Şengal Demokratik Özerk Meclisi Eşbaşkanı Xoxê Dexîl, YJŞ-YBŞ güçlerinin silahsızlandırılmak istenmesinin Êzidî toplumu özsavunmasız bırakılması anlamına geldiğini söyledi
Irak’taki son seçimlerin ardından Başbakanlık koltuğuna oturan Ali Zeydi, Iraklı Şii Dini Lider Ali Sistani’nin onayı ve Mukteda es-Sadr ile Şii siyasi kanadı temsil eden Koordinasyon Çerçevesi’nin desteğiyle silahlı grupları Irak ordusuna entegre etme süreci başlattı. Sürecin yürütülmesi amacıyla “Devlet Kontrolünde Silahların Toplanması ve Bağların Kesilmesi Komisyonu” kuruldu.
Haşdi Şabi Başkanı Falih el-Feyyad, Ninova Diyalog Sempozyumu’nda yaptığı bir konuşmada üç ay içerisinde Şengal’in tamamının, özellikle de Şengal Dağı’nın Irak ordusunun kontrolüne gireceğini söyledi. Bu açıklamayla birlikte “Êzidilerin savunma gücü olarak örgütlenen YJŞ-YBŞ’nin de tanınarak Irak ordusuna entegrasyonu mu sağlanacak, yoksa 9 Ekim Anlaşması gibi bir dayatma mı söz konusu” tartışmaları gündemde yer edinmeye başladı.
‘Farklı yöntemlerle Êzidî toplumunu savunmasız bırakmak istiyorlar’
Şengal Demokratik Özerk Meclisi (Meclîsa Xweseriya Demoakratîk a Şengalê – MXDŞ) Eşbaşkanı Xoxê Dexîl, Şengal’de yaşanan son durumu değerlendirdi. Şengal’de YJŞ-YBŞ’nin yok sayılarak atılacak bir adımın KDP ve Bağdat hükümeti arasında 9 Ekim 2020’de yapılan “Şengal Anlaşması”nın devamı olacağını belirten Xoxê Dexîl, “Irak’ın silahlı güçleri entegresinin Şengal’e yansımalarını bu anlaşmanın devamı olarak ele alıyoruz. Her seferinde farklı yöntemlerle Êzidî toplumunu savunmasız bırakmak istiyorlar. Fermandan bu yana Irak’tan bir izin alınarak bu halkın özsavunması gerçekleştirilmedi. 2014’te gerçekleşen ferman esnasında Irak hükümeti güçleri de burada vardı ama bu toplumun savunmasını yapmadılar. Toplum kaderine terk edildi, halk bir jenosid ile yüz yüze bırakıldı. YJŞ-YBŞ yeni bir jenosid olmasın diye kuruldu ve bugüne kadar bunun için mücadele ettiler. YJŞ-YBŞ Irak’ın bir parçasıdır” dedi.
‘İleride nelerin yaşanacağı, hangi tehlikelerin doğacağı belirsiz’
ABD-İsrail’in İran’a yönelik sürdürdüğü savaşın Irak’ı yakından etkilediğinin altını çizen Xoxê Dexîl, “Bunun ekonomik etkileri oluyor. Irak bu süreçte her yeri kendi kontrolü altına almak istiyor. 2014’te Irak’ta yaşananlardan sonra birçok yerde halklar kendi özsavunma güçleri ile soykırım tehdidine karşı direndi. Bununla bağlantılı olarak ileride nelerin yaşanacağı, hangi tehlikelerin doğacağı belirsiz. Bu beraberinde hem siyasi hem de özsavunma açısından çok sorun getirecektir. Şimdiye kadar gözle görülen bir gelişme yok. ‘YJŞ-YBŞ’nin Irak yasalarında yeri yok’ denilirse bu toplum bir kez daha bir soykırım ile yüz yüze bırakılmış olacak. Êzidî toplumu özsavunmasız bırakılacak. Êzidî halkı artık dış güçlere güvenmiyor. Yaşananlardan sonra kimse Êzidî halkından başka güçlere güvenmesini beklemesin. Sadece Şengal’de tehlike yok bugün Irak’ın genelinde bir tehlike söz konusu” diye konuştu.
‘Kimse 3 Ağustos’u unutmasın’
DAİŞ’in 3 Ağustos 2014’te Şengal’de gerçekleştirdiği ve Ezidîlerin “74’üncü Ferman” olarak adlandırdığı katliamın 12’nci yıl dönümünün yaklaştığına dikkati çeken Xoxê Dexîl, yaşanan gelişmelere karşı Êzidî toplumunun uyanık olması gerektiğini vurgulayarak “12’nci fermanın yıl dönümü yaklaşıyor. Hala Êzidî halkı tehlike altında. Herkes bu yıl güçlü bir şekilde fermanın yıl dönümünde yapılacak anmalara katılması gerek. 3 Ağustos’u Êzidî halkının birlik ve dayanışma günü yapalım. Birlikte hareket edersek taleplerimizi kabul ettirebiliriz. Kimse 3 Ağustos’u unutmasın ve o gün ayakta olsun” ifadelerini kullandı.
Haber: Emrullah Acar \ MA









