Silopiya ilçesindeki Ciner Grubu’na ait termik santralin 17 yıldır bölgeyi kirlettiğini ve hastalıkları arttırdığını belirten ekolojist ve yurttaşlar, santral kapatılana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladılar
Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesine bağlı Bêspin (Görümlü) ile Gite (Çalışkan) beldeleri arasında bulunan ve Ciner Grubu’na ait termik santralın yarattığı ekolojik tahribat ve sağlık sorunları bölge halkının tepkisine neden oluyor. Yaklaşık 17 yıldır faaliyet gösteren santralin, Silopiya’nın yanı sıra Şirnex merkez, Qileban (Uludere) ve Federe Kürdistan Bölgesi’nin Zaxo kentine kadar uzanan geniş bir coğrafyayı zehirliyor.
Şırnak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün 2024 Çevre Durum Raporu’na göre, santralde bir yılda 840 bin 682 ton kömür/asfaltit kullanıldı. Bu yakıtın kullanılması sonucu 455 bin 157 ton katı atık oluştu. Atıkların 2’nci sınıf düzenli depolama alanında depolandığı belirtilirken, Silopiya’da santralin etkisini ölçebilecek ayrı bir hava kalitesi ölçüm istasyonunun bulunmaması ise dikkat çekiyor.
4 bin kanser vakası
Kömür-asfaltit ile çalışan santral nedeniyle Silopiya’da her geçen gün kanser başta olmak üzere solunum yolu hastalıkları, gebelik kayıpları ve engelli çocuk doğumları artıyor. Resmi rakamlar paylaşılmasa da ilçede yaklaşık 4 bin kanser vakasının olduğu belirtiliyor. İlçede resmi rakamlara göre 6 bin 315 engelli bulunuyor.
Yurttaşlar ve ekolojistler, doğaya zehir saçan santralin kapatılmasını istiyor. Şirnex Ekoloji Platformu üyesi Fadıl Tay, platform olarak yaklaşık 6-7 yıldır mücadelesi yürüttüklerini belirterek, daha önce Cudi Ekoloji ve Kültür Derneği bünyesinde termik santrallara karşı çalışmalar yaptıklarını söyledi. Tay, 2014 yılında bölgede termik santrala karşı eylemler gerçekleştirdiklerini ve yürütülen mücadelenin ardından Kar-Key Santrali’nin 2015 yılında kaldırıldığını ifade etti. Ciner Grubu’na ait santralin ise faaliyetini sürdürdüğünü belirten Fadıl Tay, “Bu şirketin sicili pek temiz değil. Kürdistan ve Botan topraklarında büyük bir sermayeyle dağlarımızı dinamitlerle, madenlerle tahrip ettiler. Ekolojistler ve doğa savunucuları olarak, parlamentoda ekoloji konusunun temel başlıklardan biri olmasını istiyoruz. Sadece termik santrallar değil, ağaçların kesilmesi, taş ocaklarının açılması ve doğaya yönelik bütün tahribatların ele alınacağı yeni ekoloji yasalarının çıkarılmasını istiyoruz” dedi.
‘Bu zehir santrali durana ve kapanana kadar eylemlerimizi sürdüreceğiz’
Ekolojik tahribatın Botan’da giderek büyüdüğünü aktaran Fadıl Tay, “21’inci yüzyılın en büyük sorunlardan biri ekoloji sorunudur. Botan’da bu sorun daha da büyüyor. Bu zehir santrali durana ve kapanana kadar eylemlerimizi sürdüreceğiz” dedi. Ormanların yok edilmesine de tepki gösteren Tay, geçmişte ağaç kesimlerinin “güvenlik” gerekçesiyle savunulduğunu ancak bugün aynı uygulamaların sürdüğünü belirterek, “Bu bir güvenlik meselesi değil. Amaç Botan’daki dağlarımızı, suyumuzu ve toprağımızı talan ederek çıkar elde etmektir. Şırnak Ekoloji Platformu olarak doğa düşmanlarının bu işleri rahatça yürütmesine izin vermeyeceğiz. Hukuki ve vicdani boyutta haklarımızı savunacağız” diye konuştu.
‘Gençlerimiz ve insanlarımız bu yüzden hastalanıyor ve ölüyor’
Santralın yarattığı sağlık sorunlarına dikkati çeken 70 yaşındaki Mehmet Sahit Tümer ise termik santralin kapatılmasını istedi. Tümer, santralin bölge halkının yaşamını doğrudan etkilediğini belirterek, “Bu siyasetle alakalı bir şey değil. Canımızın, sağlığımızın derdindeyiz. Bu santralın zararı çok büyük. Gençlerimiz ve insanlarımız bu yüzden hastalanıyor ve ölüyor. Benim ailemde kanser hastaları var, ben de kanser hastasıyım. Tükettiğimiz sebzelerden içtiğimiz havaya kadar her şeyden etkileniyoruz. Bölgede sağlık kalmadı, çocuklarımız tehlike altında. İnsanlara sesleniyorum; gelin bir araya gelelim ve bu santrali kapattıralım” ifadelerini kullandı.
‘Bölgede ağır hastalıkların arttığını görüyoruz’
Yurttaşlardan Abdullah Tayşun, santralin çevrede yaşayan insanların sağlığını ve doğayı olumsuz etkilediğini belirterek, bir komşusunun 50 yaşında dördüncü evre kanser hastalığına yakalandığını kaydetti. Abdullah Tayşun, “Talebimiz bu termik santralın kapatılmasıdır. Yeter artık. Cudi’ye gittim, birçok ağacın kuruduğunu gördüm. Doğamız ve dağlarımız etkileniyor. Felaketler ve hastalıklar ortaya çıktı. Bölgede ağır hastalıkların arttığını görüyoruz. Kanser hastalığı çoğaldı” diye konuştu.
‘Kendi memleketimize sahip çıkmalıyız’
Sevgi Tay, santralin neden olduğu kirlilik nedeniyle çevresinde çok sayıda insanın hastalandığını belirterek, “Birçok insanımız ve kuzenim mide hastalığı ve kanser nedeniyle yaşamını yitirdi. Her gün bir insanımız kanser oluyor ya da kanserden ölüyor. Bunun hesabını kim verecek? Bu termik santral kapatılsın. Kendi memleketimize sahip çıkmalıyız” diye kaydetti.
Doğan Akın, santralin bölgede “istihdam” sağladığı gerekçesiyle savunulmasına tepki göstererek, “Burada bulunmamızın en büyük sebebi bu termik santraldir. Birçok insan yıllardır santralin durdurulmasını istiyor. ‘İşçiler burada çalışıyor, ekmeklerini kazanıyor’ deniliyor. Ancak sağlığımız her şeyden önemlidir. Ailem ve komşularımda bu nedenle hastalanan insanlar oldu. Bütün Botan’ın sesini yükseltmesi gerekiyor. Doğamız temiz kalsın” dedi.
Kaynak: MA









