• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Eylül 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Ahmet Güneş

Kullanılan devran

1 Ekim 2022 Cumartesi - 00:00
Kategori: Ahmet Güneş, Yazarlar

Kullanılmış çareler bizi bir yere götürmüyor, kullanılmış dermanlar da artık yaraya fayda etmiyor. Yürüdüğümüz sokaklar hep aynı çıkmaz sokağa götürüyor. Sabaha kadar sıkıldık, yıllarca sabrettik. Devam eden bir inat, esrik olmaya muhtaç. İnsan bildiği yoldan vazgeçmeyi de bilmeli.

Sürat, hız ve haz, bir de illaki zafer. Oysa ertelenen her şeyin günahı ve sevabı beraber kaldırım taşı döşüyor. Adımlar orada başlıyor ve ikaz da orada gömülü. Çemberine hayran bir volta atmak olmuş iddia. Sınandığına ödev verecek kadar yüzsüz bir dünya. Vazgeçmenin ezberi zaferle bozulurmuş. Çünkü alışkanlıklar bir döngünün müjdesinden ötesine geçmiyor.

Beklentiye hesap sorulamıyor, cevap soruların altında ezilip bir enkaza dönüşüyor. Tatmin olmakla tahmin etmek arasında bir sarkaç gidip dönüyor. Buraya bir ızdırap, bir yerlere iliştirilen hüsran, hiç kimseyi tahrik edip yola revan etmiyor. Cımbızla alınan keyif, çeperine kuşkuyla bakan bir sezgi, herkesi toplayıp her yere dağıttı.

Düşünmek düşenleri ve vazgeçmeyi kâbus sananları. Peki ya dışarıda kalanlar kapı mı,  anahtar mı, kilit mi? İşte durmak ve varmak gerekir. Herkesin hülyası herkesin rüyası değil. Beklenti bazen beklemekle inatlaşıyor. Devran döner, sap değişir, enkaz dünyaya miras kalır. Tersi de dünyanın kâbusu.

Düşündüğünü yapmak, düşlediğinde mandallanmak, ıslak ve çırılçıplak. Büyük hengame, kısa talih, yersiz mutluluk, gereksiz heyecan gibi sürüklüyor. Varmanın büyük yalanı ağız payı olarak hepimizi dövüyor.

Sıkılmak insan icadı, sabretmek ve hepsiyle sınanmak da öyle. Kaçmak gerekiyor, terk etmenin sarhoşluğunda gitmenin keyfini keşfetmeyi yaymak lazım. Başka bir rüyada uyanmak, bilinen hayatın karabasını hatta korkusu olsun. Bilindik yollardan sapmanın günahı korkularla beraber nostalji olsun. Ol dediklerimizin olasılığı gölge etsin yeter. Olanların meleği de şeytanı da olmaya razı olmak lazım.

Kaz da kaz, göm de göm bu yaşama serencamı ölmeye amade. Bu telaş, bu kadar yönlendirme hayata haram. Helak edilmiş bir çağın günahı kalp atışları kadar yakın. Diplere kuyu arayacak kadar tuzaklarla dolu. Varıp gideceğimiz her yer ancak o kadar diye bir sınır.

Vardığımız yer şöyle olacak: Bizi köle sanıyorlar, yanlış. Bizi unutkan sanıyorlar, yalan. Bizi avutmak istiyorlar, hata. Bizi yok etmek istiyorlar, asla.

Bizim başkaldırımız var, bizim hatırladıklarımız var, bizim tecrübemiz var, bizim var olacaklarımız var. Hengâme sanılır ve tarih diye önümüze koyarlar. Halbuki an dediğin tarihte yepyeni bir sayfa açar ve artık hep o okunur ve anlatılır. Ta ki sonsuz özgürlüğe varana kadar. Çünkü zaman böyle geçer.

Savunduklarımız tek tek tökezlerken, sevdiklerimiz bir bir yok edilirken, denilmesin provokasyon, sanılmasın vazgeçtiğimiz. En başında neye inandıysak, ahımız isyanımızı beslerken, kimse önümüzde durmasın diye yeni bir itiraz, dip yerlerden makamı en yüksek olanlaradır. Sözümüz çağa halen genç, iddiamız her yüzyıla geçerli salvodur.

Tökezleyen düşer, ısrarında duran kazanır. Coğrafya değiştirendir yani zalimin zulmünü engelleyendir. Artık böyle okunmalı, böyle davranmalı dünyaya. Melankoli de siyasi sinsilik de ırak dursun. Başladığımız her yerin yakınında mezarlıklarımız ve göndere çekilecek hayallerimiz var. Oranın dibindeyiz.

Haftanın kitap önerisi: Zaven Biberyan, Meteliksiz Âşıklar / Çeviren Natali Bağdat, Aras Yayıncılık

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Yeni sayımız yayında

Sonraki Haber

Kürt kültürünün Türk sinema ve medyasında yozlaşması

Sonraki Haber

Kürt kültürünün Türk sinema ve medyasında yozlaşması

SON HABERLER

Bursa’da da Amedspor forması giyen Kürt işçilere ırkçı saldırı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

KJAR: Nîlûfer Mucawir işkence sonucu yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Düzce’de fındık işçilerini taşıyan araç tırla çarpıştı: 4 ölü, 8 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Ahmet Özer, Bahçeli ile görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Melih Gökçek’in oğlu ve gelini adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Aras Nehri kıyısında cenazesi bulunan kişinin Afgan olduğu belirlendi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Memet Akkuş’un taziyesi ikinci gününde ziyaretlerle sürdü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır