İtanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ın Kürtçe’ye yönelik ifadelerine tepki gösteren Mûş Barosu Başkanı Kadri Karaçelik, ‘Kendinizi ev sahibi bizleri de kiracı olarak görmekten vazgeçin. Yaşadığımız toprakların sahibi ve bu ülkenin de paydaşıyız’ dedi
İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal’ın, baronun internet sitesinde yayımlanan bildirideki Kürtçe “Baroya Stenbolê” ifadesine yönelik sözlerine Mûş Barosu Başkanı Kadir Karaçelik tepki gösterdi.
Kadir Karaçelik, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, Kürt halkının bu toprakların kadim halklarından biri olduğunu vurguladı. Kadir Karaçelik, Ümit Kocasakal’a, “Kendinizi ev sahibi, bizi kiracı görmekten vazgeçin. Yaşadığımız toprakların sahibi ve bu ülkenin de paydaşıyız” diyerek tepki gösterdi.
Kadir Karaçelik paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Milyonlarca insanın annesinden öğrendiği, durmadan övünerek anlattığın tarihin harcında emeği ve direnişi olan, tarihin hiçbir kavşağında ihanet etmeyen, bu toprakların kadim halkı olan Kürt halkının dili olan Kürtçe Dili’nde İstanbul Barosu’nun karşılığıdır. Mesela ‘İstanbul Bar Association’ denilse ki deniliyor ne garipsersiniz ne de bu kadar delirirsiniz. Kendinizi ev sahibi bizleri de kiracı olarak görmekten vazgeçin. Yaşadığımız toprakların sahibi ve bu ülkenin de paydaşıyız. Harcında emeğimiz olan Cumhuriyetin muhafızı da siz olamazsınız. Bence asli göreviniz olması gereken insan hakları savunuculuğu, aynı zamanda sağlıklı düşünce açısından bir terapidir. Şiddetle öneririm.”
Ne olmuştu?
İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, gazeteci Fatih Altaylı ile yaptığı söyleşide, baronun internet sitesinde yayımlanan bir bildiride kullanılan Kürtçe “Baroya Stenbolê” (İstanbul Barosu) ifadesine karşı çıkmıştı.
Ümit Kocasakal, “Baro sitesinden Kürtçe bildiri yayınladılar. ‘Baroya İstanbolê’ soruyorum meslektaşlarıma; neresiymiş, hangi kurummuş bu?” demişti.
Ümit Kocasakal, daha önceki baro başkanlığı dönemlerinde de mahkemelerde anadilde savunma taleplerine karşı tutumuyla gündeme gelmişti. Sanıkların Türkçe bildikleri halde Kürtçe savunma yapmak istemelerini “hakkın suistimali” olarak nitelendirmişti.
HABER MERKEZİ









