyulan yaşam biçimini yorumlama modeli olarak ele alınması gerekiyor, Öcalan’ın fikirleri ve önemini meslek alanımda da her yerde anlatmaya çalışıyorum. Dolayısıyla Öcalan’ın halen tutsak edilmesi aslında fiilen, uluslararası hukukun, uluslararası hukukun tüm boyutlarının ve evrensel insan hakları hukukunun katı bir şekilde, açıkça ihlal edildiğinin belgelenmesi ve kalıcı bir kanıtı olduğu dünyadaki herkes için açıktır.
- Uluslararası insan hakları avukatı Michela Arricale:
Öcalan’ı ziyaret etmek istiyorum
Kürt mücadelesi sadece Kürt halkı için verilen bir mücadele değildir. Bunu söylemekten asla yorulmayacağım, çünkü bu, hepimize ait bir mücadeledir; çünkü özgürlük, demokrasi ve onur hakkındadır ve bunlar tüm insanlığı ilgilendiren değerlerdir. Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü yalnızca bir Kürt meselesi değildir; Ortadoğu’da ve ötesinde barış için atılacak kilit bir adımdır. Bugün Kürt halkını desteklemek, özellikle yarının farklı bir dünya ihtimalini desteklemek demektir. Öcalan’ın çağrısı ve onun başlattığı barış süreci, içinde bulunduğumuz zamanda çok önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor. Bir düşünün, her şeyin savaşa doğru gittiği, her anlaşmazlığın silah zoruyla çözülmek istendiği bir dünyada, Öcalan silahlardan siyasete doğru, tam tersi yönde ilerleyen bir süreç başlattı. Ben Öcalan’ı ziyaret etmek istiyorum ve hepimizin Öcalan’la buluşması gerekiyor, çünkü gerçek siyasi ve demokratik mücadelenin gücünü anlamak için bu şarttır. Bize öğretebilecek tek kişi odur.
- Britanya Parlamento üyesi Bambos Charalambous:
Öcalan Kürtlerin lideridir
Bence Abdullah Öcalan, PKK’nin silah bırakması ve barış yolunu seçmesi konusunda kilit bir rol oynamıştır. Onun desteği olmadan bunu yapmaları mümkün olmazdı. Bu nedenle Türkiye’nin bunu kabul etmesi gerekir. Şimdi sürecin bir sonraki aşamasındayız. Ancak hâlâ Türkiye’de Kürt halkı baskı altında ve hakları yeterince korunmuyor. Bu yüzden uzun vadeli bir barış için, Kürtlerin anayasal haklarının müzakerelerin temel bir parçası olmasını sağlamamız gerekiyor. Bu doğrultuda hep birlikte destek vermemiz gerekiyor. Abdullah Öcalan’ın açıkça Kürtlerin lideri olduğunu söylemeliyim. Ve barış yapmak istiyorsanız, liderlerle müzakere etmeniz gerekir. İnsan barışı dostlarıyla değil, muhataplarıyla yapar. Bu nedenle Türkiye’nin Abdullah Öcalan’la gerçekten temas kurması, onunla konuşması ve nihayetinde hak ettiği özgürlüğün kendisine verilmesi yönünde bir adım atması gerekiyor.
- Progressive İnternational (Uluslararası İlerici enternasyonal) Eş Genel Kordinatörü David Adler:
Böylesi bir vizyona ihtiyaç var
Öcalan’ın fikirleri, ideolojisi ve politik pratiği, bizler için politik hareketlerimizde, ekonomik analizlerimizde ve ideallermizde çok ciddi bir ilham kaynağı olmuştur. Ancak Öcalan sayesinde yeni bir proleter, demokratik ve barışçıl ilerici bir güç birliği sağlanabilir, böylesi bir liderlik ve böylesi muhteşem bir vizyona derhal ihtiyacımız vardır. Öcalan’a özgürlük, Kürt halkına özgürlük dünyada barışın yoludur. Avrupa özellikle, Abdullah Öcalan’ın derhal özgür bırakılmasında sorumluluğunu yerine getirerek, kendilerine güvenerek ve olması gerektiği gibi harekete geçerek Öcalan’ın özgürlüğü için görevlerini yerine getirmeliler. Avrupa’nın bugünki komplo düzeyine varan sessizliğinden oldukça kuşkuluyum. Avrupa, Erdoğan’ın eleştirilmesine çok zemin bırakmıyor ayrıca Türkiye’deki tutuklu arkadaşlarımızın durumuna ilişkinde bu yaklaşımları vardır. Sayın Öcalan’ın esir edildiği durum ise global olarak tüm ilerici güçler olarak bizlerin harekete geçmesi gereken bir durumdur, çünkü sadece Öcalan’ın kendisine ve halkına yönelik değil, aynı zamanda dünyayı değiştirecek güçlü fikirlerine yönelikte bir saldırı söz konusudur.
- İrlanda Sinn Fein Ulusal Başkanı Declan Kearney:
Sizi kardeşçe selamlıyorum
Türkiye hükümeti tarafından, PKK’nin girişimleri ve Abdullah Öcalan’ın gösterdiği liderliğe ve olumlu yönde atılan adımlara denk düşen güven artırıcı adımlar atılması gerekmektedir. Bu, ileriye giden bir yolun inşa edilmesi açısından çok önemli olacaktır. Türkiye hükümetine, Kürt halkının liderliğini ve barışı güvence altına alacak yeni siyasi ilişkiler kurma konusunda çağrıda bulunuyorum.
Declan Kearney’in Öcalan’a mesajı: “Sayın Öcalan’a, bu mesajı kendisine iletilmesini diliyorum. Ancak liderlik adına kendisine en sıcak dayanışmamızı ve kardeşçe selamlarımızı iletiyorum. Sergilediği liderlik bizi son derece etkilemiştir ve kendisine, İmralı Adası hapishanesinde hâlâ tutulup hapsedilmiş olmasına rağmen, bugüne kadar gösterdiği nitelikli ve örnek liderliği sürdürmesi yönünde çağrıda bulunuyorum. Çünkü Öcalan’ın liderliğiyle, Kürdistan halkı için—tüm Kürt halkı için—ve Kürdistan halkıyla birlikte, daha parlak ve daha umut verici bir geleceğin mümkün olduğundan çok eminim.”
İngiltere eski Başbakanı ve bağımsız Milletvekili Jeremy Corbyn:
Tarihsel bir adım attınız
Britanya’nın Kürt halkına genel anlamda destekleyici olmayan tutumları çok eskiye dayanıyor. Özellikle Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1919 yılında Britanya’nın Kürt mevzilerine yönelik saldırılar düzenlediği ve hava bombardımanı kullandığı dönemden bu yana süregeliyor. Açıkça söylemek gerekirse, Britanya hükümeti bunu yapmıyor ve bence bizim talep etmemiz gereken, üzerinde çalışmamız gereken alan da tam olarak bu. PKK tarafından yakın zamanda yapılan önemli açıklamalardan biri, Öcalan’ın yaptığı açıklamaydı. Bu açıklamada PKK’nin askeri faaliyetlerini durduracağını ve Kürt halkı için siyasi bir çözüm yolu arayacaklarını ifade etti. Şaşırtıcı bir şekilde, bu açıklamaya rağmen Öcalan serbest bırakılmadı ve hala hapiste tutuluyor. Oysa, PKK’nin bütün faaliyetlerini durdurmasına karşılık olarak bir şeylerin yapılması, siyasi tutukluların serbest bırakılması beklenirdi ve bu durumun gerçekleşmemiş olması beni şaşırtıyor. Uzun yıllardır birçok kişi, Öcalan’la cezaevinde görüşme hakkı verilmesini ve serbest bırakılmasını talep ediyor. Bu, barışa ve tanınmaya giden süreçte önemli bir adım, önemli bir adım olurdu. Ancak şaşırtıcı olan şu ki, Öcalan tarafından yapılan bu açıklamanın ve Kürt topluluğunun ortaya koyduğu siyasi taleplerin ötesinde, görünüşe göre çok az şey gerçekleşti.
Jeremy Corbyn’nin Öcalan’a mesajı: “Benim mesajım şu: Sizin açıklamanızın tarihsel önemini tanıyorum. Kürt halkının ve Kürt topluluğunun birçok şikayetini barışçıl ve siyasi yollarla çözme arzunuzu tanıyorum. Kendinizi Kürt halkının temsilcisi olarak uzun süredir sizinle görüşmeler yapılması gerektiğini savunan ve sizin serbest bırakılmanızı talep eden bizler, bu çağrıyı yapmaya devam edeceğiz. Halkın şikayetlerinin, ihtiyaçlarının ve haklarının küresel ölçekte tanınması gerektiği yönündeki talebimizi sürdürmeye devam edeceğiz çünkü bence siz çok önemli bir adım attınız ve çok önemli bir açıklama yaptınız. Bu açıklamaya bir karşılık verilmesi gerekiyor çünkü bu, sizin tarafınızdan yapılmış büyük bir adımdır ve bu adımı attığınız için size teşekkür ediyorum.”
