• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Eylül 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Propaganda düşkünlüğü-Dr. Hayri Hazargöl

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tayyip Erdoğan birçok mitingde Kürdistan’ı arayanlar Irak’a gitsinler, çağrısı yaptı. Bu çağrı bir zamanlar Turancıların ideologlarından olan Nihal Atsız’ın Ötüken Dergisi’nde ‘Kürtler kafamızı kızdırmasın, Orta Asya’dan Türkleri getiririz, sizleri de kovarız’ mealindeki sözlerini hatırlattı. Bir zamanlar komünistler Moskova’ya, diye slogan atılırdı. İran İslam Devrimi’nden sonra da siyasal islamcılara İran’a gidin, çağrıları yapılmıştı. Şimdi de Gürcü kökenli Tayyip Erdoğan Kürtleri vatanından kovmaya çalışıyor.

Dağdan gelmiş, bağdakini kovuyor. Tayyip Erdoğan, ben sadece HDP yönetimine söylüyorum, diyemez. Tüm Kürtler HDP’ye Kürtlerin dili ve kültürüyle vatanlarında, yani Kürdistan’da özgür yaşasınlar, dediği için oy veriyorlar. Kürdistan’ı Kürtlerin vatanı olarak görmese hiçbir Kürt HDP’ye oy vermez. Hatta AKP’ye oy veren Kürtlerin önemli bölümü de yaşadıkları toprağın Kürdistan olduğunu söylüyor. Bu açıdan Tayyip Erdoğan sadece HDP’ye oy veren Kürtlere değil, AKP’ye oy veren Kürtlerin önemli bölümüne de Habur Kapısı’nı gösteriyor. Kürtleri bu topraklardan kovma zihniyetini, politikasını ve planını ortaya koyuyor.

Kürtleri Kürdistan’dan kovma ve buraları Türk uluslaşmasının yayılma haline getirme niyetlerini açıkça dile getiriyor. Bu politika cumhuriyetten beri vardı. Tayyip Erdoğan’ın bir zamanlar CHP’yi teşhir etmek için diline doladığı Dersim Soykırımı da bu amaçla yapılmıştı. Kürtler üzerindeki tüm baskılar ve katliamlar bunun için yapılmıştı. 12 Eylül faşizmi de bunun için gerçekleşmişti.

12 Eylül faşizminin bir amacı da iktidarcı siyasal İslamı sistem içine alarak Kürtleri kuşatıp soykırıma uğratmak, demokrasi güçlerini de ezmekti. Şu andaki AKP-MHP iktidarı 12 Eylül askeri darbesinin arzuladığı siyasi iktidardır. Zaten Alparslan Türkeş 12 Eylül’de biz zindanda, fikrimiz ise iktidardadır, demişti. Şimdi buna 12 Eylül faşizminin sistem içine almayı hedeflediği siyasi İslam da eklemlenmiştir. Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli şimdi 12 Eylül’ün amaçlayıp da başaramadığı kırımı gerçekleştirmeyi hesaplıyorlar. Tayyip Erdoğan’ın Kürdistan yoktur, Kürdistan diyenlerin Türkiye siyasi sınırları içinde yeri yok, demesi bu anlama geliyor. Zaten Erdoğan yıllar önce tek millet olmayı kabul etmeyenlerin bu ülkede yeri yok, demişti.

MHP ile ittifak kurmadığı yıllarda da bu zihniyetini ortaya koymuştur. Türkiye siyaseti ve toplumu açısından Erdoğan’ın sözleri utanç verici. Ancak bu sözlerden Türkiye halkları için hayırlı sonuçlar da çıkar. Türkiye halkı içinden milyonlarcası komşuları olan Kürtler için böyle söylenmesine itiraz edenler çıkar. Kürtler için ise büyük bir uyanış olur. AKP’ye oy verenler, Tayyip Erdoğan ve AKP’ye bir zamanlar olumlu bakanlar bu fikirlerini değiştirir. AKP’nin Kürtler içinde iyi ilişkide olduğu KDP bile bu zihniyetin bir gün kendilerine dokunacağını düşünür. Zaten bağımsızlık referandumunda Kürdistan diyenlere yolunu gösterdiği Güney Kürdistanlıları aç bırakmakla tehdit etmişti. Kerkük Kürt şehri değildir, diyerek Kürdistan dediği coğrafyanın da Kürdistan olmadığını haykırmıştı. Bu açıdan Irak’ta olduğunu söylediği Kürdistan’ı da kabul etmediği bilinmektedir. Zaten Irak’ın kuzeyinde yaptığımız hatayı Suriye’nin kuzeyinde yapmayacağız, diyerek Irak’ın kuzeyi konusundaki hesaplarını da ortaya koymuşlardır.

