• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Mayıs 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Kitle ve İktidar’-Hicri İzgören

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
7 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Kimi eserler insanı anlamamızda vazgeçilemez birer başucu kitaplardır. Düşünce zenginliğini edebi olanla harmanlayarak hemen her dönemde hayatı ve insanı çözümlememizde başvurulacak adresler niteliğindedir. Elias Canetti’nin ‘Kitle ve İktidar’ adlı eseri birçoğumuz için bu nitelikte bir kitap. Canetti, bu kitabında İnsanın hayat içindeki duruşunu şöyle dile getirir:

“Ayakta dik durabilmesiyle övünen insan, yerinden ayrılmadan oturabilir, uzanabilir, çömelebilir ve diz çökebilir. Bütün bu duruşların ve özellikle de bir duruştan diğerine geçişin özel anlamları vardır. Bu duruşlar günlük hayatımızda çok etkili ve anlamlıdır. Mevki ve iktidar geleneksel olarak belirli duruşlarla bağlantılanır… Bir de düşmek var. Düşmek hareketi kadar insanı daha fazla etkileyen başka hiçbir hareket yoktur; düşmeyle karşılaştırıldığında diğer bütün hareketler önemsiz ve ikincil görünür. Çok erken çağlardan itibaren düşmek insanın en çok korktuğu şeydir.”

Daha 1930’larda yazdığı bu durumlar tarihin belleğinde hala tazeliğini koruyor. Şöyle dönüp baktığımızda son zamanlarda içinde kelli felli kimi sanatçıların da yer aldığı duruşunu koruyamayan, omurgasız insanların iktidar karşısında tek tek düşüşlerini gördükçe Canetti’nin tespitleri bir kez daha doğrulanıyor.

Canetti; üzerinde 30 yıl çalıştığı bu kitabında “Kitle ve İktidar”ın birbirlerini nasıl etkileyip çoğalttığını, insanlar arasında “emir verme”nin emredilende özgür bir kişilik edinmesini önleyen bir sızı bıraktığını, bu sızının sürekli emredilenlerde katmerleşerek, itaati içselleştirdiğini gösteriyor.

***

Hayatın hemen her alanında kişi kendini nasıl bir duruşa ikame etmişse davranışı da ona göre şekil alır. Kendi inisiyatifi dışında sistemin çarkına bırakmışsa eyvahtır.

Böylesi insanlar aynı tornadan çıkmış, aynı kalıpta şekillenmiş gibidir. Söylemler aynı, replikler ve tepkiler aynı. Aynı mantalitenin ezberleriyle yorumlanır her şey. Tektip at gözlükleriyle bakılır, aynı frekansla konuşulur. Volüm yüksektir.

İnsana dair anlam ve işlevin kavranmadığı bir ortamda yaşıyor olmak kişiyi her gün daha da ezip silikleştirir.

Sistemin tektipleştirilmesi oluşan böylesi bir yabancılaşma kişiyi düşünmeyen, duymayan ve itiraz etmeyen sadece buyruğu uygulayan bir robota dönüştürür. Tek işlev biat etmektir.

Dünya tarihi mazlumun zalimlerle olan mücadelesi süresince korkuya esir olmuş mazlumken zalimin saltanatına harç taşıyanlarla doludur.

Korkularının esiri haline gelerek, mensubu oldukları kültüre ihanet eden, böylece insan imgesine uygun olmayan bir çizginin yapısına harç oldular.

Zorbayı rableştiren, güce tapınan biat kültürü de bu gelenekten beslendi.

Saltanatların devamı, topluma aşılanan önce biat sonra itaat kültürünün devamıyla doğru orantılıdır.

Otorite, etki altına almak, yönlendirmek, istediği gibi şekillendirmek konusunda elindeki tüm imkanları devreye sokar. Bu sayede kurulur hegemonya. Bir tür rızaya dayalı bir ilişkidir bu.

Böyle bir konumda olan biri yaşamının daha yaşanır olabilmesi için inisiyatif sahibi olamaz, örgütlenme ihtiyacı duymaz, mücadele etmeyi gereksiz görür hep, üstelik mücadele edenlerin de karşısında yer alır. “Köleler özgürlük isteyenlerden nefret ederler” der Ulrike Meinhof.

***

Eğitimde, ailede, yaşamın her alanında  yıllar boyu otoritenin yüceltilmesi ve kutsallaştırılması kültürüyle beslendi insanlar. Irk, cinsiyet, sınıf, dil, din bağlamlarında ayırımcılık kültürü sunuldu topluma.

Ne diyordu Nazım Usta:

“…İnsanlarım, ah, benim insanlarım,/ yalan söylüyorsa umutsuz günlerin gecelerinde ayışığı,/ söz yalan söylüyorsa,/ ses yalan söylüyorsa, / elleriniz balçık gibi itaatli/ elleriniz karanlık gibi kör,/ elleriniz çoban köpekleri gibi aptal olsun,/ elleriniz isyan etmesin diyedir./  Ve zaten bu kadar az misafir kaldığımız/ bu ölümlü, bu yaşanası dünyada/ bu bezirgan saltanatı, bu zulüm bitmesin diyedir.”

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

İktidarın paradoksu: ‘Sulh’ veya demokratik çözümle barış

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Barış ve Demokratik Toplum süreci başladığı günden beri reel-politik düzlemde gerilimler üreten ve iktidarın ürettiği paradoks olarak sürece eşlik eden...

amedspor’un sırtladığı yük

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

futbol, halı sahada, arsada arkadaşlar arasında falan oynanmadığında spor değil tabii ki. profesyonel futbol adı da verilen tantana, bir grup...

Sessiz mücadelemize ses verdi

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Hüseyin Heval ömrünü özgür basına adayan, devrimci bir özgür basın şehididir. İçeriden köşesi ile biz tutsakların isteklerini, duygu ve düşüncelerini...

Sosyalizmde ısrar ve yeni bir gençlik rüzgârı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Tüm kötülükler, toplumsallığın zayıflamasıyla başlamıştır. Fakat Ortadoğu, hâlâ toplumsallığını yitirmiş değildir. İnsanlığı yeniden bu felaketten kurtarıp eski gerçek günlerine döndürmeyi...

Bir FBI çalışanı ve darbe mekaniği

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Dün internette gezinirken, vaktiyle M. Ali Birand’la çalışmış olan gazeteci Sedat Akinan’ın Youtube’daki programına gözüm ilişti. Beş gün önce yapılan...

Süreçte son durum

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Yaklaşık iki yıl önce başlayan süreç, beklendiği gibi olmasa da tartışmalarla bugüne geldi. Hatırlanacağı gibi ilk açıklamalarda barış yasalarının kısa...

Sonraki Haber

HDP düzenin neresinde?-Ali Ergin Demirhan

SON HABERLER

Dersim 38: Yalanlar ve gerçekler

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Dêrsim Tertelesi ile yüzleşme zamanı!

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

İktidarın paradoksu: ‘Sulh’ veya demokratik çözümle barış

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

amedspor’un sırtladığı yük

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Sırrı Süreyya Önder memleketi Semsûr’de anıldı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Sırrı Süreyya Önder Ankara’da anıldı: Ona sözümüz var, barış yolunda devam edeceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Riha’da sağanak ve fırtına: Bir ölü, 28 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır