• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
5 Temmuz 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kültür

Tarihten günümüze Rojava

5 Temmuz 2026 Pazar - 23:00
Kategori: Kültür, Manşet

Mehmet Bayrak’ın yeni kitabı ‘Halklar ve Kültürler Havzası Rojava’ raflarda yerini aldı. Bayrak, kitapta sadece Rojava’yı incelemiyor, birçok tarihi ve sosyal gerçeği ele alıp belgelerle ortaya koyuyor

Hüseyin Kalkan

Mehmet Bayrak, yeni kitabı ile yeniden gündemde.‘Halklar ve Kültürler Havzası Rojava’ isimli kapsamlı çalışma, geçmişten günümüze uzanan bir hat üzerinde Rojava’yı ele alıyor. Rojava önce Kürdistan’ın kıymetli bir parçası, sonra Suriye’nin dahası bölgenin kıymetli bir parçası. Bu kıymeti hepimiz çıplak gözle Kobanê günlerinde yaşadık. Yüzyılların en gaddar saldırganını Rojavalı çocuklar Kobanê önündü durdurdu. Bu ne kimsenin parası için ne de kimsenin hegemonyası içindi. Bu Kürt çocuklarının insanlığa bir armağanıydı. Mehmet Bayrak, Orta Çağ’dan başlayarak Kobanê direniş günlerine gelen süreci adım adım gözler önüne seriyor. Okura Kobanê direnişinin bir tesadüf olmadığını gösteriyor.

Eyyubilerden günümüze

Kürtlerin Suriye’de tarih sahnesine çıkışı Selahaddin Eyyubi’yledir. Haçlı Seferler’i sırasında Selçuklu Sultanları saltanat için birbirleri ile savaşırken Selahaddin Eyyubi yağma ve işgal için Ortadoğu’ya gelen Haçlı ordularını Suriye çöllerine gömer. Haçlılar ilk yenilgilerini Selahaddin Eyyubi karşısında alırlar. Mehmet Bayrak, Selahaddin Eyyubi’nin Suriye ve Ortadoğu’daki rolüne dair şunları yazıyor: “Selçuklular dönemine kadar Bizanslılar, Sasaniler, Araplar, Ermeniler, Haçlılar ve Eyyubiler ile Türkler arasında zaman zaman el değiştiren bölgeyle Kürtler’in resmi düzlemde tanışması, bildiğimiz kadarıyla ilkin Eyyubiler döneminde olur. Haçlı ordularına karşı yoğun bir mücadele veren Selahaddin Eyyubi’den sonra, bölge bir dönem Halep Eyyubi hükümdarı Melik Zahir’in (1186-1216) yönetimine girer. Bir ara yeniden Ermeniler’in eline geçen bölge, daha sonra Melik Zahir’le Selçuklular’ın işbirliği yapması sonucu Ermeniler’den alınır ve Selçuklular’ın yönetimine girer (1208/1209).’’ (Halklar ve Kültürler Havzası Rojava s.52)

Eyyubiler kimdir?

Selahaddin Eyyubi, Eyyubiler Devleti’nin kurucusu ve ilk hükümdarıdır. 1187 yılında Kutsal Topraklar’ı Haçlılardan geri almak için bir ordu kurdu ve komutasındaki ordusuyla beraber 4 Temmuz 1187 tarihinde gerçekleşen Hıttin Muharebesi ile Kudüs Kralı Lüzinyanlı Guy’ın ordusunun büyük bir bölümünü yok etti. Selahaddin Eyyubi’nin ailesi, Hezbani Kürt aşiretinin Revvâdîler kolundandır. Revvâdîlerin soyunun ise aslı Arap olan Yemenli Ezd kabilesine dayandığı, İbnü’n–Nedîm ve İbnü’l–Esîr gibi yazarlar tarafından aktarılmaktadır. Buna göre Revvâdîler aşireti, Abbâsî Hâlifeliği tarafından 758’de Basra’dan alınarak Azerbaycan’a yerleştirilmişlerdir. Kabileye adını veren Revvad bin Müsenna el–Ezdî, Azerbaycan valisi Yezid bin Hatim tarafından güvenliği sağlamak amacıyla Tebriz civarında vazifelendirilmiştir. Daha sonra, onun soyundan gelen torunları, 8. ve 9. yüzyıllarda Abbâsîlerin Tebriz valisi olarak vazife yapmışlardır. Revvâdîler, 10. yüzyılın başından itibaren Azerbaycan’da baskın hâle gelen Kürt varlığıyla, özellikle de Hezbaniler aşiretiyle karışarak Kürtleşmiş, asimile olarak bu tarihten itibaren Kürt olarak tanınmışlardır. Ahmed için “Ahmedil” ve Muhammed için “Memlân” gibi isimleri kullanmaya başlamışlardır. Ancak bazı yazarlar Revvâdîlerin kökeninin belirsiz olduğunu ve Ezd kabilesi ile bir bağlantıları olup olmadığının açık olmadığını belirtmişlerdir.

Rojava’ya doğru

Rojava, cumhuriyet döneminde de Kürt tarihinde önemli bir rol oynamıştır. Xoybûn, Rojava’da kurulmuş ve Ağrı İsyanı’nı burada yürütmüştür. Kürdistan’ın kuzey parçasında meydana gelen isyanlara katılan bir çok Kürt devrimci bir şekilde Rojava’ya sığınmak durumda kalmıştır. Bedirhanlardan bazıları, Şeyh Said, Şeyh Rıza ve Dersim İsyanı’nda rolü hâlâ dillerde dolaşan Baytar Nuri (Nuri Dersimi). Mezarı tahrip edilse de hâlâ Efrîn’dedir. Rojava’ya sadece bireysel sürgünler olmamıştır. Osmanlı’nın veya Cumhuriyetin baskıları sonucu kitlesel göçler de meydan gelmiştir. Mehmet Bayrak, kendi kişisel tarihinden hareket ederek bu göçlere örnekler vermektedir. İçtoroslardan Rojava’ya göçü şöyle anlatıyor: “İçtoroslar bölgesini kuşatan bir çocukluk anıma yer vermek istiyorum. Maraş merkez olmak üzere kısmen Semsûr (Adıyaman), kısmen Malatya, kısmen Sivas, kısmen Kayseri, kısmen Antep, kısmen Adana’yı içine alan ve Seyhan-Ceyhan nehirleri havzasında konuşlanmış İçtoroslar bölgesi, aynı zamanda çokkültürlü bir coğrafyadır. Rojava’ya kadar uzanan bölgenin en büyük aşiretleri Sinemilli ve Atmi aşiretleridir. Lozan’a kadar (Kahraman) Maraş, (Gazi) Antep, (Şanlı) Urfa ve Hatay; Halep eyaletine bağlıydı. Bu idari yapının doğal sonucu olarak ticari ve kültürel ilişkiler de bu hat üzerinden yürüyordu. “İçtoroslar’dan Kürtdağı’na Bir Sembol Aile: Kocolar” olarak nitelendirdiğim ailenin büyüğü Koco Ağa, bölgeden Rojava’ya giden saygın ve yurtsever bir kişiliktir. Nitekim, kendisi Kürt Özgürlük Örgütü Xoybûn’a yakınlık duyduğu gibi Dr. Nuri Dersimi’yi bölgede koruyan bir kişiydi. İki oğlu Dr. Koco Elbistan ve Av. Sıtkı Elbistan, 1959 tevkifatında tutuklanmış iki Kürt aydınıydı.”(s.15)

Ve günümüz

Rojava’nın bu gününü anlamak için o gün PKK Genel Sekreteri olan Abdullah Öcalan’ın Rojava’ya geçtiği günlere gitmek gerekiyor. Bu olay sadece Kuzey için lojistik imkanlar sağlamadı, Rojava için de kalıcı bir örgütlenme ortaya çıkardı. Öcalan, nerdeyse Suriye’deki bütün Kürtlerin hayatına bir şekilde dokundu. Bir çoğunu hâlâ ismen tanıdığı biliniyor. Bu ilişki hem DAİŞ’e karşı mücadelenin başarılmasının sırrı, hem de özerk yönetimin sırrıdır. Bu başlı başına bir inceleme konusu olduğu için bu yazı kapsamında kısa kesiyorum. Bu söylediğimin Mehmet Bayrak’ın kitabı ile ilişkisine gelince. Bütün bunlar belli bir tarih ve sosyal temel üzerinde gerçekleşti. Bayrak, bu temele dair çok sayıda bilgi ve belgeyi ortaya koyuyor. Ve günümüzün anlaşılmasını sağlıyor.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Bu rejimin adı seçim garantili otokrasidir

SON HABERLER

Tarihten günümüze Rojava

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Bu rejimin adı seçim garantili otokrasidir

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Çerçeve yasa ve bizi bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Siz hepiniz…

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

İşkenceci: Beni hatırladın mı Resul?

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Barajda akıntıya kapılan gencin cenazesi bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Amedspor Akademi’de 2016 doğumluların programı açıklandı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır