• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Mayıs 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Rejim sattığı internetle kişisel bilgileri kayıt altına alıyor

23 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:43
Kategori: Editörün Seçtikleri, Ortadoğu

İran rejiminin halka sattığı ‘Beyaz hat’, ‘Pro İnternet’, ‘Özel İnternet’ ve ‘Kurumsal İnternet’ ile bütün kişisel bilgileri kayıt altına alıyor 

Ocak ayı protestoları sonrasında İran rejimi ülke genelinde interneti kesti. Diğer taraftan rejim ayrıcalıklı kesimlere ve kontrol altında tutmak istediği bazı meslek gruplarına özel hatlar satıyor. Bu hatlar sayesinde zengin kesimler hiçbir kısıtlama olmadan internet kullanabilirken, gazeteciler, öğretim görevlileri, mühendisler ise rejimin tamamen denetleyebildiği hatları almak zorunda kalıyor. Denetimine yakalanmak istemeyen bazı kesimler ise milyonlarca tomana özel VPN’ler yaptırarak internete bağlanıyor. VPN’lerin tespit edilmesi durumunda para cezasından “casusluk” iddiasına kadar ağır yaptırımlar uygulanıyor.

Mizan Haber Ajansı’nın verilerine göre protestoların başından bu yana VPN ve Starlink uydusu kullanan bine yakın kişi gözaltına alındı ve tutuklandı.  Halkın yüzde 99’u ise internete erişemiyor.

‘Beyaz hat aldım iletişime geçme’ 

“Beyaz hat” satarken, kişilerin mail adresleri, sanal medya hesap bilgileri, hangi uygulamaları kullanacakları gibi birçok bilgiyi kayıt altına alıyor. İran’da, “yurt dışındaki muhalif medya kuruluşları ile bağlantılı olmak” suçu casusluk olarak tanımlanıp, idam cezasına çarptırılmaya neden olduğundan halk “Beyaz hat” almaktan çekiniyor.

İran’da uzun bir süredir VPN kullanarak iletişime geçtiğimiz bir gazeteci arkadaşımız geçen hafta “Beyaz hat” almak zorunda kaldı. “Beyaz hat” alma gerekçesinin ekonomik nedenler olduğunu belirten gazeteci, “Tahran’da küçük bir ev alacak kadar parayı internete harcadım ve artık bu sürdürülebilir değil. Bu yüzden Beyaz hat aldım, benle iletişime geçme” dedi.

İnternet erişimi sınıfsal

İnternet kullanımı bugün İran’da sadece bir iletişim aracı veya kamu altyapısı değil; eşitsizliğin, siyasi kontrolün ve rant dağıtımının en önemli alanlarından biri haline geldi. Rejim internet kısıtlamalarını “ulusal güvenlik”, “kamu düzenini koruma”, “yumuşak savaş” ve “acil durum” gibi kavramlarla gerekçelendiriyor. Pratikte ise, bireylerin bağlantı kalitesi, hızı ve özgürlüğünün doğrudan siyasi, mesleki, ekonomik durumlarına bağlı olduğu çok katmanlı ve sınıfsal bir erişim yapısı oluştu.

Ülkede nüfusun büyük bir kısmı için internet pahalı, yavaş, güvensiz ve filtrelenmiş bir alan haline geldi. Fakat belirli gruplar istikrarlı, filtrelenmemiş veya minimum düzeyde kısıtlanmış internete erişebiliyor. Bu koşullarda internete ücretsiz erişim, kamu hakkından alınıp satılabilir bir ayrıcalığa dönüştü.

Maliyetler karşılanamıyor 

İranlı kullanıcıların büyük çoğunluğu, Instagram ve WhatsApp, YouTube, Telegram, X, Google Play ve birçok iş, eğitim ve akademik araca kadar en basit küresel hizmetlere yalnızca VPN’ler ve filtre kırıcılar aracılığıyla erişebiliyor.

Ancak VPN’lere erişim bile bir ekonomik sorun haline geldi. İran’daki filtre kırıcı pazarı artık en büyük gayri resmi dijital pazarlardan biri. Bu pazarın bir kısmının, iktidar kurumları ve yetkililerine yakın kişilerin ve çevrelerin elinde olduğu algısı yaygınlaştı. Bazı istikrarlı VPN aboneliklerinin fiyatı aylık 10 ila 50 dolar arasında değişiyor. Bazı özel yapılandırmalar veya “temiz” internetler çok daha yüksek fiyatlarla satılıyor.

Milyonlarca insan için ücretsiz internete erişim maliyeti, aylık giderlerinin sabit kalem haline geldi. Birçok düşük gelirli aile, öğrenci, öğretmen ve işçi bu maliyetleri karşılayamıyor veya küresel internetten vazgeçmek ya da ücretsiz ve güvensiz VPN’ler kullanmak zorunda kalıyor; bu araçlar kendileri de güvenlik riskleri ve veri hırsızlığı oluşturabilir.

Sadece belirli gruplar satın alınabiliniyor 

Muhalifler, iktidar yapısının önce ücretsiz interneti kısıtladığını ve ardından kısıtlı erişimi VPN’ler, “Pro İnternet”, “Beyaz hatlar” ve özel SIM kartlar aracılığıyla halka sattığını söylüyor. Başka bir deyişle, İran’da filtreleme sadece siyasi kontrol aracı değil; aynı zamanda kar ve rant ekonomisinin de parçası. Bazı eski milletvekilleri de ücretsiz internetin ticareti yapılabilir bir meta haline geldiğini; sadece belirli grupların satın alabileceği bir meta olduğunu açıkça belirtiyor.

Kamu internetine ek olarak, “Pro İnternet” olarak adlandırılan bir erişim türü ortaya çıktı. Genellikle devlet kurumları ve medyasına, belirli üniversitelere, büyük şirketlere, devlet yöneticilerine ve bazı seçilmiş işletmelere sağlanıyor. Bu kullanıcılar daha hızlı, daha istikrarlı ve daha az filtrelenmiş internete erişebiliyorken, toplumun büyük çoğunluğu için ya hiç yok ya da sadece fahiş fiyatlarla elde edilebiliyor.

Basına yansıyan bilgilere göre, “Pro İnternet” veya özel SIM kartların aktivasyon ücretinin 100 dolara kadar çıktığı belirtiliyor. Yine bu hizmetlerin aylık veya yıllık paketleri, toplumun büyük bir bölümü için karşılanamaz fiyatlarla satılıyor. Resmi pazara ek olarak, özel internet için bir karaborsa da ortaya çıktı; burada aracılar, yüksek ücretler karşılığında müşterilere özel erişim sağlıyor. Bu durum, birçok kullanıcının İran’daki interneti bir kamu hizmeti olarak değil, bir kira dağıtım yapısının parçası olarak görmesine yol açıyor.

Yeni olan bir diğer internet terimi ise “beyaz hat”, daha az kısıtlamaya sahip ve genellikle belirli bireylere ve kurumlara sunulan erişimi ifade ediyor. “Beyaz hat’a” sahip kullanıcılar VPN’e ihtiyaç duymadan birçok küresel hizmeti kullanabiliyor. Bu durum, toplumda dijital ayrımcılık duygusunu büyük ölçüde artırdı.

Irak SIM kartları

Tüm bu gelişmeler Rojhilat’ta, Irak SIM kartlarının ve Federe Kürdistan Bölgesi’ndeki operatörlerin internetinin satışına yönelik bir pazar oluşturdu. Birçok yurttaş, daha özgür ve istikrarlı bir internete erişmek için Irak SIM kartları satın alıyor. Bazı sınır bölgelerinde Irak interneti, yerel internetin yerini neredeyse tamamen almış durumda. Toplumun büyük bir bölümünün yerel internet altyapısına güvenmediğini ve dış dünyayla iletişim kurmak için komşu ülkelerin iletişim ağlarına başvurduğunu gösteriyor.

