Döviz kuruna bağlı artan kağıt maliyetleri ve internet satış platformlarının baskısı nedeniyle kitap sektörü ayakta kalmakta zorlanıyor. Sektör alışanları, ekonomik kriz nedeniyle okurların artık daha az kitap alabildiğini ve butik kitapçıların birer birer kapandığını belirtiyor
Türkiye’deki ekonomik kriz hayatın her alanını etkilemeye devam ediyor. Döviz endeksli belirlenen kağıt fiyatları da kitap ücretlerinin sürekli olarak artmasına neden oluyor.
Beyoğlu’ndaki İstiklal Caddesi’nde bir kitapevinde kitap danışmanı olarak çalışan İbrahim Hakkı (28) ve bir başka kitapevini işleten Kemal Koçak yaşanan sorundan nasıl etkilendiklerini aktardı.
Kitap fiyatlarının insanların okuma davranışlarının değişmesine bile etki ettiğini belirten Hakkı, döviz krizinin kağıt fiyatlarını doğrudan etkilediğini belirterek sözlerine şöyle devam etti:
“Kitabın baskı maliyeti, matbaa süreci, satışa sunulduğu alan dağıtımla ilgili bu süreçlerin toplamıdır. Bunlardan en başat olan hammadde kağıt fiyatlarının dövize entegre olması, ekonomik yapısında dövizle yaşanan krizdir. Bu durum çok ciddi anlamda kitap fiyatlarını etkiledi. Zamlar geldi ve iki üç katı fiyatına çıktı. Kitapçılar açısından doğrudan bunu yansıtmak gibi bir zorunluluk var. Butik ve geleneksel kitapçılar da bu durumdan etkilendi.”

Kitap piyasasında rekabet
Kitap fiyatlarındaki fahiş fiyat artışının üstesinden gelmek için birkaç seçenek olduğunu belirten Hakkı şöyle sıraladı:
“Kampanyalar yaparak, yayın evleriyle özel anlaşmalar yaparak indirim yapmak okuru da bizi de rahatlatıyor. Ama genellikle liste fiyatları üzerinden işler yürüyor. Dükkan ve personel giderleri var. Bir yanıyla da şöyle büyük onlayn (internet satış alanları) platformların eşitsiz bir rekabet gücü var. Yakın zamanda başlayan “teknofeodalizm tartışması” var. Doğrudan büyük onlayn storların aslında piyasadaki hakimiyetiyle ilgili bir tartışma. Yayın evinden bir lira fark koyarak alıyor. Çoğu zaman zarar etme pahasına çünkü büyük şirketlerde zarar etmek diye bir şey yok. Devasa bir ekonominin sahibi.”
Devletin şartları iyileştirmek için editörlük, baskı ve dağıtım sürecindeki metanın değerini piyasada belirleyen süreçte özel teşvikler yapabileceğini belirten Hakkı, kitabın satışında KDV olmadığını ancak kağıt, baskı gibi kitabın oluşumuna giden aşamalarda KDV olduğunu söyleyerek bu anlamda devlet teşvikine ihtiyaç olduğunu ifade etti.
‘Bu ekonomik şartlarda kitap insanların alacağı en son şey’
Böylesi bir ekonomik kriz ortamında butik kitapçıların internet siteleriyle yarışmasının imkansız olduğunu ifade eden Kemal Koçak, “Bu ekonominin içinde kitap insanların alacağı en son şey. Çünkü önce insanlar karnını doyurur. Kitapta dijitalleşiyor ama ilk dijital kitapçılık çıktığında patlama yapmıştı. Ben o zamanlar bizlerin işinin de yerini aldığını ve mesleğimizin de sonu geldiğini düşündüm fakat öyle olmadı. Kitap fiyatları yüksek, kağıdın tonu bin 360 euro. Çünkü bir sürü kağıt fabrikası satıldı ve kağıt yurtdışından gelmeye başladı bundan kaynaklı da yayıncı ayakta kalmakta zorlanıyor. Kitaplar hala yazılıyor, basılıyor bizler de satıyoruz, insanlar okuyor. Fakat insanlarda para yok bu. Eskiden bana ayda üç dört defa gelen, her geldiğinde üç dört tane kitap alıyordu. Artık aynı müşterilerim iki üç ayda bir gelip bir tane kitap alıyor” diye aktardı.
‘İstiklal Caddesi’de 27 kitap evi vardı, şimdi ise iki üç tane kaldı’
Butik kitapçıların devlet tarafından desteklenmediğini hatta politikalarla yok sayıldıklarını söyleyen Koçak, “Paran kadar yaşaya biliyorsun. Ben kitapçılığı geçimimi sağlamak için yapsaydım aç kalırdım. 28 yıl boyunca bu dükkanı açık tutamazdım. 1990 ile 2000 yılları arası İstiklal Caddesinin üstünde 27 tane kitap evi vardı. Şimdi ise iki üç tane kaldı. Birçok dükkan kirasını ödeyemediği için bodrum katlarda kitapları saklayıp internet üzerinden satmaya çalışıyor. Bu dükkânın her gün 500 TL gideri var. Ayda 15 bin TL yapar. Kendi gider ve masraflarımı hiç katılmadan sadece 15 bin TL masrafı oluyor. Durum böyleyken geçinmemiz imkânsız” diye aktardı.
Kaynak: MA









