Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, çerçeve yasaya dair yaptıkları açıklamada, ‘Kadın hareketinin kendi mekanizmalarıyla oluşturacağı bağımsız izleme komisyonu, sürecin resmi muhatabı ve bileşeni olarak tanınmalıdır’ dedi
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. Kürtçe ve Türkçe yapılan açıklamanın Türkçe metnini inisiyatif üyesi Eylül Soyluoğlu, Kürtçesini ise Nebahat Çalpan okudu. Çerçeve yasanın 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışmalı sürecin sonlanması açısından önemli bir ilk adım olduğu ancak barışın yalnızca silahların susmasıyla tesis edilemeyeceği vurgulandı.
Kadınların Meclis İzleme Komisyonu ile oluşturulacak tüm kurullarda yer alma konusundaki kararlılığının vurgulandığı açıklamada “Kadın hareketinin kendi mekanizmalarıyla oluşturacağı bağımsız izleme komisyonu, sürecin resmi muhatabı ve bileşeni olarak tanınmalıdır” denildi.
Açıklamada ayrıca antidemokratik uygulamaların sürecin gerekliliklerine uygun olarak sonlanması çağrısı yapılarak “Yasanın çıkmasına günler kala, kadın kurtuluş mücadelesinden yol arkadaşımız ve TJA Sözcüsü Ayşe Gökkan yeniden 19 yıldan fazla hapis cezası aldı. Halep’te cihatçı çetelerin Kürt halkına ve Kürt kadınlarına yönelik işkencelerine karşı saçını ören hemşire arkadaşımız ise sadece birkaç gün önce meslekten menedildi. Bu gibi antidemokratik uygulamalara sürecin gereklerine uygun olarak son verilmeli diyoruz.” İfadeleri kullanıldı.
Açıklamada, kadınların talepleri şu şekilde sıralandı:
- Kürt kadınlarına yönelen erkek devlet şiddetine, üniformalı erkek şiddetine yönelik cezasızlık politikalarına son verilmesini istiyoruz. Devlet personeli, yargı-kolluk ittifakıyla örtbas edilen kadın cinayetlerinin tüm failleri ve destekçileri ortaya çıkarılmalı.
- Savaş yılları boyunca kadınlara yönelen militarist şiddetin sorgulanması ve yargılanması için kadın hareketinin oluşturacağı kadın hakikatleri komisyonlarının resmen tanınması ve gerekli belgelere ulaşması sağlanmalı.
- Kadınların yaşamına doğrudan tehdit oluşturan, erkek devlet şiddetini besleyen koruculuk ve bekçilik sistemleri derhal kaldırılmalı. Aynı zamanda demokratik siyasetin önünün açılması için kayyım uygulamalarına derhal son verilmeli, tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılmalıdır.
- Örgütlenme ve ifade özgürlüğünün önündeki en büyük engel olan Terörle Mücadele Kanunu (TMK) tüm sonuçlarıyla iptal edilmeli, barış için sorumluluk üstlenen sivil inisiyatifler yasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Ve Meclis Komisyon raporunda da belirtildiği üzere AYM – AİHM kararları derhal uygulanmalı ve hasta mahpuslar öncelikle derhal serbest bırakılmalıdır.
ANKARA