Fırsat ortaya çıktığında yaptıkları hatayı düzelteceklerdir. Yani Güneydeki federe yapılanmayı ortadan kaldıracaklardır. “Erdoğan’ın Kürdistan yok”, söyleminden sonra Kürtler meydanlara çıkarak burası Kürdistan diyeceklerdir. Bu Newroz “Kürdistan yok”, diyenlere karşı “Kürdistan buradadır” diyenlerin meydan okuması biçiminde geçecek. Hiçbir şey Kürtleri bu kadar öfkelendirmezdi. Erdoğan bu söyleme neden başvurdu? Hem de bu söylemleri tüm halkın burası Kürdistan’dır dediği Hakkari’de ve Şırnak’ta neden söyledi? Elazığ gibi şovenizmin var olduğu yerden taşıdığı mitingciler karşısında neden söyledi? Bu söylemin oy kaybettireceğini bile bile neden söyledi? Tüm şovenistler ve Kürt düşmanlarına ‘bakın ben Hakkari’de bile Kürdistan yok diyorum’ mesajı vererek onların oyunu almak için. “Hakkari’de Kürdistan yok” demesinin başka bir mantığı yok.

Bütün Kürtler tüm baskılara rağmen sandığa giderek kayyumları geldikleri yere gönderecektir. “Kürdistan yok”, söylemi metropollerdeki Kürtlerin de AKP’ye kaybettirmek için daha fazla sandığa gitmelerine yol açacaktır. Erdoğan ve AKP’liler öyle ucuz propagandaya başvuruyorlar ki, bu onların çok sıkıştığını gösteriyor. Kadınların polisleri protesto etmesi ve ıslıklamasını “ezanı ıslıklıyorlar” biçiminde yansıtması propagandada ne kadar düştüklerini gösteriyor. Sanki mazlumların haklarını savunmak için aynı milletten olması gerekirmiş gibi hiçbir politik kişiliğin söyleyemeyeceği biçimde Sezai Temelli Kürt değil Kürtleri savunuyor, diyerek zihniyet kalitesini ortaya koyuyor.

Halbuki Sezai Temelli Kürt değildir diyen Erdoğan, Türkiye halklarını aldatmak için sık sık biz dünyanın diğer ucundaki mazlumları da savunuyoruz, demagojisine başvurmaktadır. Tüm bunlar AKP-MHP ittifakının çok sıkıştığını, en pespaye propaganda diline başvurduğunu göstermektedir. Herhalde dünya tarihinde bu kadar pespaye, utanmaz, ahlak dışı, vicdan dışı bir propaganda diline rastlanmamıştır. Tayyip Erdoğan bu propaganda diliyle Türk halkının seviyesini de çok düşürmektedir. Böyle bir propaganda dilini Türkiye halklarına layık görmek en başta da Türkiye halklarına hakarettir. Türkiye halkını eğitimiyle, basını ile, üniversiteleriyle, kültürsanat alanıyla böyle bir propagandanın alıcısı haline getirmişlerdir. Türkiye’de politik düzey hiçbir dönemde bu düzeyde düşürülmemişti; bu Türkiye’nin düşürülmesidir.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

‘Halkların biricik yoldaşıydı…’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan...

Süreç karşıtları ve devlet

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Yaklaşık iki yıl önce, Kürt halkı ve Aleviler başta olmak üzere Türkiye haklarını ve toplumun tüm kesimlerini çok yakında ilgilendiren...

İnsanlık suçu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

İnsanlık tarihinde en büyük suçlardan biri ırkçılıktır. Bu suç günümüzde de işlenmektedir. İktidarlar kendi çıkarları doğrultusunda el altından da olsa...

Hep hikâyede

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hırs için can ve zaman harcayan çağlardan bu günlere kadar geldik. Öyle ki geldiğimiz yerleri ve ezberleri beraberimizde getirdik. Denilir...

Ağustos enflasyonu: Garp cephesinde yeni bir şey var!

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

Karaburun Bilim Kongresi

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

Karaburun Bilim Kongresi’nin 20.’si İzmir’in Karaburun ilçesinde gerçekleştiriliyor. Türkiye’de bir etkinliği 20 yıl boyunca istikrarlı biçimde sürdürmek başlı başına bir...

Sonraki Haber

‘Beka meselesi’ni tersten okumak-Pakrat Estukyan

SON HABERLER

KJAR: Nîlûfer Mucawir işkence sonucu yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Düzce’de fındık işçilerini taşıyan araç tırla çarpıştı: 4 ölü, 8 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Ahmet Özer, Bahçeli ile görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Melih Gökçek’in oğlu ve gelini adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Aras Nehri kıyısında cenazesi bulunan kişinin Afgan olduğu belirlendi

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Memet Akkuş’un taziyesi ikinci gününde ziyaretlerle sürdü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Antalya’da orman yangını

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır