Mêrdîn’deki Girêsor Mahallesi’nin kullandığı son meranın GES projesine açılmasına karşı çıkan köylüler, ‘Meramız giderse hayvanlarımızı satıp köyü terk etmek zorunda kalacağız’ dedi
Mêrdîn’in Şemrex (Mazıdağı) ilçesine bağlı kırsal Girêsor Mahallesi’nde Safe Enerji Anonim Şirketi tarafından yapılmak istenen güneş enerjisi santrali (GES) projesine karşı mahalle sakinleri tepkili. Proje kapsamında çalışmaları başlatmak isteyen şirket, jandarma eşliğinde iş makineleriyle bölgeye geldi. Bunun üzerine köylüler, araçların önünü keserek proje alanına geçişlere izin vermedi.
Hemen hemen 4 yıldır projeye karşı mücadele eden Girêsor sakinleri, GES projesinin ilk etabının 270 dönüm, tamamının ise bin 200 dönümlük alanı kapsayacağını belirtti. Yaklaşık bin 800 kişinin yaşadığı mahallede 6 bin 500 küçükbaş ve bin 500 büyükbaş hayvan bulunurken, projenin planlandığı bölge Girêsor’un ortak kullanımındaki son mera üzerinde.
Girêsor sakinleri, bir taraftan Eti Bakır’ın maden faaliyetleri, diğer taraftan demiryolu nedeniyle yaşam ve tarım alanlarının yıllar içerisinde daraldığını, GES projesinin hayata geçirilmesi durumunda ise hayvancılığı sürdürebilecekleri hiçbir alanın kalmayacağını belirtti.
Köylüler, son geçim alanlarının GES projesine verilmesinin, köyden göçe zorlanmalarıyla aynı anlama geldiğini ve GES projesinin iptal edilmesini talep etti.
Mütteahhitlere peşkeş çekiliyor
1984 yılında Girêsor’da muhtar seçildiğini belirten Mahmut Denli, devletin 1986 yılında dayatması ile koruculuk yapmak zorunda kaldıklarını hatırlattı. Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen müteahhitlere topraklarının peşkeş çekildiğini söyleyen Mahmut Denli, sözlerine şöyle devam etti:
“Biz yıllardır bu topraklarda yaşadık. Ancak şimdi gelip ‘burası meradır’ diyerek toprağımızı bizden almak istiyorlar. Biz de bu ülkenin vatandaşı değil miyiz? Köyün tek geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Projenin yapılacağı yerde hayvanlarımızı otlattığımız tek meradır.”
‘Zaten Eti Bakır’ın tozu, dumanı üzerimize geliyor’
Mahmut Denli, Girêsor’un dağlık bir arazi olduğunu, tarım yapılabilecek geniş arazilerin olmadığını ve projeyle birlikte halkın durumunu şöyle anlattı:
“Şimdi bu hayvanları nerede otlatacağız? Buraya gelip güneş enerjisi santrali kurduklarında hayvanlarımızı satmak zorunda kalacağız. Benim yaklaşık 10 dönümümü, kardeşlerimle beraber 30-35 dönümümüzü istimlak etmişler. Diğer köylülerimizin de aynı durumu var. En büyük geçim kaynağımız hayvancılıktır. Eğer buraları da elimizden alırlarsa hayvanlarımızı satıp bu köyden gitmek zorunda kalacağız. Köyün bir tarafı kayalık diğer tarafı Eti Bakır’ın maden sahası olarak kullanılıyor. Elimizde sadece bu meramız kalmış. Hayvanlarımızı 6 ay boyunca orada otlatıyoruz. Zaten Eti Bakır’ın tozu, dumanı üzerimize geliyor. Yaşantımız adeta ölmüş. Buna dahi ses çıkarmadık. Sadece ‘Meramızı elimizde bırakın, onu almayın’ diyoruz. Ancak şimdi gelip onu da elimizden almak istiyorlar. Ölsek de buna izin vermeyiz.”
Hayvanlarımızı nasıl besleyeceğiz?