- İzlanda eski İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı ve Sağlık Bakanı Ögmundur Jónasson
Öcalan’ın mesajı derin
Abdullah Öcalan, barış içinde bir arada yaşamayı özleyen, insanların birbirine ve çevrelerine saygı duyduğu, eşitliğe ve adalete dayalı demokratik bir toplumu arzulayan, herkesin kulağını kendine çeviriyor. Öcalan’ın mesajı, derinliği ve anlayışıyla dikkatimizi çekiyor. Ernest Hemingway, ünlü romanı “Silahlara Veda”da, “Savaş zaferle kazanılmaz” demişti. Bence Öcalan ile aynı dili konuşuyorum. Zafer, toplumu herkes için daha iyiye doğru dönüştürmektir. Zafer toplumsaldır. Dünya çapında tanınan, önde gelen bir ses olan Abdullah Öcalan’ın artık dünyanın nefret ve öfke ile değil, uzlaşıyla yönetilmesi gerektiğini söylediğini duyduğumda, onu dinliyorum ve harekete geçiyorum. Süreç için sadece Kürtlerin değil, karşı taraflarının da —özellikle Türk yetkililerin— ve elbette tüm aktörlerin sorumluluğu vardır. Ve ben NATO güçlerine, Amerika Birleşik Devletleri’ne, herkese sesleniyorum. Herkesin bu barış sürecine katkı sağlama sorumluluğu var!
- Almanya Federal Meclis Başkanvekili Bodo Ramelow:
Öcalan’ın uzattığı eli değerlendirin
Mesele, kültürel çeşitliliğin kişinin kendi kimliğinin bir parçası olarak devlet yapısı içerisinde yaşanabilmesi; azınlıkların, hakların ve kültürel kimliklerin devlet içinde güvence altına alınmasıdır. En azından Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu yaklaşımı ben böyle anlıyorum. Bu nedenle kendisinin cezaevinden çıkarılmasını ve Türkiye Büyük Millet Meclisi ile Türk
hükümetinin aktif biçimde desteklemesi gereken bu sürecin bir parçası olmasını memnuniyetle karşılarım. Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması ve Türkiye’deki barış sürecinin bir parçası haline getirilmesi önemlidir. Türkiye’de kültürel çeşitliliğin yaşanabilmesi için güvenlik ve anayasal ilkeler güvence altına alınmalıdır. Ve Kürt kimliği, güçlü bir Türkiye’nin nihayetinde ne kadar çeşitli olabileceğinin ve ne kadar güçlü olabileceğinin ölçütü olacaktır. Bu nedenle söylüyorum: Lütfen Abdullah Öcalan’ı serbest bırakın ki bu sürecin bir parçası olabilsin. Ve onun uzattığı eli kabul ederek, “Türkiye’de barış için birlikte çalışalım” diyerek değerlendirin.
- Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor:
Bu tarihi bir fırsattır
Öcalan’ın çağrısını memnuniyetle karşılıyoruz. PKK’nin ve Kürt aktivist hareketinin, tarihi lider Öcalan’ın bu yönlendirmesini takip etme kararını memnuniyetle karşılıyorum. Bu ülkede yeni bir umut yaratıyor. Ve bu umut boşa harcanmamalı. Bu bir fırsat penceresidir. Bu, bir başka tarihi fırsattır, yürütülmesi gereken bir süreçtir. Eğer talep edilirse, biz yardım edebiliriz. Eğer bir talep olursa, Avrupa Birliği’ndeki herkes Türkiye’ye bu durumda yardım etmeye hazırdır. Ancak bu, talep edilmelidir. Bu bir iç meseledir. Bana göre, Türkiye’de Kürt sorunu Türkiye’nin anayasal düzeni çerçevesinde ele alınmalıdır. Tam olarak nasıl olacağını bilmiyorum ama kamuoyu nezdinde meşruiyet kazanmak açısından, tüm parlamentonun (Avrupa Parlamentosu) bir şekilde sürece dahil edilmesi faydalı olur. Elbette görüşmeler gizli ve muhtemelen kamuya açık olmadan yürütülecektir, fakat yine de parlamentoyu sürece dahil etme fikri bir şekilde ortaya konmalıdır. Asıl mesele, Türkiye’de Kürtlerin katılımı, varlığı ve hakları konusundaki tarihi sorunu çözme koşullarını yaratmaktır ve bu süreci başka daha önemsiz amaçlar için kullanmak fayda sağlamayacaktır. Avrupa Birliği olarak, bu süreçte yer almamız istenirse, buna hazırız.









