10 hafta kadın katliamlarına karşı yapılacak adalet ve hafıza nöbeti hakkında konuşan Rosa Kadın Derneği üyesi Ruşen Yakut, ‘Her hafta bir kadının hikâyesini anlatarak o kadının bir özne olduğunu hatırlatmayı hedefliyoruz’ diyerek yarın başlatacakları adalet ve hafıza nöbetine katılım çağrısı yaptı
Kadın katliamları ve erkek şiddeti kadın kırımı boyutuna ulaşırken, kadın örgütleri mücadele ve dayanışma ağlarını büyütmeye devam ediyor. Amed’de Şiddetle Mücadele Ağı, kadın katliamlarının münferit vakalar olarak ele alınamayacağını belirterek, erkek egemen sistemin ürettiği şiddet mekanizmalarına karşı adalet ve hafıza nöbeti başlatacaklarını duyurdu. 6 Ekim’de başlayacak ve 10 hafta boyunca her Salı günü Amed Adliyesi önünde saat 12.30’da gerçekleştirilecek nöbette, katledilen kadınların yalnızca ölümleriyle değil, isimleri, yaşamları ve hikâyeleriyle hatırlanması hedefleniyor.
Rosa Kadın Derneği üyesi Ruşen Yakut, gerçekleştirecekleri nöbete ilişkin konuştu. Kadın katliamlarının münferit vakalar olarak ele alınamayacağını belirten Ruşen Yakut, “Bu katliamların kaynağını yalnızca tek bir yere dayandırmak mümkün değil. Erkek egemen sistemin beslediği ulus-devlet militarizmi, milliyetçi ve güvenlikçi politikalar, ekonomik ve siyasi politikalar birbirleriyle ilişkili ve bütün bunlar erkek egemen zihniyetten besleniyor. Bu tamamen bir zihniyet meselesi. Kadın hareketinin ilk günden beri söylediği gibi, bu zihniyetin değişmesi gerekiyor. Yaşananları yalnızca cezasızlık politikalarına bağlamak da eksik kalır. Cezasızlığı besleyen temel unsur da erkek egemen zihniyet. Bu nedenle kadın cinayetlerini münferit olayların toplamı olarak değerlendirmemek gerekiyor” dedi.
‘Katledilen kadınları istatistik olmaktan çıkaracağız’
Ruşen Yakut, adalet talebinin yalnızca faillerin cezalandırılmasıyla sınırlı olmadığını söyleyerek, “Buradaki temel itirazımız erkek egemen sisteme ve bu sistemin yarattığı şiddet mekanizmalarına yönelik. Bu itirazı bir nöbet sistemine dönüştürerek, hafızasını oluşturarak ve mücadele hattını geliştirerek sürdürmek istiyoruz. Nöbet, 10 hafta boyunca her Salı günü saat 12.30’da adliye önünde gerçekleştirilecek ve 6 Ekim Salı günü başlayacak. Her hafta bir kadının hikâyesini anlatarak o kadının bir özne olduğunu hatırlatmayı hedefliyoruz. Çünkü bir noktadan sonra katledilen ya da şiddete uğrayan kadınlar yalnızca istatistiksel sayılara dönüşüyor. O kadının adı, yaşamı, gelecek hayalleri ve hangi şiddet geçmişinin içerisinden o güne geldiği çoğu zaman görünmez hale geliyor. Bizim adalet talebimiz yalnızca failin cezalandırılmasıyla sınırlı değil. Bir kadın daha önce şiddet görmüş mü, tehdit edilmiş mi, korunmak için herhangi bir yere başvurmuş mu, başvurmuşsa neden korunamamış? Bu soruların da sorulması ve cevaplarının ortaya çıkarılması gerekiyor” dedi.
‘Yaşam hakkını büyütelim’
Ruşen Yakut, kadın katliamlarına karşı başlatılacak nöbetin ortak bir mücadele alanı olduğunu ifade ederek, “Bu nedenle her hafta bir araya gelerek öldürülen kadınları yalnızca ölümleriyle değil, yaşamlarıyla, isimleriyle ve hikâyeleriyle hatırlatacağımız bir nöbet oluşturmayı ve bu mücadeleye süreklilik kazandırmayı hedefliyoruz. Bu nöbeti kadın örgütlerinin, hukuk ve hak alanında çalışan örgütlerin ve demokratik kurumların bir arada söz söyleyebileceği bir alan olarak görüyoruz. Çünkü kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümleri yalnızca kadınları değil, bütün toplumu ilgilendiren bir mesele. Çağrımız tüm topluma, toplumun vicdanına. Tüm toplumu bu nöbeti sahiplenmeye, büyütmeye ve kadınların yaşam hakkını savunan bu mücadeleye ortak olmaya çağırıyoruz” şeklinde konuştu.
Kaynak: JINNEWS









