Amed Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 2’nci Kadın, Emek ve Kültür-Sanat Buluşması’nda emekleri görünür kılınan kadınlar, dayanışma ve üretim ağlarını güçlendiriyor
Amed Büyükşehir Belediyesi Kadın Politikaları Dairesi Başkanlığı tarafından sivil toplum kuruluşları, ilçe belediyeleri ve kooperatiflerinin katılımıyla 2-3 Mayıs tarihlerinde Şêx Seîd Meydanı’nda “2’nci Amed Kadın, Emek ve Kültür-Sanat Buluşması” düzenlendi. Etkinlikte ev emekçisi kadınlar, kadın odaklı sivil toplum kuruluşları, sendikalı kadınlar, kadın örgütleri ile kültür-sanat alanında çalışma yürüten kadınlar bir araya geldi. Buluşma, kadınların dayanışma içinde hem ekonomik hem de sanatsal üretim alanlarında güçlenmesini, emeklerinin görünür kılınmasını ve dayanışma ağlarının büyütülmesini hedefledi.
İki gün süren programda cam boyama, geri dönüşümden üretim, soğuk seramik ve tıbbi aromatik bitkilerle krem yapımı gibi farklı alanlarda atölyeler düzenlendi. Etkinlik alanında kadın üreticileri hazırladığı ürünler stantlarda sergilenirken, katılımcılar hem üretim süreçlerini görme hem de el emeği ürünleri yakından inceleme imkanı buldu. Ayrıca kadınlar yöresel kıyafetleriyle de kendi yörelerine ait yiyeceklerini de buluşmada hazırlayarak yaptıkları yiyecekleri, giydikleri kıyafetleri-aksesuarları ve sergiledikleri ürünleri halka anlattı. Stantlarda ürünlerini sergileyen kadınlar hikâye ve amaçlarını anlattı.
‘Kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek için emek veriyorum’
Buluşmada ekmek açan, İkram Mengüç, “Belediyenin sergi için bize bu alanı sağlaması bizi çok mutlu etti. Verdikleri destekten dolayı ayrıca memnunuz. Burada birçok kadın birlikte üretim yapıyoruz ve bize sunulan imkânlar bizim için çok değerli. Gözleme yapıyoruz ve buraya gelen insanlara ikram ediyoruz. Gençliğimden bu yana çalışıyorum. Hem evimi geçindirebilmek hem de kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek için emek veriyorum” dedi.
Çocukların kendi dili ve kültüründen uzaklaşmaması için oyuncaklar
Arzu Sunay, Kürtçe isimler ve kültürel temalarla hazırlanan oyuncaklarının, çocukların kendi dili ve kültüründen kopmaması hedefiyle üretildiğini belirterek, “Amed’de 6 yıllık bir oluşumuz. Burada Nefel Kadın Kolektifi olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Belediyelerin de bu tür çalışmaları geçen yıldan itibaren başladı. Hem Büyükşehir Belediyesi hem de ilçe belediyeleri tarafından düzenlenen kadın emek ve sanat buluşmaları bizim açımızdan çok etkili oldu. Kadın emeğinin en büyük sorunlarından biri, özellikle kooperatifler açısından pazar alanı bulamamak ve görünürlük sorunudur. Bu anlamda Büyükşehir Belediyesi’ne ve ilçe belediyelerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bu etkinliklerin geleneksel hale getirilmesi de oldukça önemli. Halkla buluşabilmemiz bizim için çok değerli oldu. Amacımız, çocukların fabrikasyon oyuncaklardan uzaklaşmasını sağlamaya dönük bir sosyal yaşam projesiydi. Ekonomik sebeplerden dolayı kolektif bir yapıya dönüştük. Aynı zamanda oyuncaklarımıza kendi kültürümüzü yansıtan geleneksel kıyafetler tasarladık. İsimlerini de ana dilimiz olan Kürtçe seçtik: Gerok, Heval, Newroz, Welat. Çocukların dejenerasyona uğramaması, kendi dili ve kültüründen uzaklaşmaması adına bu çalışmayı yürütüyoruz. Arkadaşlarımız emekleriyle ürünlerini üretiyor, biz de bu ürünlerin satışını gerçekleştirmeye çalışıyoruz” diye ifade etti.
Evde üretimle geçim mücadelesi
Güler Özer de evde dekoratif mum üreterek geçimini sağladığını ifade ederek, “Mumları evde yapıyorum. Bu işi yapmamın nedeni, evimi geçindirebilmek ve kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek. Emekçi kadınlar da buraya gelerek yaptığımız ürünleri alıyor ve bize destek oluyor” diye konuştu.
Engelli ve yaşlı bireylerden üretimle görünürlük mesajı
Arife Avcı ise stantlarında engelli bireylerin ürettikleri ürünleri sergilediklerini aktararak, “Engelli ve Yaşlı Daire Başkanlığı atölyesinde çalışıyorum. Bu gördüğünüz ürünlerin tamamı, atölyemiz bünyesinde gelen öğrencilerimizin ürettiği ürünlerdir. Sergimiz satış amaçlı değildir. Biz, öğrencilerimizin yaptığı ürünleri herkes görsün diye buradayız. Burada ürettikleri ürünleri sergileyebilmeleri ve insanlara ‘Biz de varız’ diyebilmeleri çok önemli” dedi.
Sıfır atıkla dönüşüm
Büyükşehir belediyesi Sıfrı Atık Ve Geri Kazanım Şube Müdürü, Meltem Erdoğan geri dönüşüm malzemelerinin çöp değil ekonomik değeri olan kaynaklar olduğunu vurgulayarak, “Bugün burada bulunmamızın sebebi, çok önemli bir farkındalığı yurttaşlara duyurmaktır. Amacımız; geri dönüşüm malzemelerinin aslında bir çöp olmadığını, ekonomik bir değere sahip olduğunu ve dönüştürülerek farklı ürünlere çevrilebileceğini göstermektir. Cam, plastik, kâğıt ve metal gibi atıkların öncelikle evlerde değerlendirilmesi, bunun mümkün olmadığı durumlarda ise geri dönüşüm kutularına atılarak ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurgulamak için buradayız” ifadelerini kullandı.
Kadınlar özgürlük ve barış temalarını çiziyor
Güllüşah Çukur, çizdikleri tablolarda kadınların kültür, yaşam, barış ve özgürlük temalarını işlediğini belirterek, “Bu emek buluşmasında, kurslarımızda yaptığımız tabloları sergiliyor ve satışa sunuyoruz. Bu eserler, Kadın Yaşam Merkezlerimizde bulunan kadınların emeği ve sanatsal üretimiyle ortaya çıkmıştır. Tablolarımızı dayanışma içinde, birlikte sergiliyor ve birlikte satıyoruz. Burada farklı temalarda çok sayıda eser yer alıyor. Kadınlar ağırlıklı olarak kültürümüzü, kadın yaşamını, barış ve özgürlük temalarını işliyor” diye belirtti.
Bitkisel ürünlerle hem öğreniyor hem üretiyorlar
Gülcan Serici, Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kursla bitkisel ürünler alanında eğitim aldıklarını ve sirke, krem ve bitkisel yağ üretimini öğrenerek üretime başladıklarını söyleyerek, “Bitkisel ürünleri tanımak ve tarihçesini öğrenmek amacıyla, Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı kursla bu yola çıktık. Sinem Akyol hocamız bize bu alanda kapsamlı bir eğitim verdi. Bitkilerin tarihsel ve kullanım alanlarına dair bilgiler edindik. Ardından sirke ve krem yapımı başta olmak üzere birçok üretimi kendisinden öğrenerek bu süreci geliştirdik ve bugünlere geldik. Kadınlar olarak birlikte üretmek bizim için çok kıymetli. Üretmekten memnunuz ve bu dayanışmayı büyütmek istiyoruz. Ürünlerimizin tamamı doğaldır. Kekik yağı, biber yağı, nane yağı ve kantaron gibi bitkisel içerikler kullanıyoruz. Kremlerimiz tamamen doğal balmumundan üretiliyor. Sirkelerimiz de aynı şekilde doğal yöntemlerle hazırlanıyor. Ürünlerimizin hiçbirinde kimyasal madde bulunmuyor; tamamı kendi üretimimizdir. Üretken olmak bana büyük bir mutluluk veriyor. Burada arkadaşlarımızla güçlü bir dayanışma içinde çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
Haber: Pelşin Çetinkaya \ JINNEWS









