Kendisini silahla yaralayan failin serbest bırakılmasına tepki gösteren Rojda Odabaşı, ‘Evimde silahla vurulmuş bir kadın olarak, beni vuran kişinin serbest bırakılması karşısında kendimi nasıl güvende hissedebilirim?’ diye sordu
Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesine yaşayan Rojda Odabaşı, komşusu Mazlum Çelebi tarafından pompalı tüfekle yaralandı. Mazlum Çelebi hakkında başlatılan soruşturma neticesinde, “silahla kasten yaralama” ve “mala zarar verme” suçlamalarıyla iddianame hazırlandı.
İddianameyi kabul eden Diyarbakır 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi, 60 günlük tutukluluğun ardından 23 Ekim’de Çelebi hakkında tahliye kararı verdi. Davanın ilk duruşması 8 Nisan 2027’de görülecek.
Tahliye kararının ardından avukatı aracılığıyla 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunan Rojda Odabaşı, ayrıca “koruma ve fail hakkında uzaklaştırma” kararı için Bağlar İlçe Merkez Karakolu’na başvuruda bulundu. Rojda Odabaşı ayrıca İnsan Hakları Derneği (İHD) ile Amed Barosu’na da hukuki destek talebinde bulundu.

Yaşadığı saldırıya ve hukuk mücadelesine dair Mezopotamya Ajansı’ndan Rukiye Payiz Adıgüzel’e konuşan Rojda Odabaşı, dayanışma çağrısında bulundu.
‘Kendimi nasıl güvende hissedebilirim?’
Failin serbest bırakılmasının hem kendisini derinden sarstığını hem de geleceğe ilişkin kaygılarının arttığını dile getiren Rojda Odabaşı, yargıya güvenmek istediğini belirterek, “Ancak evimde silahla vurulmuş bir kadın olarak, beni vuran kişinin serbest bırakılması karşısında kendimi nasıl güvende hissedebilirim” diye sordu.
Rojda Odabaşı, şunları söyledi:
“Benim için bu karar yalnızca bir tahliye kararı değil. Sürekli tetikte yaşamak zorunda kalmak çok ağır. Kapım çaldığında, bir ses duyduğumda ya da evimin çevresinde bir hareketlilik olduğunda yeniden aynı korkuyu yaşıyorum. Benim can güvenliğimden kim sorumlu? Başıma bir şey gelmesini mi bekliyoruz? Bu soruları sormak zorunda kalmak bile başlı başına çok acı.”
‘Kendi evimde ölüm korkusuyla yaşıyorum’
Davanın, “Silahla kasten yaralama” suçlamasıyla açılmasına tepki gösteren Rojda Odabaşı, şöyle konuştu:
“Benim yaşadığım şey, kendi evimde ölüm korkusuyla karşı karşıya kaldığım bir saldırıydı. Saldırıya uğrayan kişi olarak soruyorum; Bir insanın evine silahla gelinmesi ve 16 el ateş edilmesi, öldürme kastı açısından neden bütün yönleriyle değerlendirilmesin? Benim talebim, olayın ağırlığının ve bütün koşullarının dikkate alınması, delillerin eksiksiz değerlendirilmesi ve adil bir yargılama yapılmasıdır. Benim için mesele suçun hangi maddeden değerlendirileceği değil. Mesele, yaşadığım saldırının gerçek ağırlığıyla ele alınması ve adaletin sağlanması.”
Dayanışma çağrısı
Dayanışma çağrısında bulunan Rojda Odabaşı, 8 Nisan’da görülecek ilk duruşmasının takip edilmesi talebinde bulundu.
Mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğini kaydeden Rojda Odabaşı, “Kadınların dayanışmasının bu süreçte çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kadın örgütlerinin, hukukçuların, hak savunucularının ve kamuoyunun desteği bana güç verecek” dedi.
AMED









