• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
4 Temmuz 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Özgür Müftüoğlu

NATO Zirvesi için kurulan paravanlar neyi gizliyor?

3 Temmuz 2026 Cuma - 23:00
Kategori: Özgür Müftüoğlu, Yazarlar

Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi öncesinde bir taraftan güvenlik gerekçesiyle Ankara ve kimi bazı illerde sıkıyönetimi andıran uygulamalar ve yüzlerce kişinin “önleyici tedbir” adına gözaltına alınıp tutuklanması diğer taraftan ise halkın yoksulluğu ve sefaletini Zirve’ye katılacak konuklardan gizleme çabası…

Zirve’ye hazırlık için yapılanlar, AKP/saray iktidarının toplumla ilişkilerini pek çok yönden yansıtıyor. Halkı baskı altında tutmaya yönelik uygulamalar (yasaklama, tutuklama vb.) demokrasi, insan hakları, hukuk konusundaki anlayışını resmederken, yoksul semtlerin önüne çekilen paravanlarla konuklardan gizlemeye çalışılan sefalet, ekonomi politikalarının yarattığı sosyal yıkımı gözler önüne seriyor.

Sefaletin, yoksulluğun, çarpık kentleşmenin gizlenmeye çalışılmasını, ülkeyi yönetenlerin utancının bir ifadesi olarak kabul etmek mümkün. Utanma duygusu, utanç duyulan çirkinliği ortadan kaldırma sorumluluğu da taşıyorsa, taktir edilmesi gereken bir meziyet aslında. Ama utancın kime karşı duyulduğu çok önemli tabi. Eğer utanç, o utanç verici koşullarda yaşayanlara karşı duyuluyorsa; buna neden olan uygulamalardan vazgeçilmesi ve övünülecek koşulların gerçekleşmesi için gereken sorumluluğun üstlenilmesi beklenir doğal olarak. Ancak utanç, dışarıdan birileri tarafından ayıplanmak üzerinden oluşan bir duyguysa, çirkinlikleri saklamakla yetinilir bu durumda.

Zirve öncesinde Ankara’da yaşananlar, 24 yıldır iktidarda bulunan AKP’nin ülkeyi getirdiği yerin “utanç verici” olduğunu kabul etmesi anlamını taşıyor. Ancak bu utanç, yarattığı sefalet ortamında yaşayan halka karşı değil Zirve’ye katılacak NATO ülkelerinin liderleri tarafından ayıplanmamakla sınırlı bir kaygının sonucu. Bu nedenle AKP/saray iktidarı kendi yarattığı utancı/ayıbı ortadan kaldırma sorumluluğunu yüklenmek yerine; gündelik yaşamı durdurarak ve emekçi, yoksul semtlerinin önüne paravanlar dikerek ayıbını gizlemeye çalışıyor.

Peki halkın baskı altına alınarak susturulmaya çalışılması, sefaletinin, yoksulluğunun paravanların ardına gizlenmesi bu ayıbı örter mi?

Önce şunu belirtmek gerekir, Türkiye’nin içinde bulunduğu demokratik ve sosyal yıkım OECD, AB, Dünya Bankası, ILO, ITUC gibi uluslararası kurumların istatistiklerinde, raporlarında tüm açıklığıyla zaten ortaya konmaktadır. Örneğin Türkiye’de enflasyon Avrupa ülkeleri ortalamasının yaklaşık 10 katıdır ne işte ve ne eğitimde olan (geniş tanımlı işsiz) genç nüfusta, uzun çalışma sürelerinde, gelir eşitsizliğinde, vergi adaletsizliğinde OECD içinde ilk sıralardadır. Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) Küresel Hak İhlalleri Endeksi’ne göre Türkiye, işçi haklarının en kötü olduğu 10 ülke içindedir. Yine Dünya Adalet Projesi (WJP)’nin hukukun üstünlüğü verilerinde, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF)’nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi verilerinde Türkiye, dünyada en kötü durumda olan ülkeler arasında yer almaktadır.

Uluslararası kurumlarca ilan edilen ve Türkiye’nin halini ortaya koyan bu verileri Zirve nedeniyle Ankara’ya gelen ve halkın içinde bulunduğu sefaleti görmesi istenmeyen liderlerin bilmediğini düşünmek sanıyorum abesle iştigal olur. Bu durumda AKP’nin başkentte hayatı durdurarak, paravanlar dikerek 24 yılda yarattığı ayıbı örtebilmesinin de mümkün olmadığı açıktır.

Öte yandan unutmayalım ki Zirve’de temsil edilen ülkelerin hemen tümünün liderleri -Erdoğan kadar uzun süre olmasa da- onun izlediği neoliberal politikaların kendi ülkelerindeki uygulayıcılarıdır. Dahası ABD, İngiltere, Almanya, Fransa başta olmak üzere güçlü emperyalist ülkeler, Türkiye’de ve benzer ülkelerdeki sefaletin nedeni olan politikalara küresel düzeyde yön verdikleri gibi bunca yıldır AKP’nin iktidarda kalmasına ve otoriterleşmesine de destek sağlamışlardır. Daha açık bir ifadeyle AKP/saray iktidarının ayıbını saklamaya çalıştığı liderler, bu ayıpta doğrudan dahli bulunan ülkelerin temsilcileridir.

Herkes her şeyin farkındaysa AKP/saray rejiminin demokratik ve sosyal yıkımı gizlemek için bunca çaba harcamasının nedeni nedir?

Otoriter rejimlerde topluma rağmen uygulanan politikaların başarısı, bu politikalara toplumda ne ölçüde rıza üretildiğiyle ölçülür. Bu nedenle otokratlar, altına imza atılacak ikili ve çok taraflı sözleşmelerin teminatı olarak iktidarlarının -zorla ya da gönüllü olarak- toplumsal rızayı aldığını göstermek ister. AKP/saray iktidarı da küresel güç dengelerinin değiştiği, emperyalizmin savaş aygıtı NATO’nun bu değişime göre yeniden yapılandığı ve Türkiye’nin bu yeniden yapılanmada üstleneceği rolün ele alınacağı Zirve’de, altına imza atacağı taahhütlerin teminat altında olduğunu göstermek istemektedir.

Burada gözden kaçırılmaması gereken bir başka husus da toplumu baskılamaya ve sefaleti gizlemeye yönelik Zirve hazırlıklarıyla gündem meşgul olurken, Anadolu ve Mezopotamya topraklarını NATO’un “ileri üs bölgesi” haline getirecek taahhütlerin de yer almasının beklendiği Zirve’nin içeriğinin yeterince gündeme getirilmeyip, adeta toplumdan saklanıyor olmasıdır.

Bu durumda zihinleri kurcalaması gereken sorulardan biri de şu olmalıdır: Acaba, Ankara’da halk ile Zirve’ye katılanlar arasına kurulan paravanlar, halkın sefaletini Zirve’ye katılanlardan gizlerken Zirve’de alınacak kararları, verilecek taahhütleri halktan gizlemeyi de mi amaçlamaktadır?

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

NATO’ya kırmızı halı…

Sonraki Haber

Qers festival günlerine hazırlanıyor

Sonraki Haber

Qers festival günlerine hazırlanıyor

SON HABERLER

Qers festival günlerine hazırlanıyor

Yazar: Yeni Yaşam
3 Temmuz 2026

NATO Zirvesi için kurulan paravanlar neyi gizliyor?

Yazar: Yeni Yaşam
3 Temmuz 2026

NATO’ya kırmızı halı…

Yazar: Yeni Yaşam
3 Temmuz 2026

Düşünülemez olanın tarihi ve hakkı

Yazar: Yeni Yaşam
3 Temmuz 2026

Komünü tartışmak ve anlamak

Yazar: Yeni Yaşam
3 Temmuz 2026

İlk arkadaş

Yazar: Yeni Yaşam
3 Temmuz 2026

Tülay Hatimoğulları Arap kadınlarla bir araya geldi

Yazar: Yeni Yaşam
3 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır