İran’da yaşlı kadınlar, savaşın yarattığı kaygı, derinleşen ekonomik kriz ve yaşam boyu maruz kaldıkları yapısal eşitsizliklerin sonuçlarıyla mücadele ediyor
“Hiç çocuğum olmadı ve ilk eşim de bu nedenle benden ayrıldı. İkinci eşimin vefatından sonra şartlar daha da zorlaştı. Kendisi benden otuz yaş büyüktü ve otuz beş yıl birlikte yaşadık. Ölümünün ardından çocukları bana mirasından hiçbir pay vermedi. Bu yıllar boyunca halkın yardımlarıyla yaşamımı sürdürdüm. Ancak savaşın, yoksulluğun ve yokluğun yaşandığı günlerde yalnızlık ve kimsesizlik daha fazla hissediliyor. Birkaç aydır halkın ve hayırseverlerin yardımıyla vakfedilmiş küçük bir odada yaşamaya çalışıyorum.”
Bu sözler, Rojhilat’ın kentlerinden birinde yaşayan yaşlı bir kadın olan Fatıma A.’nın sözleri. Savaş görüntülerinin, artan fiyatların ve giderek büyüyen ekonomik ve siyasi kaygıların gölgesinde onun sesi daha da görünmez hale geliyor. O, yaşamı yalnızlık, yoksulluk ve giderek derinleşen güvencesizliklerin kesişim noktasında şekillenen yaşlı kadınlardan yalnızca biri.
Veriler: Yaşlı kadınlar en ağır koşullarla karşı karşıya
İran’daki yaşlı kadınlar bugün ekonomik zorluklar, yaşlılığa bağlı sorunlar ve kadınlara yönelik destek mekanizmalarının yetersizliği gibi çok boyutlu sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Verilere göre İran nüfusunun yüzde 12’sini yaşlılar oluşturuyor. Yaşlı nüfusun kadınlaşması olgusu İran’da da birçok ülkede olduğu gibi görülse de, resmi yapılar ve koruyucu yasaların yetersizliği yaşlı kadınları karanlık bir yalnızlığa ve görünmezliğe itiyor. Savaş ve ekonomik kriz koşullarında ise bu durum daha da ağırlaşıyor.
Yaşlılıkla birlikte ortaya çıkan sorunlar kadınlar açısından erkeklere kıyasla daha ağır yaşanıyor ve bu durum savaş, güvensizlik ve kriz dönemlerinde daha belirgin hale geliyor. Ancak İran’daki yaşlı kadınların karşı karşıya olduğu güçlükleri yalnızca yaşlanma, savaş ya da ekonomik krizlerle açıklamak mümkün değil. Çünkü bu kadınların büyük bölümü, yaşlılık dönemlerinde yaşamları boyunca maruz kaldıkları eşitsizliklerin sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor.
Son araştırmalara göre, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaş sürecinde ülkedeki yaşlıların yüzde 56’sında kaygı düzeyi arttı. Yaşlıların yüzde 36’sı fiziksel sağlıklarında gerileme yaşarken, yüzde 37’si günlük işlerini yerine getirmekte daha fazla zorlandığını belirtti. Ayrıca yaşlıların yüzde 48.64’ünün mali durumu kötüleşti, yüzde 60’ı yaşam maliyetlerinin arttığını ifade etti ve yaklaşık yüzde 31.72’si ekonomik koşullarının ciddi biçimde kötüleştiğini düşündüğünü söyledi.
Bu dönemde yaşlıların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri de ilaç temini oldu. İlaçların bulunamaması ya da satın alınamaması birçok yaşlı için ciddi bir sorun haline geldi. Bu süreçte kadınlar özellikle günlük yaşam faaliyetlerini sürdürmekte daha fazla güçlük yaşarken, il ve ilçe merkezleri dışındaki bölgelerde yaşayan yaşlı kadınların ekonomik durumlarında çok daha ağır bir gerileme görüldü.
Savaşın ve eşitsiz yapıların gölgesinde yaşlılık
Yaşlı kadınların durumuna ilişkin çok sayıda anlatı bulunuyor. Bu kadınların bir kısmı artan yaşam maliyetleri nedeniyle öğünlerini azaltmak, vitamin ve bazı ilaçlarını kullanmaktan vazgeçmek zorunda kalırken, bazıları ise yalnızlık içinde yaşamlarını sürdürerek ağır psikolojik sorunlar ve yoğun korku duygusuyla mücadele ediyor.
Bokan’da yalnız yaşayan 75 yaşındaki Turan M., bu kadınlardan biri. Savaş koşulları ve artan gerilimle birlikte fiziksel, ekonomik ve ruhsal durumunun belirgin biçimde kötüleştiğini anlatan Turan M., savaş seslerinin kendisinde geçmiş travmaları ve eski yaraları yeniden canlandırdığını söylüyor.
Yaşadıklarını şu sözlerle dile getiriyor:
“Günlük ihtiyaçlarımı karşılamak, hatta ekmek almak bile benim için zorlaştı. Çünkü dükkanlar ya kapalıydı ya da çok kalabalıktı ve dışarı çıkmaya gerçekten korkuyordum. Şimdi de kullandığım ilaçlar daha pahalı hale geldi. Bu yüzden doktorlarıma yalnızca zorunlu ilaçları yazmalarını söyledim. Tek gelir kaynağım kiraya verdiğim küçük bir dükkan. Ancak bu gelir artık ne doktor masraflarımı ne de birçok temel ihtiyacımı karşılamaya yetiyor. Bazen hastalanıp hastaneye gitmek zorunda kalmaktan korkuyorum.”
Kadınlık ve eşitsizliklerin yansımaları
İran’daki yaşlı kadınların içinde bulunduğu zor koşullar, onların yaşamları boyunca maruz kaldıkları eşitsizliklerin sonuçlarıyla yaşlılık döneminde de yüzleşmeye devam ettiklerini gösteriyor.
Kadın hakları alanında faaliyet yürüten aktivist Şelîr K., konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söylüyor:
“Yaşlı kadınların önemli bir bölümü hiçbir zaman resmi iş gücü piyasasında kalıcı biçimde yer alma fırsatı bulamadı. Yaşamları boyunca üstlendikleri ev içi emek ve bakım işleri ekonomik değeri olan faaliyetler olarak tanınmadı. Toplumsal tabular nedeniyle erkeklere kıyasla yalnızlık olgusuyla daha fazla karşı karşıya kalıyorlar. Eşlerini kaybetmeleri ya da çocuk sahibi olmamaları da ataerkil toplumsal yapılarda kadınlar açısından ekonomik ve sosyal bir krize dönüşebiliyor.
Enflasyonun, ekonomik güvencesizliğin ve siyasi ile askeri gerilimlerin günlük yaşam üzerinde ağır bir baskı oluşturduğu koşullarda bu sorunlar daha karmaşık bir hal alıyor ve yaşlı kadınların yaşamını daha da zorlaştırıyor.”
Haber: Jovan Şerifzade / NûJINHA