Mahalle sakinlerinden Mehmet Doğan ise yıllardır yaşadıkları ve ekip biçtikleri toprakların bugün ellerinden alınmak istendiğini ifade etti:
“Bu topraklarda yıllardır biz yaşıyoruz. Bu toprakları yıllardır biz ekip biçiyoruz. Biz toprağımızın alınmasını istemiyoruz. Çoluk çocuk hepimizi ezseler de buna izin vermeyeceğiz. Zaten maden faaliyetleri yüzünden yaşam alanlarımızı daraltmışlar. Etrafımızı sarmışlar. 900 dönüm düzlük alanımız vardı, Eti Bakır gelip bunların hepsini aldı. Bundan sonra dağlık bir alanımız kaldı, orada hayvanımızı otlatıyoruz. Şimdi de gelip güneş enerjisi kuracağız diyerek onu elimizden almak istiyorlar. Köyümüzde 200 hane var ve 150 hanenin hayvanı bulunuyor. Bu hayvanlar o merada otluyor. Mera da elimizden giderse ne yapacağız? Hayvanlarımızı nasıl besleyeceğiz.”
Şirket jandarma ile birlikte gözdağı veriyor
Girêsor Mahalle Muhtarı Cebrail Esen, GES projesine karşı 4 yıldır mücadele ettiklerini söyledi. Daha önce üç farklı müteahhitin bölgeye geldiğini, şimdi başka bir şirketin projeyi hayata geçirmek istediğini aktardı. Cebrail Esen, projenin üç aşamadan oluştuğunu, proje detaylarını ve mücadelenin durumunu aktardı:
“İlk etapta 270 dönüme panel kurulacak. Ancak proje tamamlandığında bin 200 dönümlük alana panel kurulmuş olacak. Bu durumda hiçbir şekilde meramız kalmıyor. Oysa biz projenin iptali için daha önce Valilik, kaymakamlık, belediye ve bakanlık gibi birçok yere dilekçe yazdık. Ancak bu dilekçelerimize bir kez olsun ne olumlu ne de olumsuz cevap verildi.”
Cebrail Esen, geçen hafta iş makinelerinin bölgeye getirildiğini, üç iş makinesinin halen karakol bahçesinde bulunduğunu söyledi. Şirket yetkilisinin kendilerine projenin “ne olursa olsun” yapılacağını jandarmanın yanında söylediğini aktaran Esen, bunu tehdit olarak algıladıklarını ifade etti.
‘Biz göç edip şehirlere yerleşirsek bu yaştan sonra ne yapacağız?’
Cebrail Esen, köyde yeşil alan olarak sadece meranın kaldığını, GES projesinin hayata geçirilmesi halinde de köyde yaşamlarını sürdüremeyeceklerini şöyle belirtti:
“Köyümüzde bir tane ağaç, yeşillik kalmamış. Elimizde kalan sadece bu meramızdır. Ancak şimdi buraya panel yapmak istiyorlar. Bunu yaparak adeta bizi göçe zorluyorlar, köyümüzden bizi çıkarmaya çalışıyorlar. Bizim tek yaşam kaynağımız hayvancılık ve tarımdır. Biz göç edip şehirlere yerleşirsek bu yaştan sonra ne yapacağız? Ne iş biliyoruz? Sokaklara düşüp aç kalacağız.”
‘Biz yüz yıllardır buradayız. Şimdi gelip bizi köyümüzden çıkarmak istiyorlar.’
Mahalle sakinlerinden Celal Kaya ise köyün topraklarının önemli bölümünün maden faaliyetleri nedeniyle ellerinden çıktığını belirterek tepkilerini şöyle dile getirdi:
“Biz yüz yıllardır buradayız. Şimdi gelip bizi köyümüzden çıkarmak istiyorlar. Bir köylünün toprağı ve hayvanı olmazsa o köylü ne yapacak? Göç etmekten başka çaresi kalır mı? Köylünün hayvanı ve toprağı olması gerekir. Ancak bunu elimizden almak istiyorlar. Biz ölsek de vazgeçmeyeceğiz. Topraklarımızı vermeyeceğiz.”
Kaynak: MA









