İstanbul ve Ankara’da hasta tutsaklara dair yapılan açıklamalarda Mehmet Elçe ve Burhan Adsız’ın tahliye edilmeleri çağrısı yapıldı
İstanbul ve Ankara’da hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için açıklama yapıldı.
Ankara
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çektikleri eylemlerin 616’ncı haftasında Sakarya caddesinde bir araya geldi. Cezaevlerinde sağlık hakkının sistematik biçimde ihlal edildiği belirtilen açıklamada bu hafta, Elazığ R Tipi Cezaevi’ndeki yüzde 93 engelli 61 yaşındaki hasta tutsak Mehmet Elçe’nin durumuna dikkat çekildi. Açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi yöneticilerinden Aslı Saraç okudu.
Aslı Saraç, 2016’da tutuklanan Elçe’nin cezaevinde bulunduğu süreçte mide kanserine yakalandığını, geçirdiği ameliyat sonrasında da midesinin yerine bağırsağı kullanılarak sindirim sisteminin yeniden yapılandırıldığını belirtti. Mide hastalığının yanı sıra Elç’nin diyabet, hipertansiyon ve işitme kaybı gibi hastalıkları da bulunduğunu aktaran Aslı Saraç, “Elçe iki kez koroner anjiyo geçirmiş, felç geçirmiş ve beynindeki damarlardan birinde tıkanıklık meydana gelmiştir. Elçe, sağlık sorunları nedeniyle günlük yaşam faaliyetlerini tek başına yerine getirmekte ciddi güçlük yaşamaktadır. Yürümekte zorlandığı, tekerlekli sandalye kullandığı ve temel kişisel ihtiyaçlarını karşılamak için desteğe ihtiyaç duyduğu belirtilmektedir” dedi.
Rapor var, tahliye yok
Aslı Saraç, Elçe hakkında 2022 yılında cezaevinde kalamaz yönünde sağlık kurulu raporu verilmesine karşı Adli Tıp Kurumu’nun Elçe hakkında cezaevinde kalabileceği şeklinde rapor hazırlaması nedeniyle tahliyesinin engellendiğini söyledi. Aslı Saraç, “Sağlık durumu ağır olan, günlük yaşamını bağımsız biçimde sürdüremeyen ve çok sayıda kronik hastalıkla yaşam mücadelesi veren bir kişinin özgürlüğünden yoksun bırakılmaya devam edilmesi, yalnızca sağlık hakkı bakımından değil; yaşam hakkı ile insan onuruna uygun muamele yükümlülüğü açısından da değerlendirilmesi gereken ağır bir insan hakları sorunudur. Elçe tahliye edilmelidir” dedi.
İstanbul
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutsakların durumlarına ilişkin düzenlenen “F Oturması” eyleminin 744’üncüsünü dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde, Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutsak Burhan Adsız’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. Çok sayıda kişinin katıldığı eylemde, “Hasta tutsak Burhan Adsız serbest bırakılsın” pankartı açılırken, “Tedavi haktır engellenemez”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” sloganları atıldı. Eylemde basın metnini İHD üyesi Mukaddes Şamiloğlu okudu.
Adsız’ın yüzde 95 engelli olduğunu vurgulayan Mukaddes Şamiloğlu, “Yüzde 95 engelli raporu bulunan 46 yaşındaki Burhan Adsız; İleri derece Siroz hastası olup, Siroz hastalığına uygun beslenme ve bakım sağlanmadığı için sık sık mide kanaması geçirmekte, vücudunda gelişen yaygın ödem ve ağrılarla mücadele etmekte, tedavi ve bakım imkanlarına erişemediği hapishane koşullarında yaşamını sürdürmesi mümkün görünmemektedir” dedi.
‘Kaygı içerisindeyiz’
Mukaddes Şamiloğlu, Adsız’ın ağabeyinin kendilerine verdiği bilgiler aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kardeşimin tutuklanmadan önce başlayan ve iyi bir tedavi ve bakım ile kontrol altında tutulan kronik karaciğer hastalığı, hapishane koşullarında hızla ilerledi ve siroza dönüştü. Kardeşim tutuklandıktan sonra 1,5 yıl boyunca tek kişilik bir odada, tecrit altında tutuldu. Hastalığın getirmiş olduğu psikolojik yüke eklenen sosyal izolasyon, sağlığını daha da bozdu. Siroz hastalığında, beslenmede tuz ve protein alımları gibi hususların düzenlenmesi, hijyenik bir ortamda yaşaması hastalığın tedavisi açısından hayati önem taşıyor.
Pek çok kez mide kanaması geçirdi, rahatsızlığı ilerledi ve çok defa şikâyet etmesine rağmen bir sonuç elde edilemedi. Hastane raporunda, en az üç ayda bir doktor kontrolüne götürmeleri gerektiği yazıyor ama yaklaşık dört aydır doktor kontrolüne götürmediler. Son durumda, ağrılarının olduğunu, karnının ve başka bazı organlarının şiştiğini söyledi. Zaten kendisine baktığınızda vücudunun şiştiğini açık bir şekilde görebilirsiniz. Biz aile olarak kaygı içindeyiz. Kardeşim artık öz bakımını yapabilecek durumda değil. Bakıma muhtaç, temiz, hijyen açısından donanımlı bir ortamda yaşaması lazım. Ama hapishane ortamı bir siroz hastası için ne kadar elverişli olabilir? İsteğimiz, hastalığı daha fazla ilerlemeden, henüz tedavi şansı varken serbest bırakılması ve tedavisine başlanmasıdır.”
Kaynak: MA









