Kürtçe ilk piyes kabul edilen Evdirehîm Rehmî Hekarî’nin ‘Memê Alan’ oyunu iki perdelik yapısıyla yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmaz; ayrılık, bekleyiş ve trajediye uzanan bir süreci sahneye taşır
Kovara Jîn’de 1918 yıllında yayımlanan ve Kürtçe ilk piyes olarak kabul edilen Evdirehîm Rehmî Hekarî’nin “Memê Alan”ı, iki perdelik yapısıyla yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmaz; Kudüs’ün savunusu için ilan edilen “xeza” (sefer/cihat) çağrısıyla başlayan olay örgüsü üzerinden ayrılık, bekleyiş ve trajediye uzanan bir süreci sahneye taşır.
Kürtçenin Kurmancî lehçesiyle kaleme alınan metin, dramatik yapısını finalde belirleyen bir “fatal error” (geri dönüşü olmayan ölümcül hata) ile tamamlayarak, erken dönem Kürt tiyatrosunun kurucu örneklerinden biri olarak değerlendirilir. Evdirehîm Rehmî Hekarî, eserde dramatik yazımın temel unsurlarını gözeterek yapıyı ana metin ve yan metin ayrımıyla kurar; diyalog ve monologların yer aldığı esas akışın yanında, sahne düzeni ve dekoru tarif eden açıklayıcı bölümlerle metni bütünler.
Anlatının seyri
Piyes, Memo’nun iç hesaplaşmasıyla açılır. Mîr’in emriyle savaş hazırlıkları yapılmaktadır ve Memo bu çağrıyı dinî ve toplumsal bir sorumluluk olarak kabul eder. Kendisini yalnızca birey olarak değil, bir kimliğin taşıyıcısı olarak konumlandırır. Bu noktada savaş, onun için kişisel bir tercih değil, yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Annesi Çavreş’in sahneye girişiyle birlikte dramatik gerilim derinleşir. Bir annenin oğlunu koruma içgüdüsü ile onu “yola uğurlama” sorumluluğu iç içe geçer. Ancak sonuçta Çavreş, oğlunu durdurmak yerine ona hakkını helal eder. Bu sahne, bireysel duyguların toplumsal değerler karşısında geri çekilişinin güçlü bir ifadesi olarak öne çıkar.
Memo’nun yeni evlendiği eşi Xezal ise bu kararı kabullenmekte zorlanır. Onun dünyasında Memo’nun gidişi, yalnızca bir ayrılık değil, hayatın anlamını yitirmesi demektir. İkili arasındaki diyaloglarda yoğun bir duygusallık hâkimdir; ancak Memo, aşkı geri planda bırakarak savaşa gitmeyi seçer. Birinci perde, Xezal’ın bu ayrılığa dayanamayarak bayılmasıyla son bulur ve böylece hikâye, duygusal bir kırılma noktası üzerinden ikinci perdeye taşınır.
İkinci perde, zamanın ilerlediği ve bekleyişin ağırlaştığı bir atmosferde açılır. Xezal, uzun süre Memo’dan haber alamamış, umut ile umutsuzluk arasında sıkışmış bir hâlde yaşamaktadır. Onun yalnızlığı, sahnede bir tür içsel monoloğa dönüşür ve kaybın, belirsizliğin ve sabrın dramatik ifadesi haline gelir. Bu durağanlık, Memo’nun sağ olduğu haberinin gelmesiyle aniden kırılır. Ancak piyes, beklenen kavuşmayı doğrudan sunmak yerine dramatik gerilimi artıracak bir yol izler. Memo, eve döndüğünde kendini tanıtmaz ve “misafir” kılığına girerek Xezal’ı sınar.
Kırılma sahnesi
Bu sahne, metnin düşünsel ve ahlaki çerçevesini en açık biçimde ortaya koyar. Xezal’ın misafire karşı sergilediği tutum, onun bağlılığını ve ahlaki duruşunu açık biçimde ortaya koyar. Memo’nun kimliğini açıklamasıyla birlikte beklenen kavuşma gerçekleşir gibi olur, ancak tam bu noktada trajedi devreye girer. Çavreş’in sahneye girişiyle birlikte olaylar geri dönülmez bir yöne evrilir. Gördüğü manzarayı yanlış yorumlayan Çavreş, gelinini bir yabancıyla birlikte sanarak ani bir kararla harekete geçer ve oğlunu öldürür. Gerçek ortaya çıktığında ise artık hiçbir şey düzeltilemez durumdadır.
Fatal error: Ölümcül hata
Bu final, klasik tragedya kuramı çerçevesinde değerlendirildiğinde, klasik bir trajik yapı sunar. Eserdeki kırılma noktası, açık bir “fatal error”, yani ölümcül hata örneğidir. Çavreş’in bilgi eksikliğiyle ve anlık bir refleksle verdiği karar, olayların trajediye dönüşmesine neden olur. Bu hata, yalnızca bireysel bir yanılgı değil, aynı zamanda toplumsal normların sorgulanmadan uygulanmasının sahnedeki yansımasıdır. Böylece piyes, bireysel eylem ile toplumsal değerler arasındaki gerilimi dramatik bir son üzerinden görünür kılar.
Dil, üslup ve karakterler
Dil ve üslup açısından bakıldığında, metnin sözlü kültürle güçlü bir bağı olduğu görülür. Vurgulu söyleyişler, duyguyu yükselten ifadeler ve yer yer lirizme yaklaşan anlatım, sahne etkisini artıran unsurlar olarak öne çıkar. Diyaloglar doğrudan ve yoğun bir duygusal yük taşır. Bu da metne güçlü bir dramatik ritim kazandırır. Karakterler ise derin psikolojik çözümlemelerden çok, belirli değerlerin temsilcileri olarak kurgulanmıştır. Memo görev ve aidiyet duygusunu, Xezal duygusal derinliği ve bağlılığı, Çavreş ise geleneksel normları sahnede taşıyan karakterler olarak belirir.
Tarihsel önem
“Memê Alan”, Kürtçenin sahne dili olarak kullanıldığı ilk örneklerden biri olmasıyla, edebî bir metin olmanın ötesinde kültürel bir başlangıç momentini işaret eder. İki perdelik bu trajedi, erken dönem Kürt tiyatrosunun anlatım olanaklarını ve düşünsel çerçevesini ortaya koyan temel metinlerden biri olarak varlığını sürdürür.
Haber: Rêdûr Dîjle \ MA









