• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Eylül 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Sessizlik duvarı kırılmalıdır-Musa Piroğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
19 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

“Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey, düşmanlarımızın sözleri değil dostlarımızın sessizliği olacaktır.”

(Martin Luther King) Mutlak tecridin kaldırılması talebiyle başlatılan açlık grevleri dördüncü ayını geride bırakırken, hapishanelerde sayısı 7 bini bulan tutsağın katılımıyla yayılarak büyüyor. Açlık grevleri 12 yıllık tutsak Zülküf Gezen’in feda eylemi sonrası yeni bir döneme girmiş bulunuyor. Bir bütün olarak Kürt halkının yaşadığı acılar karşısında sessizlik duvarının arkasına sığınan toplumsal muhalefet ve sosyalist hareketin büyük çoğunluğu, tecrit politikaları ve bu politikaları durdurmak adına yürütülen açlık grevleri eylemleri karşısında da aynı sessizliğin arkasında durmayı tercih etti. İktidar, hapishanelerden gelecek ölüm haberlerine yatırım yapıp, Kürt düşmanlığı üzerinden seçim siyaseti yürütürken, sarayı durdurmak adına ortaklaştığını iddia eden toplumsal muhalefet sarayla paralellik taşıyan bir yerden, benzer bir sessizliğe büründü. Bu sessizliğin arkasında sarayın Kürt sorununu kriminalize eden Kürt düşmanı söylemi belli oranda etkili oldu. Meclisteki partiler, sarayın Kürt halkının iradesi olarak meclise gönderdiği HDP üzerinden yürüttüğü “ terör” diline teslim olup HDP ile aralarına mesafe koymak için çırpınırken, Meclis dışındaki toplumsal muhalefet de Kürt halkının talepleri ve mücadelesine uzak durarak, bu dile teslim olmuş oldu. Bu sessizliğe ve teslim oluşa ilk cevap Tekirdağ hapishanesinde kendini feda eden Zülküf Gezen’den geldi.

Toprağı kanla yoğrulmuş, tarihi katliamlarla yazılmış coğrafyada yoksulluk ve zulüm altındaki halkların birbirlerine yaklaştığı ve birbirleriyle kaynaşıp ortaklaştığı tek şey yaşanmış ve yaşanmakta olan acılarıdır. Toplumsal acılar, toplumun birleştirici unsuru olarak öne çıkmıştır. Aynı göğün altında yaşayıp, aynı acıların sıcağında kavrulmadığında, halklar birbirlerinin acılarına sırtını dönüp, acılarını yarıştırmaya başladığında, aynı coğrafyada ortak ve beraber yaşamanın imkânlarının tükendiği de kabul edilmelidir. Halklar birbirlerinin acılarına ses vermelidir.

Devletin hapishanelerde tutsakların hak talepleri üzerinden başlayan ve aslında tüm toplumun yaşamsal haklarının hapishane boyutuyla ifadesi olan açlık grevleri karşısında ne kadar aymaz bir tutum takındığı ve ne kadar vahşileştiği, 19 Aralık F Tipi operasyonlarıyla açığa çıkmıştır. Bugünden dönüp geriye bakıldığında, 19 Aralık’ta yapılan katliamın, aslında hapishaneler üzerinden tüm toplumu teslim almayı amaçladığı görülmektedir. Devletin otoriterleşmesi ile başlayan ve bugün saray zulmünün kurumsallaşarak sürekli hale getirilmesi çabalarına dönüşen saldırganlık hapishane direnişini, kanlı baskınla sonlandırarak pervasızlaşmıştır. Bugün devletin benzer bir tutum takınma potansiyeli yüksektir. Kabul edilmelidir ki hapishanelerdeki direnişçilerin taleplerinin kabul edilmesinin yolu, dışarıdaki büyük çoğunluğun yükselen sese ses vermesiyle mümkün olur. Herkes, açlık grevcilerinden gelecek olası kötü haberleri beklerken Zülküf Gezen tutsakların, grevcilerin ölümünü beklemeyeceğini, kitlesel ölümleri ve yıkımı durdurmak adına bedenlerini feda edebileceklerini ortaya koydu.

Bu feda eyleminin bir uyarı olduğu görülmelidir. Binlerce tutsak çocuğunun açlık grevlerine yattığı, Kürt halkının bu grevler karşısında batının sergilediği sessizliği unutması mümkün olmayacaktır. Sarayın baskı iktidarının ülkeyi getirdiği nokta, kazanılmış haklarını kullanmak için insanların ölümüne mücadele etmesi gerektiği olmuştur. 18 Mart‘ta mahkemesi görülmeye başlanan ÇHD üyesi avukatlar, avukatlık görevlerini yerine getirdikleri için devletin zulmüne uğrayanları savundukları için, Soma’da katliama uğrayan işçilerin yakınlarına sahip çıktıkları için hukuksuz bir şekilde tutuklandılar. Avukatlar sadece hukuk uygulansın diye elli günü aşkın süredir açlık grevindeler. Onlar gibi İmralı’daki yasadışı tecridin sona erdirilmesi, her tutsakta olduğu gibi Abdullah Öcalan’ın da ailesi ve avukatları ile serbest görüşebilmesi için yani devletin yasalarının uygulanması için binlerce tutsak açlık grevinde. Devlet bu taleplere kulağını tıkayarak, kendi zorba iktidarını mutlaklaştırmak istiyor. Sarayın bu talepleri görmezden, duymazdan gelen tavrının altında, kazanılmış bütün hakların yok sayılması ve iktidarın keyfi uygulamalarının halka dayatılması yatıyor. Tecridin kalkması tüm siyasi anlamlarının yanında sarayın bu keyfiliğine dur demek anlamını da taşıyor.

Mutlak tecridin sona erdirilmesinin, devletin savaş politikalarında değişikliğe gitmesi anlamına geleceğini herkes biliyor. Yine herkes Kürt halkına karşı yürütülen düşmanlığın, sarayın şahsında cisimleşen AKP-MHP-Ergenekon ittifakının birleştirici harcı olduğunu da biliyor. Ve herkes devletin hapishane politikalarındaki zorbalaşmanın topluma yeni bir baskı dönemi olarak döneceğini de yaşayarak öğrenmiş bulunuyor. Saraya dur demek, halkların ortak coğrafyada eşit ve kardeşçe yaşamasını savunmak adına Leyla Güven’in sesine ses, nefesine nefes olmak gerekiyor. Sessizlik, saray politikalarının sürdürülmesine hizmet ediyor. Yeni ölümler yaşanmadan, halkların yan yana yaşam umudu kırılmadan harekete geçmek, sessizlik duvarını kırmak gerekiyor.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

‘Halkların biricik yoldaşıydı…’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan...

Süreç karşıtları ve devlet

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Yaklaşık iki yıl önce, Kürt halkı ve Aleviler başta olmak üzere Türkiye haklarını ve toplumun tüm kesimlerini çok yakında ilgilendiren...

İnsanlık suçu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

İnsanlık tarihinde en büyük suçlardan biri ırkçılıktır. Bu suç günümüzde de işlenmektedir. İktidarlar kendi çıkarları doğrultusunda el altından da olsa...

Hep hikâyede

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hırs için can ve zaman harcayan çağlardan bu günlere kadar geldik. Öyle ki geldiğimiz yerleri ve ezberleri beraberimizde getirdik. Denilir...

Ağustos enflasyonu: Garp cephesinde yeni bir şey var!

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

Karaburun Bilim Kongresi

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

Karaburun Bilim Kongresi’nin 20.’si İzmir’in Karaburun ilçesinde gerçekleştiriliyor. Türkiye’de bir etkinliği 20 yıl boyunca istikrarlı biçimde sürdürmek başlı başına bir...

Sonraki Haber

Propaganda düşkünlüğü-Dr. Hayri Hazargöl

SON HABERLER

Rusya’da dağcı grubunun üzerine çığ düştü: En az 11 ölü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Rojhilat ve İran’dan ‘Jin, jiyan, azadî’ direnişinin 4’üncü yılı açıklaması

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

JES karşıtı nöbet 127’nci gününde sürdü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

OVP açıklandı: Savunma bütçesi yüzde 86 artırıldı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Şeybani: İsrail, Suriye’nin toparlanmasını sekteye uğratmayı hedefliyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Kürdistan Uluslararası Kitap Fuarı Sine’de başladı

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

DEM Parti’nin yeni MYK’si belli oldu

Yazar: Yeni Yaşam
7 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır