Başlığın devamı da ‘’kazma kürek yaktırır’’ olarak bilinir. Tabi bu atasözünü bahar mevsimi ile ilgili olarak düşünebilirsiniz ama bu söz Ortadoğu için geçerli. Aylardır ABD ve İsrail’in İran’a saldırılacağı kararı çıkmıştı. İran bu savaş durumunu bölgeye yayarak dünya ekonomisine de büyük bir darbe vurma amacını güdüyor. Ayrıca İran’ın en önemli coğrafi yerini, Hürmüz boğazını tanker trafiğine kapatması büyük bir sorun. Körfez ülkelerine bomba yağdırarak savaş alanını genişletmeye çalışan İran, bugün de Türkiye hava sahasına girerek balistik füze attı. Eğer İran’dan atılan bu füze İncirlik ve Kürecik için atılmışsa durum çok ciddidir. En önemli gelişmelerden biri de İran’da Kürtlerin bu savaştaki durumu. Bilindiği gibi beş Kürt partisi birlik antlaşması yaptılar. ABD İran’da Kürtlerin ayaklanması için Mesut Barzani ve Bafel Talabani ile görüştü. Bu görüşmelerin nasıl bir şekil alacağı ileriki günlerde belli olacak. Bu savaşta ABD ve İsrail karadan hareket etmek için böyle bir güce ihtiyacı var. İran Devrim Muhafızları Kürtlerin bulunduğu kampları insansız hava araçlarıyla bombalıyor. İran’da yalnız Kürtler yok, Azeriler ve Beluciler’de bu savaşa her an dâhil olabilirler.
Suriye’deki Kürtlerin bir statü kazanmaması için elinden geleni yapan Türkiye İran’daki savaş ile daha zor bir duruma girecek gibi gözüküyor. İran’da Kürdistan eyaleti, Irak’ta Kürdistan Federatif yönetimi ve Suriye’de SDG liderliğinde statü kazanımı Kürtler açısından bazı gelişmelerin ipucunu veriyor. Türkiye’de de eşit yurttaşlık talebinde bulunan Kürtler bu konuda direniyor. Her ülkenin kendisine ait yapısında yaşayan Kürtler, ulusal bilinci öne çıkartarak ulusal birlik toplantıları yaparak, en doğal haklarına sahip çıkmak için, toplantılarına devam ediyorlar. Kürtler Uluslararası arenada da girişimlerde bulunarak herkesin dikkatini Kürt sorununa çekmeye çalışıyorlar ve bu konuda duyarlı olma çağrısında bulunarak siyasi ilişkilerini geliştirme adımlarını atıyorlar.
Terörsüz Türkiye adı altında yürütülen siyasi görüşmeler devam ederken terörün toplum içindeki artışını göz ardı etmemek gerekir. Çocukların katil olduğu kadınların ve çocukların ölümleriyle sonuçlanan terör olaylarının önüne geçmek gerekir. 17 yaşında bir çocuk öğretmenini bıçaklayarak öldürdü. Okulda işlenen bu cinayet toplumda tedirginlik yarattı. Okullarda güvenlik olması, öğretmenlerin itibar ve can güvenliğinin korunmasının sorumlusu da Milli Eğitim Bakanlığı’dır. Diğer bir cinayet geliyorum dedi ama önlem alınmadı. Küçük yaşta evlendirilen bir kadın ve sekiz yaşındaki kızı ile beraber kocası tarafından öldürüldü. Çetelerin cirit attığı ve bu çete üyelerinin çocuklar üzerinde yapılanması da ayrı bir konu. Uyuşturucu, fuhuş ve bahis gençlerimizi kuşatmış durumda. Yalnız bunlar mı birde tarikatlar var. Ayrıca buna sanal dünya iletişimini de eklersek gelecek nesillerimizin durumunu daha da iyi açıklayabiliriz. Bütün bunların nedeni de ülkeyi iyi yönetememekten kaynaklı. Ekonomik zorluklar çaresizlikler yarattığı için toplumda en kısa hangi yoldan durumumu kurtarabilirim düşüncesi yaygın. Emeklilerin durumu her geçen gün daha kötüye gidiyor. Bayramda bin liralık ikramiyeyi dahi çok gördüler. Bahane olarak da İran savaşını gösteriyorlar. Sarayların giderleri ve konvoyların giderleri için para var ama halka gelince yok. Ülkenin belirli bir kesimi yani iktidar yandaşları yaşamlarını lüks içinde devam ettiriyorlar. Verilen maaş zamları da şimdiden eridi. Bizler savaşa girmeden en büyük savaş olan yaşam savaşını veriyoruz. Bu gidişle seçim dahi bu ülkeyi kurtaramayacaktır.









