• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

İlerlemek-Aytuna Tosunoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Ayağını sağlam bir çıkıntıya dayayarak adım atma çabası içindeydi. Hemen solunda yaklaşık üç yüz metre derinliğinde bir yar, sağında neredeyse bir duvar dikliğinde ve kaygan kayalar yer alıyordu. Arada bir bıçak keskinliğinde kaya katmanları… Ne kendisinin ne de beraberindeki üç kişinin kıyafeti kesinlikle bu iş için uygun değildi. Ayakkabısının burun kısmı açılmaya yüz tutmuştu. Kaya üzerinde yanlamasına adım atmaya çalışırken baş parmağının acısını duymuyordu. Arada beraberindekileri yüreklendirmek için bir-iki cümle kursa da nefes nefeseydi.

Yukarıya doğru tırmandıkça oksijen miktarı giderek düştü. Ciğerlere çekecek yeteri kadar hava olmadığı hissi… Yeteri kadar oksijen yoksa, yorgunluk artar. Vücudun yakıtı kesiliyor, çünkü. Kaya çıkıntılarına tutunarak, basarak bir saatte birkaç metre yol alıyorlardı. Uygun ekipman ve kıyafet olmadığı için bir hayli tehlikeli bir tırmanıştı, bu.

Tarih 23 Haziran 1802’ydi. Yaklaşık 6400 metre yüksekliğe varan And Dağları’nda bir yerde, kimsenin ayak basmadığı, sönmüş bir yanardağa, Chimborazo’ya ulaşmaya çalışıyorlardı. Çünkü o zamanlar bu yanardağın dünyadaki en yüksek dağ olduğuna inanılıyordu.

Neredeyse donma tehlikesi geçirecek bu ekibin başındaki adamın adı Alexander von Humboldt idi. Otuz iki yaşındaydı. Bilimsel gözleme kafayı fena halde takmış olan bu adam her ilerleyişinde yeni bir şey görüyor, küçük defterini çıkartıyor, gördüğünün küçük bir resmini çiziyor, yanına notlarını alıyordu. Parmakları giderek uyuştuğu için kalemi tutması giderek daha zorlaşıyordu. O parmaklarla araç gereçlerini koyduğu ve beline bağladığı çantasından gereçlerini el yordamıyla arıyor, onları yükseklik, yer çekimi ve nemi ölçmek için dar çıkıntıların üzerine tehlikeli bir şekilde kuruyordu. Ölçülen her şeyi yine not defterine kaydediyordu.

5400 metre yükseklikte iri bir kaya parçasına yapışmış son bir küçücük yosun parçası gördü. Not etti. Bu noktadan itibaren organik yaşamın tüm işaretleri ortadan kayboldu. Çünkü bu yükseklikte herhangi bir bitki veya böcek yaşamaz. Humboldt’un daha önceki tırmanışlarında “Belki ölür de yeriz” diye eşlik eden akbabalar bile 5400 metre sonrasına çıkmıyordu. Bunu da not etti.

Sis etrafı kaplayıp burnunun ucunu bile göremeyecek hale gelince tüm dünyanın dışına itilmiş gibi hissetti, Humboldt. Aynı anda da kapana kısılmış gibi… Birdenbire sis geçti, önlerinde masmavi bir gökyüzü ve Chimborazo’nun karlı zirvesi beliriverdi. Zirveye sadece 304 metre kalmıştı. Humboldt bulunduğu noktadan aşağıya doğru, geride kalan sisin de ötesinde dağ sıralarına ve uçsuz bucaksız görünen dünyaya baktı, farklı algıladı onu. “(…) dünyayı anlama yolumuzu etkileyen cesur, yeni bir doğa vizyonunu tasavvur ederek yeryüzünü her şeyin birbirine bağlı olduğu büyük, yaşayan bir organizma olarak gördü.”

Milattan önce altıncı yüzyılda Pisagor’un uyumlu bir dünya/evren önermek için kullandığı “kozmos” kelimesini Humboldt çeşitli bilimsel tez ve kültür dallarını birleştirmeye çalıştığı Kozmos adındaki kitap serisinde kullandı (Aslında birkaç cilt halinde kitap olması sonradır, ilk önce 1827’de halka açık dersliklerde Kozmos’u anlatmıştır). Etkileşime giren bir varlık olarak evrenin bütünsel algılanmasını teşvik eden ilk bilim insanıdır, Alexander von Humboldt. Her şeyin birbirine bağlı olduğu, yaşayan büyük organizma…

Uzun yıllar boyunca gerçekleştirdiği seyahatleri sırasında gözlemlerine dayanarak oluşturduğu verilerle 1831 yılında insan kaynaklı iklim değişikliği fenomenini ve nedenini tanımlayan ilk kişiydi de aynı zamanda.
Bunları neden yazdım?

İstanbul’da bilenler bilir. Kent merkezinden 1 saat uzakta doğal bir park alanıdır, Ballıkayalar. 21 sene önce gittiğimde tahtadan bekçi kulübesi vardı. İçindeki görevli kendisine çay demlemişti, biz de nasiplenmiştik. Kardeşimle birlikte çıkabildiğimiz kadar yükseğe, kayalıkların tepesine çıkmıştık. Aşağıya baktığımda doğanın muhteşem bir uyum içinde, birlikte yaşayan bir harikalar kümesi olduğunu duyumsamıştım. Humboldt gibi…

Şimdilerde Ballıkayalar’ın yanından geçen yeni bir Gebze-İstanbul otobanı yapma planı varmış. Planın içinde on yedi bin ağacın kesilmesi de yer alıyormuş.
Pisagor’un uyumlu bir dünya önermesi içinde insan yer alıyordu. Humboldt’un Kozmos’unda insan ne kadar yer alıyordu, bilmiyorum.
Kozmos bizsiz güvende diyebiliriz ama, değil mi?

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Artık biraz gülebiliriz: Elbette düşünerek

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Çerçeve yasanın gündeme geldiği günden beri bu köşedeki yazılarımda “maddelerin” değil, “mutabakatın” esas olduğunu sürekli vurguladım. Altında İmralı’dan Kandil’e, Kongre...

Yasa, barış ve siyasetin potansiyeli

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

TBMM’ye yaklaşık 360 milletvekilinin imzasıyla sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde...

Mülteci krizi mi, jeopolitik çatışma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Avrupa’daki burjuva basını salyalarını dökerek, geldikleri kadar hızlı ve beklenmedik şekilde geri dönen Faslıları manşetlere taşımaya devam ediyor. Muhafazakarı, sosyal...

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Türkiye’de Kürt sorunu etrafında yürütülen tartışmalar, tarihsel süreç boyunca dönemsel iklim değişikliklerine, siyasi retoriklere ve geçici yumuşama adımlarına sıklıkla sahne...

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tarih, kimi zaman uzun dönemlerin biriktirdiği çelişkilerin kısa zaman dilimlerinde açığa çıktığı eşiklerden ilerler. Gelinen her eşik aynı zamanda tarihsel...

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Burada ısrarla, kooperatifler, komünler ile ilgili şeyler yazdığımda bazı arkadaşlar, nedense bunu sadece mesela tarıma ilişkin gibi şey gibi görüyor...

Sonraki Haber

İktidar yavuz hırsız misali

SON HABERLER

Artık biraz gülebiliriz: Elbette düşünerek

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Yasa, barış ve siyasetin potansiyeli

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Mülteci krizi mi, jeopolitik çatışma mı?

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Flamingolardan ayılara: Drone baskısı büyüyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

İBB Davası’nda tahliye kararı çıkmadı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Husiler Yemen askerine saldırdı: Ölü sayısı 38’e yükseldi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

İzmir Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında 2 kişi tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır