• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Beka meselesi’ni tersten okumak-Pakrat Estukyan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yerel seçimlere iki haftadan kısa bir süre kaldı. Propaganda faaliyetleri iyiden iyiye ivme kazanmış halde. AKP’li Cumhurbaşkanı her gün farklı bir veya iki ilde miting düzenliyor, kapalı salon toplantılarına katılarak yaklaşan belediye seçimlerinin ülke için ne denli yaşamsal bir anlam ifade ettiğini açıklamaya çalışıyor. Sürekli olarak bu seçimin ülkenin bekası anlamına geldiğini söyleyerek seçmeni, iktidarın kaybetmesi halinde ülkenin elden gideceğine ikna etmeye uğraşıyor. Bunu yaparken ülkeyi yerel yönetimler seçiminde dahi bu denli kırılgan hale getirmenin, koskoca memleketi bu denli istikrarsızlaştırmanın sorumluluğunu da fakirim Kılıçdaroğlu ile, havaalanımızı, köprülerimizi kıskanan, Yeni Türkiye’yi anlamayan dış güçlere havale ediyor.

Denenmiş bir pratikle biliyoruz ki son 16 yıldan bu yana siyasi söylemleri öncelikle Recep Tayyip Erdoğan formüle eder, kadroları da başbakandan başlamak üzere, propaganda zincirinin en son halkasını oluşturan ‘Aktrollere’ değin, aynı nakaratı tekrar ederler. Geçmişte Ahmet Davutoğlu veya Binali Yıldırım bu işlevi gören isimler olmuştur. Bu ‘düşük profilli’ siyasetçiler kendi başlarına bir söylem üretmekten sakınır, herhangi bir risk ile karşılaşmamak için Erdoğan’ın söylemlerini tekrar eder, soluklarının yettiği oranda bağırarak yukarıdan aldıkları mesajı alanlarda, mikrofon karşısında tekrarlardı.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçtiğimiz bu aşamada başbakanlık gibi bir makam kalmayınca, Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı adına Devlet Bahçeli ‘düşük profilli’ siyaset erbabının rolünü üstlenmiş görünüyor. Pazar günü İzmir mitinginde, kendine özgü üslubu ile belediye seçimlerinde somutlaşan beka sorununu göremeyenlere, idrak edemeyenlere ‘çulsuzlar, çapulcular’ diye hakaret etmekten geri durmadı. Öte yandan açıklanan, (çoğunlukla da tenzil edilerek açıklanan) işsizlik ve yoksulluk verileri ‘çulsuz’ diye nitelendirilen kitlenin ülkenin çoğunluğunu oluşturduğunu gözler önüne seriyor. ‘Çapulcu’ tanımı ise AKP mitinglerinde Erdoğan’ın fırlattığı 200 gramlık çay paketlerini kapmak için birbirini ezenleri anımsatıyor. Düne kadar yoksul evlere beyaz eşya bağışlama, erzak kolileri, kalitesiz kömür kolileri gönderme, yandaş holdinglere ise devlet kasasından servetler aktarma dönemi sona ermiş gibi. İş kala kala 200 gramlık çay paketlerini yağmalamaya kaldı.

Günlük çekişmenin dışına çıkıp, memleketin seçim arifesinde içine düştüğü ortama biraz dışardan, biraz yüksekten bakınca görünen manzara gerçekten de ‘beka sorunu’ ile karşı karşıya olduğumuzun ispatı gibi görünüyor. Gerçekte tersten bir okuma ile bu iktidarın, (daha doğrusu iktidarsızlığın) devamı ülke için bir beka sorunu oluşturuyor.

Avrupa Birliği’nin dayattığı tarım politikaları ile ülke tarımı resmen duvara tosladı. Sanayi sektörü frene basmış durumda. Bazı sanayi işletmeleri frene basmakla kalmadı, geri vitese takıp kaçmaya çalışıyor. Büyük kentler izlenen çarpık şehirleşmenin, ‘kentsel dönüşüm’ yalanı ile talan edilen mahallelerin vebali altında günden güne yaşanmaz hale geliyor. Somut gereklilikten değil de yeni rant alanları yaratma telaşından devreye sokulan mega projeler fiyasko ile sonuçlanıyor. Ekonominin motor gücü olarak sunulan inşaat sektörü, satamadığı konutların altında kaldı. Bütün bunlara uzaktan bakıp ‘oh olsun’ deme şansımız yok, zira neoliberal bir tezgâha kurban edilen bizim ülkemiz, bizim insanımız.

Sosyal medyada seçimden sonra iflasını açıklayacak büyük sermaye gruplarının listeleri elden ele dolaşıyor. Somut veriler olmamaları, dedikodu düzeyinde karşımıza çıktıkları halde, mevcut tükenmişlik manzarası içinde olasılıkları ister istemez ciddiye alınıyor.

Memleket gerçekten de bir beka sorunu yaşıyor. Bu sorunu aşmanın yolu ise mevcut düzenin sürmesine değil, tam tersine akamete uğratılmasına bağlı. Belediye seçimleri bir başına iktidar değişimine yol açmayacak belki ama, iktidarın sonunu hazırlayan sürecin başlangıcı olma anlamını taşıdığı da muhakkak. O yüzden bu seçimlere karşı duyarsız kalma lüksümüz yok. Doğuda kazanmak, batıda kaybettirmek için hepimize görev düşüyor.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beş bin liralık canımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Erdoğan NATO için askeri harcamaları yüzde ikiden yüzde beşe çıkaracağını açıkladı. Bunun maliyeti 80 milyar dolar oluyor. NATO bile 2035’kadar...

Yeni Parti ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler...

Akademide kırım

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip eden süreçte siyaset kurumunun ve rejimin yeniden yapılandırılması bağlamında ağırlıklı olarak...

Alevi hakikat mücadelesi ve ‘Gösteri Toplumu’na karşı direniş (2)

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

Alevi inancında ritüellerin en önemli özelliği " Hak için olsun seyir için olmasın"  ilkesidir. Bu ilkenin amacı bireysel egoların yok...

Kolektif halk ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın...

Basın özgürlüğü için mücadele

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

24 Temmuz 1908 tarihinde uzun yıllardır basın üzerinde uygulanan ağır sansür rejimine karşı tarihi bir adım atıldı. II. Meşrutiyet'in ilanından...

Sonraki Haber

Bir kadın cinayeti daha-Diren Cevahir Şen

SON HABERLER

Abdullah Öcalan: Geliştirmeye çalıştığım strateji önümüzdeki yüzyılın stratejisi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

NYT’nin ateşkes iddiasına Bağdat’tan yalanlama

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

İsrailli yerleşimcilerin saldırılarında en az 5 Filistinli öldürüldü

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Abdullah Öcalan: Geliştirmeye çalıştığım strateji önümüzdeki yüzyılın stratejisidir

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Gimgim’de nöbet 83’üncü gününde: Doğa şirketlerin değil, halkındır

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

DEM Parti Sözcüsü: Çerçeve yasa taslağı en kısa zamanda Meclis’e gelecek

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Avrupa’da cinsiyete dayalı ücret farkı: Milyonlarca kadının geliri eksiliyor

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır