AİHM’in Umut Hakkı’na yönelik ihlal kararına dair AK BK’ye başvuruculardan olan İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, ‘Umut Hakkı’ temel bir insan hakkı olduğunu ve pazarlık konusu yapılamayacağını söyledi
Hak ve hukuk örgütleri ile 10 baro, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) “umut hakkı”na yönelik verdiği ihlal kararının yerine getirilmesi için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne (AK BK) yeni bir bildirimde bulundu. Konseyin bugün başlayacak toplantısı öncesinde yapılan bildirimde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile tutsaklar Hayati Kaytan, Emin Gurban ve Civan Boltan’a dair kararlar hatırlatıldı. Buna dair etkin bir sürecin yürütülmesi istendi.
Bildirimde bulunan kurumlardan biri olan İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, konuya dair değerlendirmelerde bulundu. AİHM’in ihlal kararının 2014 yılından bu yana uygulanmadığına dikkati çeken Cihan Aydın, bu hakkın hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamayacağını vurguladı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin yaklaşımını da eleştiren Cihan Aydın, sürecin siyasi gerekçelerle uzatıldığını kaydetti.
‘Kararların uygulanabilirliği konusunda ilerleme yok’
Cihan Aydın, “Umut hakkı temel bir insan hakkıdır. Aradan 12 yıla yakın zaman geçti. Bugüne kadar bu kararların uygulanabilirliği konusunda herhangi bir ilerleme yok. Belli periyotlarla en az yılda bir kez olmak üzere bu davalarda bu kararların yerine getirip getirilmediği konusunda ilgili hükümetten bilgi isteniyor. Bu mahkeme kararlarının yerine getirilmesi ve gereğinin yapılmasını istiyoruz” dedi.
‘Umut Hakkı, konusundaki yaklaşımımız temel insan hakkı olmasıdır’
Komitenin bir önceki (Eylül/2025) kararında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne atıfta bulunmasını hatırlatan Cihan Aydın, “Bizim ‘umut hakkı’ konusundaki yaklaşımımız temel insan hakkı olmasıdır. Nasıl ki işkenceyi, yaşam hakkını ya da başka temel hakları pazarlık konusu etmemeniz gerekiyorsa, bu da bir temel insan hakkıdır. Bu hakkı da pazarlık konusu edemezsiniz” diye konuştu.
‘Bakanlar Komitesi gereğini yapmıyor’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesi ve başarıya ulaşabilmesi için AİHM kararlarının mutlak suretle uygulanması gerektiğini belirten Cihan Aydın, şunları söyledi:
“Zaten 12 yıldır hükümet bir oyalama politikası izliyor. Her seferinde bahaneler öne sürerek ya da ‘çalışmalar yapıyoruz’ diyerek Bakanlar Komitesi’ni bu şekilde oyalıyor. Bakanlar Komitesi de doğrusu söylemek lazımsa gereğini yapmıyor. Komitenin yapacağı iş sadece bir yıllık bir denetim ve bunun sonucu yine izleme prosedürünü sürdürmek değildir.”
‘Konjonktür sadece Türkiye açısından değişmiyor’
Cihan Aydın, komitenin daha önce birçok davada kararları AİHM’e geri gönderdiğine işaret ederek, “Örneğin Kavala dosyasında, Demirtaş dosyasında bunu yaptı. Komite bu kararın uygulanmadığını söylüyor ve mahkeme yeni bir karar verebiliyor. Bunun peşi sıra konsey üyeliğinden çıkarılmaya kadar bir dizi yaptırımı var. Ancak tamamen politik sebeplerle hem hükümet tarafından hem de Bakanlar Komitesi tarafından zamana yayıldığını söylemek mümkün. Süreç arafta kaldığı sürece, muhtemel yol kazalarına ve provokasyonlarına da açık hale geliyor. Sonuçta Ortadoğu’da konjonktür sürekli değişiyor. Bu konjonktür sadece Türkiye açısından değişmiyor. Bölgenin diğer aktörleri açısından da bu konjonktür değişiyor” diye kaydetti.
‘Aynı kaygıyı hükümet bloğunun da duyması gerek’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin tarihi bir eşik ve fırsat olduğunun altını çizen Cihan Aydın, “Bu tarihi fırsatın siyasal tartışmalara ya da siyasal ikbal meselelerine konu edilmemesi gerektiğini vurguluyoruz. 40 yıldır devam eden çatışma sürecinde binlerce kişi yaşamını yitirdi. Biz insan hakları örgütleri olarak, bunun tekrarlanma riskinin aklımızın kıyısından bile geçirmek istemiyoruz. Ama aynı kaygıyı hükümet bloğunun da duyması gerekiyor. Hatta daha güçlü bir şekilde bu kaygıyı duyması lazım” dedi.
Haber: Sema Bingöl \ MA









