JMO İzmir Şubesi Başkanı Koray Çetin Önalan, Türkiye’nin ciddi jeotermal potansiyeli olmasına rağmen doğru ve halk yararına kullanılmadığını, ülkenin geleceği için bu politikaların toplumla birlikte geliştirilmesinin çok önemli olduğunu belirtti
Türkiye’de 2007 yılında çıkarılan jeotermal enerji kanununun hemen ardından 2008’de özellikle özel sektör, çok miktarda santral inşaatı yapıp faaliyete geçmeye başladı. Ancak söz konusu santraller, kuruldukları hemen her yerde ciddi ekolojik zararlar verdi. Bu zararların temel nedenleri arasında uzmanlara göre; santrallerin faaliyetlerinin çevre ve insan sağlığıyla ilgili standartları yerine getirmemesinden kaynaklanıyor.
Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) İzmir Şubesi Başkanı Koray Çetin Önalan, Türkiye’nin jeotermal enerji açısından Ortadoğu ve Avrupa’nın en zengin ülkesi olduğunu ifade etti. Koray Çetin Önalan, “Türkiye sadece jeotermal enerji değil yenilenebilir enerji kaynakları açısından da çok zengin bir ülke. Jeotermal bunun sadece bir bölümü. Ama geldiğimiz noktada jeotermal santrallerin, kaynakların sadece enerjiye yönelik kullanılması biraz sıkıntılı” dedi.
Denetlenebilir olduğu koşulda enerji açığının çoğunu kapatabilir
Koray Çetin Önalan, denetimsizlik ve eksikliklerle ilgili şunları anlattı:
“Geçmişte yapılan yanlışlar, düğme baştan yanlış iliklendiği için jeotermal kaynakların enerjide kullanımıyla ilgili ciddi çevresel sorunlarla karşılaştık. Denetlenebilir olduğu taktirde jeotermal kaynaklar enerji bakımından aslında çok temiz bir enerji. Bizim sıkıntımız şu; jeotermal kaynakları çok yoğun olarak kullanıyoruz. Bu kaynakların tamamen elektrik enerjisine yönelik kullanımıyla ilgili bir konsept geliştirildi. Baştan itibaren [santralların] denetimiyle ilgili önlemler alınmadı. Ama geldiğimiz noktada şunu iyi biliyoruz; jeotermal kaynaklar denetlenebilir olduğu takdirde, gerçekten Türkiye’de enerji açığının büyük bir bölümünü karşılayacak düzeyde.”
Jeotermalin çeşitli kullanım alanları kullanılmıyor
Koray Çetin Önalan, jeotermal kaynakların sadece enerji amacıyla kullanıldığını, kaynağın çok çeşitli kullanım alanlarının olduğunu şöyle aktardı:
“Jeotermal kaynakların özellikle modern tarımda kullanılması çok büyük önem taşıyor. Seracılık mesela. Isıtmada, soğutmada kullanılması çok büyük önem taşıyor. Aydın, belki de jeotermal potansiyeli en zengin yerlerinden bir tanesi. Aydın’ın çok büyük bir kısmı jeotermal kaynakların yoğun olduğu yerler. Aydın’ın merkez ilçesi Efeler dâhil olmak üzere hiçbir yerleşim merkezi jeotermal kaynaklarla ısıtılması düşünülmemiş. Aydın bugün doğal gazla ısınıyor. Bu çok garip, tuhaf bir planlama eksikliğini gösteriyor.”
Etkilerinden korunmak için denetim şart
Koray Çetin Önalan, denetim sorunlarından ve kaynağın nasıl kullanılması gerektiğinden şu şekilde bahsetti:
“Yetkin denetim elemanının sayısını sorgulamamız lazım. Koskoca Aydın, Büyük Menderes grabenini 3 tane arkadaşla denetleyemezsiniz. Dolayısıyla denetimi etkin yapmamız lazım ki, jeotermal kaynaklardan yeterince yararlanalım. Jeotermal kaynaklar doğaya verildiği zaman kuşkusuz zararlı. Bu konuda hiçbir tereddüt yok. Bu kaynağı nasıl denetlediğiniz, toplum yararına nasıl kullandığınız önemli. Biz jeotermal kaynakları toplumsal bir bakış açısıyla kullanmıyoruz. Sadece enerji olarak kullanılırsa topluma direkt yarar sağlamıyor. Ancak jeotermal kaynakları kentlerin ısıtmasında, soğutmasında, tarımda kullanırsanız bu toplum yararına bir kullanım olur.”
‘Geleceğe dönük enerji politikalarını toplumla birlikte geliştirmek gerek’
Koray Çetin Önalan, jeotermal kaynaklarla ilgili bilgi eksikliğinin fazla olduğunu, halkın bu konuda bilinçlendirilmesi ve ikna edilmesi gerektiğine değindi. Devletin geleceğe dönük enerji politikalarını toplumla birlikte geliştirmesi gerektiğinin altını çizen Koray Çetin Önalan, devamla şunları söyledi:
“Bugüne kadar gerek işletmelerin, firmaların ve devletin halkı ikna etmekte zorluk çektiğini hatta bu konuda yanlış yaptığını düşünüyoruz. Bir iki tane yanlış örnek ortaya konuldu, tüm sistem tukaka edildi. Altını çizerek söylüyorum, çevre örgütlerinin eylemleri olmasaydı jeotermal kaynakların kullanımı, çevreyi kirletme konusunda çok daha kötü bir noktada olabilirdik. Halkımızın burada katılımı önemlidir. Burada önemli olan konu şu; daha çok konuşarak, daha çok birbirimizi dinleyerek, daha doğru bilgiye ulaşarak bizim halkı ikna etmemiz gerekiyor. Bir de halkı dinlememiz gerekiyor. Düşüncesi ne, neden korkuyor? Neden endişe ediyor? Endişe ettiği şey gerçekten doğru mu? Bunları halka birebir anlatmak lazım. Bugüne kadar yapılmayan şey bu.”
Kaynak: MA









