• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Temmuz 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Her şey çok zor olacak-Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
11 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Demokratik bir ülkede seçimle gelen bir parti iktidarı için esas olan siyasal ve toplumsal meşruiyettir. Halkın desteğini kaybettiği zaman iktidarı başkalarına devretmesi bir tür nöbet değişimidir. İktidarı bırakmamak için bazı yasal boşluklardan yararlanarak kendisini tahkim etmeye çalışması, yasal ve barışçıl direniş olanaklarını kısıtlaması, yeni iktidar alternatifleri ortaya çıkarır ve değişim kaçınılmaz hale gelir.

Bir ülkede periyodik olarak seçimlerin yapılıyor olması, demokrasinin geçerli olduğu anlamına gelmez. Demokrasinin ilerisi gerisi, milliyetçisi ve laiki olmaz. Demokrasi bir ülkede ya vardır ya da yoktur. Sadece biçimsel olmayan demokrasilerde anayasal demokratik hak ve özgürlükler ayrımsız olarak kullanılabilir. Biçimsel ve gerçek olmayan demokrasilerde bu haklar sadece kağıt üzerinde vardır.

Biçimsel demokrasilerde herkes eşitmiş gibi kullanılan bir rejim aracına dönüşür. Devlet iktidarını elinde tutanlar fiilen olağanüstü rejim standartlarını uygulayarak otoriter rejimi ikame eder. Her türlü örgütlenme yasaklanır, toplantılar baskılanır, temel hak ve özgürlükler sınırlandırılır, protestolar susturulur. Aydınlar, yazarlar, gazeteciler, sanatçılar, akademisyenler, öğrenciler, milletvekilleri, meslek örgütü yöneticileri ceza davaları yoluyla cezaevlerine doldurulur. Cezalandırma tehdidi biçimsel demokrasinin en kanuni yolunu oluşturur. Yargı ve mahkûmiyetler, korkuyu ve suskunluğu çoğaltır.

Biçimsel demokrasilerde kitleler korku ve tehditle yönlendirilmeye çalışıldığı için, sınıf ve kitle hareketinden kopuk, onların taleplerini dikkate almayan ve toplumu değiştirmeyi/dönüştürmeye hedeflemeyen bir demokrasi mücadelesi olmaz. Nasıl ki, kitlelerin bilinç ve örgütlenme düzeyi olgunlaşmadan bir devrim olamazsa, sınıf ve kitlelerin özgürlük ve eşitlik talebi onlar mücadeleye katılmaksızın gerçekleşemez. Bu nedenle sınıf mücadelesi içerisinde her zaman “neyi nasıl ve ne için” yaptığınızı bilince çıkarmadan demokrasi için attığınız adımlar hüsranla sonuçlanır.

7 Haziran 2015 AKP’nin iktidarını kaybettikten sonraki 4 yıllık süreçte yapılan her seçim şaibeli olmuştur. Mühürsüz zarfların geçerli sayılmasından daha sandıklar kapatılmadan seçim sonuçlarının ilan edilmesine, sahte seçmen yazımından seçmen kütüklerinin taşınmasına, sandıklarda geçici görevli kolluk kuvvetlerinin oy kullanmalarına ve birçoğu kendi kararlarıyla bile çelişen YSK’nin iktidarın çıkarları doğrultusunda kararlar almasına kadar, seçim sonuçlarını etkileyecek düzeyde hukuksuzluklar yapılmıştır.

İstanbul’u kaybedecek bir sonuç beklemeyen AKP’nin uyduruk gerekçelerle seçimi iptal ettirmesi, yeniden seçimi kazanma çabasına yönelik bir hamledir. Erdoğan’ın “İstanbul’u alan Türkiye’yi alır” demesi, işi sansa bırakmayacağı ve “Minareyi çalan kılıfını da hazırlar” misali, her türlü yöntemi kullanarak seçimi kazanmaya çalışacağı anlamına geliyor. Bu bakımdan yenilenen seçim bir İstanbul referandumu olacak ve İmamoğlu Erdoğan’la yarışacaktır.

YSK’nin İmamoğlu’nun mazbatasının iptal etmesi ve ardından İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Valisi’nin kayyum olarak atanması, Bahçeli’nin İstanbul’a karargâh kuracağını açıklaması ve Erdoğan’ın seçimi kazanmak için seferberlik ilan etmesi bu seçime verilen önemi gösteriyor. Çünkü seçimlerin normal koşullarda yapılması ve İstanbul’un ikinci kez kaybedilmesi AKP ve Erdoğan için beka sorunu yaratacak düzeyde risk içeriyor.

AKP’nin 23 Haziran’da İstanbul’da neler yapacağını kestirmek zor değil. Gene şeytanın aklına gelmeyen tarzda yeni hukuksuz yöntemler bulacak ve uygulayacaktır. İlk akla gelen 7 Haziran-1 Kasım 2015 sürecine benzer bir durumun yaşanmasıdır. İkincisi, bazı Kürt illeri ve ilçelerinde olduğu gibi “Şırnak modeli” diyebileceğimiz yöntemi, yani “142 görev belgesi” ile 100-200 bin kolluk kuvvetinin oy kullanmasıdır. Üçüncüsü, İstanbul’daki Kürt seçmenlerin kazanılmasına yönelik olarak bazı siyasal adımları atmasıdır. Dördüncüsü, YSK kanalıyla yeni seçmen kaydı ve kaydırması yapmasıdır. Beşincisi, seçimi kaybetme ihtimali durumunda provokasyonlar yoluyla güvenlik sorunu yaratarak seçimin yeniden iptal edilmesi veya ertelenmesidir.

Sonuç olarak bu seçimde her şeye hazırlıklı olunmalı. Sanıldığı gibi her şey güzel olmayacak, her şey çok zor olacak.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Neden KESK?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında KESK, darbe gerekçesiyle ilan edilen OHAL döneminde çıkarılan KHK’lar ve Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla...

Beş bin liralık canımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Erdoğan NATO için askeri harcamaları yüzde ikiden yüzde beşe çıkaracağını açıkladı. Bunun maliyeti 80 milyar dolar oluyor. NATO bile 2035’kadar...

Yeni Parti ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler...

Akademide kırım

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip eden süreçte siyaset kurumunun ve rejimin yeniden yapılandırılması bağlamında ağırlıklı olarak...

Alevi hakikat mücadelesi ve ‘Gösteri Toplumu’na karşı direniş (2)

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

Alevi inancında ritüellerin en önemli özelliği " Hak için olsun seyir için olmasın"  ilkesidir. Bu ilkenin amacı bireysel egoların yok...

Kolektif halk ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın...

Sonraki Haber

Akkuyu’daki çatlak mı yoksa kafalardaki çatlak mı daha büyük?-Yusuf Gürsucu

SON HABERLER

Demokratik bir eşik: Entegrasyon I

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Çewlîg’in nefesini kesiyorlar

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Tünele girmeden önceki son ışık

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Toprağı katledenler tarımı fabrikaya taşıyor!

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Tepeden tırnağa bir örtbas düzeni

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Neden KESK?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Kanîreş Festivali konserle sona erdi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır