Fransa’da hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestoların ardından Paris başta olmak üzere birçok kentte direniş ikinci gecede de sürdü. Yetkililerin yaptığı açıklamalara göre, toplam gözaltı sayısı 2 bin 400’e ulaştı, İçişleri Bakanı Nuñez’in istifasını Macron kabul etmezken, eylemleri örgütleyen gruplar toplam katılımın 800 bine ulaştığını duyurdu
Fransa’da hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestoların ardından birçok kentte polis şiddeti devam ediyor. Başkent Paris’te Pazar gecesi çatışmalar yeniden alevlenirken çok sayıda mağaza hedef alındı. Paris polisi, gece boyunca toplam 117 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Châtelet-Les Halles bölgesinde küresel zincir şirketlerin mağazalarını hedef alan eylemciler polis karşıtı sloganlar eşliğinde halkı günlerdir darp eden polislerle mücadele etti.
Cumartesi günü ülke genelinde düzenlenen protestolara polislerin kapsamlı saldırısı sonucu çok sayıda Fransa yurttaşı yaralandı.
Bir gönüllü sağlıkçı polisin cop ve biber gazı saldırılarının ardından yere kapaklandı; çok sayıda polisin yerde kalan sağlıkçıyı defalarca tekmelediği görüntüler dijital medyada görüntülere yansırken DW gibi ana akım haber kanalları bu katliamı haber yapmadı.
Neoliberal politikaların içini boşalttığı kamunun binaları eylemcilere teslim
Görevden af talebi Macron tarafından reddedilen İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, gösterilere ülke genelinde 550 bin kişinin katıldığını, bunların 110 bininin Paris’te bulunduğunu açıkladı. Eylem örgütleyicilerinin açıkladığı katılımcı sayısı ise 800 bin.
Kitleselleşen eylemlerde eylemciler, Bordeaux’da valinin resmi konutunu tahrip ederken, Lille ve Marsilya’da da belediye binalarının kapılarını kırarak içeri girdi. Paris Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire, yıkımın boyutunun çok büyük olduğunu belirterek yönetimin halka teslim olduğunu itiraf etmiş oldu.
Polis şiddeti tırmandı
Protestolar sırasında polislerin saldırıları ve yürüttüğü halk düşmanlığı pratikleri giderek tırmandı. Saint-Étienne’de bir göstericinin eli, polisin attığı ve kullanımı yasak olan bir ses bombasının patlaması sonucu elini kaybettiği bildirildi. Mulhouse Savcılığı ise hayat pahalılığına karşı düzenlenen eylemler sırasında yaralanan ve bir gözünü kaybeden bir genç kadınla ilgili soruşturma başlattı.
Gönüllü sağlık görevlisinin ölümü iddiası
Protestolar sırasında yaralıları yerinde gönüllü olarak tedavi etmek için gelen bir sağlık görevlisinin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğü ve hiçbir medya kuruluşunun bu olayı duyurmadığı yönünde dijital medyadan videolar paylaşıldı. DW gibi ana akım medya kanallarının haberlerinde bu iddia yer bulmazken, Fransa’da eylemlerin başladığı günden bu yana Batı medyasının eylem ve eylemcilerin meşru eylemlerini gayrimeşru gösterme ve devletin verdiği çarpıtmalı ve güvenilmez bilgileri esas almaları dikkatlerden kaçmadı.
Macron’dan beceriksizliğin itirafı
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, yaşanan olayların ardından güvenlik önlemlerindeki eksiklikleri kabul etti. Elysee Sarayı’ndan yaptığı açıklamada Macron, olayların önceden öngörülmesi ve istihbarat alanlarında yaşanan aksaklıkları itiraf etti. Macron, sokak çatışmalarını önlemek amacıyla polislerin yeni yöntemler geliştirmesini talep etti. Cumhurbaşkanı, pazar akşamı yaptığı açıklamada yaşananlar karşısında öfke ve utanç duyduğunu ifade ederken halkın taleplerine yönelik somut bir yol haritası da sunmadı. Elysee Sarayı, Macron’un İçişleri Bakanı Laurent Nuñez’in görevden affını reddettiğini de duyurdu. Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, protestolar sırasında Fransız polisinin bazı kentlerde kontrolü kaybettiğini de itiraf etti.
Sendikalar ve Sarı Yelekliler iktidarın çatlaklarına vurmaya devam ediyor
Fransa’nın önde gelen işçi konfederasyonlarından CGT’’nin Genel Sekreteri Sophie Binet, Macron’un açıklamalarını eleştirerek Cumhurbaşkanı’nın ülkede yaşananları anlamadığını söyledi. Sophie Binet, Macron’un konuşmasında hayat pahalılığı, gençlerin talepleri, kamu hizmetlerindeki gerileme ve işten çıkarmalara ilişkin somut bir çözüm sunmadığını belirtti.
Macron’un talepleri görmezden gelen ve polislere “yeni yöntemler” öneren halk düşmanı konuşması dikkat çekti. Yaşananların Macron’un on yıllık politikalarının sonucu olduğunu savunan Sophie Binet, Cumhurbaşkanı’nın krizden çıkış için gerekli adımları atmadığını söylerken, Sarı Yelekliler hareketinin temsilcileri de Macron’un açıklamalarını “boş bir konuşma” olarak nitelendirdi. Temsilciler, farklı toplumsal kesimlerin katılımıyla bir heyet oluşturmak istediklerini ve Elysee Sarayı’nda iktidarla görüşmeyi talep ettiklerini duyurdu.
5 Kasım’da süresiz grev
Sarı Yelekliler’in bir diğer çağrısı ise lojistik sektörü işçilerinin blokaj eylemleri ve grevlerini sürdürmesine ve 5 Kasım için planlanan sektörler arası grevin genel ve süresiz grevin başlangıcı haline getirilmesine yönelik çağrı yaptı.
DIŞ HABERLER









