Dengbêjlik geleneğine henüz çocuk yaşlarda gönül veren genç dengbêjler Berken Zer ve Abuzer Toplu, Kürt kültüründe önemli yer tutan bu geleneğin yaşatılması için herkesin elini taşın altına koyması gerektiği çağrısında bulundu
Kürt sözlü edebiyatının temelini oluşturan ve anlatıya dayalı olan dengbêjlik geleneği, Kürdistan’ın tarihi olaylarının nesilden nesile taşınmasına vesile oldu. Sözün ahenkle icra edilmesini sağlayan kişi olan dengbêjler ise, durakları olan kent, köy ve evlere tarihi taşıdı.
Serhat Bölgesi’nde hala sürdürülen geleneği çocuk yaşlarda öğrenen genç dengbêjler,23 yaşındaki Berken Zer ve 22 yaşındaki Abuzer Toplu, kültürün yok olmaması için çağrıda bulundu.
‘Ailemden gördüm’
Mûş merkeze bağlı Kizilxeç köyünde dünyaya gelen Abuzer Toplu, çocukluğundan bu yana müzikle uğraştığını ancak ilgisinin artmasıyla tercihinin dengbêjliten yana olduğunu söyledi. Abuzer Toplu, şunları söyledi:
“Dengbêjî güzel geliyor ve her kilam bizim için bir ders niteliği taşıyordu. Köyümde öğrendim bunu. Ailede de dengbêjler vardı. Onlara bakarak öğrendim. Çobanlık yaparken kilamlar söyledim. Küçüklüğümden bu yana da hep dengbêjlik yaptım.”
‘Birbirimize destek olmalıyız’
Amed ve Mûş gibi pek çok kente etkinliklere katılan Abuzer Toplu, yaşadığı ekonomik sorunlar nedeniyle daha çok düğün sanatçılığı yapmak zorunda kaldığını dile getirdi. Abuzer Toplu, şu ifadeleri kullandı:
“Yıllarca dengbêj kültürünün yaşatılmasına dair ciddi bir çalışma yoktu. Ancak son süreçte yapılan çalışmalarla gelecekte yeşerecek tohumlar atıldığını görüyoruz. Biz de üzerimize düşeni yapacağız. Bu kültür yaşasın istiyoruz. Eskiden kamera, televizyon yoktu. Dengbêjler evlere, köylere bilgi getirirdi. Biz de onlar kadar olmasak da onların yolunda yürüyecek ilhamını taşıyoruz. Sadece bir elle alkış tutamayız. Bu kültürün korunması için birbirimize destek vermemiz gerekiyor. Dengbêjliğe gönül vermiş gençlerin önünün açılması ve herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor.”
Ninniden dengbêjliğe
Mûş’ta doğup büyüyen Berken Zer de, henüz çocuk yaşlarda dengbêjlik yapmaya başladığını dile getirdi. Bu kültüre sahip çıkılmasının Kürt ve Kürdistan tarihine sahip çıkılması anlamına geldiğine dikkati çeken Berken Zer, “Annelerin ninnileri önce benim ilgimi çekmişti. Onlardan yola çıktım ve dengbêjliğe doğru yol aldım. Dengbêj olarak toplum içerisinde bir yer edinebiliyoruz. Bunun kıymeti ve karşılığı var” diye belirtti.
‘Dengbêj evi kurulmalı’
Mûş Belediyesi’nin dengbêj kültürüne dair yaptığı etkinliklere değinen Berken Zer, şöyle devam etti:
“Bu kültürün yaşatılması için diğer belediyelerin de aynı tutumda olması gerekiyor. Pek çok dengbêj, ekonomik sorun ve sıkıntılar yaşıyor. Bu anlamda ekonomik sorunların önünün alınmasını istiyoruz. Böyle olursa bu kültürün de önü açılır. Çünkü ekonomik sorunlar yaşayan insanlar, bu kültürü bırakarak düğünlerde şarkı söylemeye başlıyor ve kültüründen uzaklaşıyor. Belediyenin önümüzdeki dönemde Dengbêj Evi kurma projesi var. Bu olursa çok güzel olur. Umarım diğer şehirlerde de akademi kurulur. Sadece Dengbêj Evleri’yle de kalınmamalı akademi de kurulmalıdır. Bu kültüre sahip cihandaki yegane halk Kürt halkıdır. Bunu bilmek ve bu kültürü ona göre yaşatmak için çabalamak gerekiyor.”
Haber: Ceylan Şahinli / MA