En büyük baskı, toplumun alt ve düşük gelirli sınıfları üzerinde yoğunlaşıyor. Pahalı VPN’lere, premium internete veya yabancı SIM kartlara gücü yetmeyenler için internetin kısıtlanması, dijital dünyadan kademeli olarak uzaklaşmak anlamına geliyor. Bu uzaklaşma sadece eğlence veya sosyal ağlarla sınırlı değil. Bugün internet eğitim, istihdam, sağlık hizmetleri, bankacılık, aile iletişimi ve hatta temel bilgilere erişimin bir parçası. Ücretsiz internetten mahrumiyet, ekonomik ve sosyal fırsatlardan da mahrumiyet anlamına geliyor.

İran’ın dijital ekonomisine de ciddi zararlar verdi 

İnternet filtrelemesi ve kapatmaları, İran’ın dijital ekonomisine de ciddi zararlar verdi. Binlerce Instagram mağazası, online işletme, içerik üreticisi, çevirmen, programcı, tasarımcı, çevrimiçi öğretmen ve serbest çalışan, Instagram ve WhatsApp’ın filtrelenmesinden sonra gelirlerinin büyük bir bölümünü kaybetti. Bu işletmelerin büyük bir kısmı kadınlara, gençlere ve kent orta sınıfına aitti. İnternet kesintisinin ülke ekonomisine her gün on milyonlarca dolarlık zarar verdiğini gösteriyor. Doğrudan mali kayıplara ek olarak, internet kesintileri yabancı müşterilerin kaybına, uluslararası projelerin askıya alınmasına, nitelikli işçilerin kaçmasına ve yatırımcı güveninin azalmasına da yol açtı.

 

Kontrol aracı olarak güvenlik

İran internet kısıtlamalarını genellikle “güvenlik”  ile gerekçelendiriyor. Ancak deneyimlere bakıldığında protestolar, siyasi krizler veya iç karışıklık dönemlerinde internetin her zamankinden daha fazla kısıtlandığını gösteriyor. Muhalifler, internetin siyasi bir kontrol aracı haline geldiğini; bilgi akışının, sosyal örgütlenmenin, bağımsız medyanın ve hatta toplumun kolektif hafızasının kontrol edilebildiği bir araç olduğunu söylüyor. Bu koşullar altında, internete serbest erişim artık sadece teknik veya iletişimsel bir sorun değil; sivil haklar, sosyal adalet ve eşitlikle ilgili bir sorun haline geldi.

Dijital Apartheid: İran’da eşitsizliğin yeni yüzü

Yaşananları bir tür “dijital apartheid” olarak değerlendirmek mümkün. Bu yapıda zengin ve güçlü bir kesim küresel ve istikrarlı bir internete erişebilirken, halk ise sınırlı, yavaş ve kontrollü bir internete mahkum ediliyor. Bir yandan rejim “güvenlik” gerekçesiyle interneti kısıtlarken diğer yandan aynı kısıtlı erişimi karlı bir meta haline getiriyor. Sonuç olarak, dünyaya, bilgiye, iş piyasasına ve hatta insan ilişkilerine erişimin her zamankinden daha çok paraya, güce ve siyasi yapıya yakınlığa bağlı hale geldiği bir durum ortaya çıkıyor.

Kesintilerin psikolojik etkileri

Ülkedeki internet kısıtlanmasının sonuçları ekonomik ve kariyer kayıplarıyla sınırlı değil; bu durum aynı zamanda aile ilişkilerinde, ruh sağlığında ve yurtdışındaki İranlıların yaşamlarında derin bir krize neden oluyor. Yurtdışındaki birçok İranlı göçmen ve öğrenci günlerce, hatta bazen haftalarca aileleriyle iletişim kuramıyor. Özellikle siyasi kriz veya güvenlik gerilimleri dönemlerinde bu uzun süreli bilgi eksikliği, yaygın kaygı ve psikolojik tükenmişliği beraberinde getiriyor. Yurtdışında eğitim gören İranlı öğrencilerin yaşam giderleri, üniversite harçları ve günlük masrafları ailelerinin mali desteğine bağlı.  Bankacılık hizmetlerindeki aksamalar ve iletişim kısıtlamaları para transferlerini ile mali iletişimi aksatıyor.  Birçok öğrenci, harç ve yurt ücretlerini ödeyememeleri nedeniyle okuldan uzaklaştırma, atılma veya öğrenim izinlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını söylüyor.

Diğer taraftan aileler, özellikle yaşlı ebeveynler ciddi psikolojik sorunlar yaşıyor. Bu ebeveynlerin birçoğunun ne yurt dışına seyahat etme imkanı ne de gelişmiş filtreleme araçlarını kullanma yeteneği bulunuyor. Aileler için çocuklarıyla iletişimi kaybetmek teknik bir aksama değil; sürekli bir kaygı, çaresizlik duygusu ve duygusal izolasyon deneyimi oluyor. Kimi ailelerde iletişimsizlik depresyon, uyku bozuklukları ve ciddi duygusal krizleri beraberinde getiriyor. Tüm bunlar aynı zamanda milyonlarca insanın günlük yaşamlarını, ruh sağlığını ve aile bağlarını doğrudan etkileyen bir sosyal ve duygusal kopukluk biçimi haline geliyor.

İnternet için geçici göç

İnternet kısıtlamasına bulunan farklı bir çözüm ise “geçici dijital göç.” Filtrelemenin yoğunlaşması ve internetin yaygın bir şekilde kesintiye uğramasından sonra, bir dizi küçük işletme sahibi, çevrimiçi satıcı, finans piyasası aktivisti, içerik üreticisi, programcı, serbest çalışan ve hatta öğrenci, günlük işlerinin bir kısmını gerçekleştirmek için komşu ülkelere seyahat etmek zorunda kalıyor. Türkiye bu tür seyahatler için en önemli bir yer haline geldi. İranlılar, banka hesaplarına, yabancı müşterilere, sosyal ağlara, iş platformlarına, bulut hizmetleri ile iletişim araçlarına filtre, kesinti veya aksama olmadan erişmek için sadece birkaç günlüğüne veya hatta birkaç saatliğine sınırı geçiyor. Instagram’dan satış yapanlar, işletme sayfası yöneticileri ve serbest çalışanlar, iş yönetimlerinin bir kısmını Wan’daki otellerde, kafelerde veya halka açık alanlarda yürütmek zorunda kalıyor. Daha sonra İran’a geri dönüyorlar.

Bu zorunlu yolculuklar ayrıca mevcut sınıf ayrımını da derinleştiriyor. Seyahat etmeyi, vize almayı, kısa süreli kalmayı veya yurtdışından çalışmayı göze alabilenler küresel pazara ve uluslararası iletişime bağlı kalabiliyor; ancak alt sınıflar ve küçük işletme sahipleri, sınırlı ve kontrollü bir yerel internete hapsolmuş durumda.

Haber: Berivan Kutlu \ MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

CHP Meclis Grup Başkanlığı’na Özgür Özel seçildi

Sonraki Haber

3 kentte yapılan eylemlerle kayıpların akıbeti soruldu

Sonraki Haber

3 kentte yapılan eylemlerle kayıpların akıbeti soruldu

SON HABERLER

Ağır hasta tutsaklar Nebioğlu ve Çağrıcı’nın tahliyeleri talep edildi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Kriz rejiminin ekonomik faturası

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

CHP’li Akçakoca Belediye Başkanı tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

DEM Parti Sözcüsü: ‘Mutlak butlan’ kararı süreci gölgelemeye dönük bir adım

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Hatay’da ölü sayısı 4’e çıktı: Afet bölgesi ilan edilsin

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Kayıplar Haftası açıklaması: Hakikat ortaya çıkartılsın

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

AA’nın MİT operasyonuyla getirildiğini iddia ettiği DAİŞ’lileri Suriye hükümeti teslim etmiş

Yazar: Yeni Yaşam
23 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır