• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
15 Mayıs 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ahmet Güneş

Kalan vaatler

9 Eylül 2023 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ahmet Güneş, Yazarlar

Kaybetmenin dehşetini ve vahşetini gördük, yetmedi, yaşadık. Biz zaten buralarda bunları devrediyoruz. Mirasımız cehennem yalnızlığı ve cennet rüyası. Geçmişe özlemler, geleceğe nasihatler, zamana sitemler, çağlara aldanışlar. Görmediğimiz geçmişi yad etmeler, yaşayandan çok ölenlere hürmetler. İşte kapısı bile olmayan vaatlere geldik durduk. Buydu bize kalan, burasıydı sanki bilinmeyen.

Ateşimize odun aradık, başka yangınlara bakıp küllerimize masallar bahşettik. Velhasıl kaybettiğimiz her yere umut fidanları diktik. Onlar da yandı ya da kurudu çünkü aslında hepsi aynı akıbetin sularında susuz büyümeye çalışanlardı. Ceza bize bahşedilendi, biz suçu büyüttük.

Serzenişlerin yaslanacağı duvarların hepsi çöktü. Kavuşmaların geleceği gün bizden çalındı, belki de biz o günleri takvimlerimizden sildik. Hatırlanmayan bir gün, öylece bir nostalji olarak kaldı. Herkesin hatırlamadığı günü ya da günleri olduğundan beri hayat buruşturuldu. Öyle ki başka günlere de cesaret verdi.

Evet, kötülüğün de bulaştığını gördük, en uzak sandığımız yerden yanı başımıza kadar geldi ve kuşatıldık. Bundan bu kadar korku, geri itilen öfke, bastırılan isyan. Sevinçlere kabahatler, neşeye iftiralar bulundu. Yasaklamanın bir başka adıdır bu, çağımızın buluşlarından, bulaştıranlarından.

İstemek, istediğinin peşinden koşar adım yürümek, sanki bir meczubun inadı. Yabancı kalmak kendine, bir modadır bu hayatta. Umudun haysiyeti fırlatılıp atıldı bir yerlere, kimse yerini de bilmiyor artık. Mahkumu olduğumuz bu dünyaya başka dünyalar bulsak da bir derman değil, bu gerçek bir yangın, bir kör kuyu.

Her şeyin sahtesi var artık, insanın da. Böyle böyle inceldiği yer kopmuyor, inciniyor. Hayıflanmak yara açıyor, hatırlamak iz bırakıyor, insana değen her şeyin bir hafızası bir bela gibi peşinden geliyor. Unutmak ders değil, dert olabiliyor. Zaten her şeyin bir olasılığının olması, bizi varolmaktan sürgün ediyor.

Düştüğümüz yerin düşürüldüğümüz yer olduğu gerçeğini inkâr etmekle başladı çokça şey. Başımıza gelmeyen ne kaldı, diye bir soruya cevaptır: Gelmeyeni çağıracağız, en olmadı biz başımıza türlü türlü şeyler getireceğiz. Yaşamanın kanunu, dünyanın kadim yasası budur çünkü.

Gitmekle bitmiyor bazı şeyler, gelmekle başlamıyor çok şey. Durduğumuz yerde kaldığımız da bir rivayet. En makul ve ihtişamından ödün vermeyen bir gerçeğe savrulalım. Rüzgâr da alıp götürsün, rezalet ve asalet de hep beraber bizi kovalasın, olsun. Madem yaşıyoruz, madem ki burası ölene kadar; o kadar da hakkımız olsun her ne kadar haklı olmasak da.

Hüzün ve üzünç kaygısı birer duvar, durmadan çarpıp kendimize bakıyoruz. Müdavimi olduğumuz yalanlar, ertelediğimiz yüzleşmeler, kovduğumuz çareler birer abluka. Düşünüyorum, çalınan ne çok şeyimiz var, harcanan ne kadar yerlerimiz var. Neyse ki hepsiyle yaşama alışkanlığı var. Belki bir lanet, belki de bir davet; yeni güne, yeni yaşa, yeni hayata.

Bıraktığımız için bırakıldık. Bıktığımızdan beri ne kendimize ne de dünyaya sığdık. Dermanlar gelsin de dert görsün, keşkeler görsün de kıyametten vazgeçsin. Halimiz halden düştü, halsiz kaldık; kendimizle ve yaşama telaşıyla. Zaman ve mekân bizimdi, biz kendimiz olduğumuz vakitlerdi: Aynıydı ve aynı kaldı.

Haftanın kitap önerisi: Shirley Jackson, Piyango ve Diğer Öyküler / Çeviren: Berrak Göçer, Siren Yayınları

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Açıklanan OVP ve beklenen iklim kanunu!

Sonraki Haber

Tanzanya işçileri ve dayanışmanın önemi

Sonraki Haber

Tanzanya işçileri ve dayanışmanın önemi

SON HABERLER

NÛÇE TV yayın hayatına başladı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Düzgün Bava’da kazı yapan 4 kişi yakalandı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

TÜİK: Ücretli çalışan sayısı arttı, sanayi sektöründe istihdam geriledi

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Çocukların havalı tüfekle açtığı ateşte bir başka çocuk yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

DEM Parti Eş Genel Başkanları’ndan 15 Mayıs mesajı: Anadil yaşamdır

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Merkezefendi Belediyesi’ne soruşturma: 13 kişi gözaltına alındı

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Gazetemiz çalışanı Hacıoğlu’ndan cezaya tepki: Sözümüzü söylemeye devam edeceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
15 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır