• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Eylül 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Türkiye’nin yeni siyasal ekseni – Şaban İba

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
26 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Soğuk Savaş döneminin bitmesinden sonra Türkiye’nin ABD ile ilişkileri değişmeye başladı. 11 Eylül saldırısından sonra ABD’nin ve NATO’nun yeni politikaları siyasal İslam’a karşı mücadeleye dönüşünce, bölgesel bir güç olan Türkiye’nin önemi arttı. ABD, El Kaide’ye karşı mücadelesinde, Afganistan, Irak ve Suriye politikalarında Türkiye’yi ılımlı İslam modeli olarak öne çıkarırken, aynı zamanda NATO’nun tek İslam ülkesi olan Türkiye’ye Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesi’nde (BOP) eşbaşkanlık görevi verdi. BOP’la birlikte Türkiye’nin geleneksel Ortadoğu ve İslam politikalarında temel değişiklikler oldu.

Türkiye bölgedeki rejim değişikliklerinde taraf olurken, bir yandan da Osmanlı’nın etnik, kültürel ve inançsal ayak izlerini takip etmeye başladı. Ortadoğu’daki diktatörlüklerin bir kısmıyla karmaşık ilişkiler kuran Türkiye giderek bölgede Sünni İslam liderliği yarışına girdi. Irak, Mısır, Libya ve Suriye iç savaşlarında müdahil olmaya başladı. Arapların önder devletleri konumunda olan Suudilerle ve Mısır’la geleneksel ilişkileri değişirken, Katar’la daha yakın ticari ve siyasi ilişkilere yöneldi.

Sünni-Hanefi İslam’ın liderliğini üstlenen Erdoğan, İran’ın Şii liderliğine ve Suudilerin Vahabi yayılmasına karşı tavır alırken, İhvan’ı sahiplenerek Rabia işaretini AKP’nin alamet-i farikası haline getirdi. Mısır’da Mursi’yi destekledi ve Sisi darbesine karşı tavır aldı. Libya’da UMH’yi destekledi. Bölgeye doğrudan veya dolaylı yollardan müdahale eden ABD ve koalisyon güçleri Fransa, İngiltere, Almanya ile rejimin davetiyle askeri güçleriyle Suriye’ye giren Rusya arasındaki güç dengelerini kullanarak kendisine bölgesel çapta yer açmaya çalıştı. Bu çabaları son yıllarda o hale geldi ki, Türkiye akşam Ruslarla yatıp, sabah ABD ile kalkmaya başladı.

Suriye savaşında Kürtlerin IŞİD’e karşı kazandığı başarı ve Rojava’da kurulmakta olan halk meclislerine dayalı kantonlar, Türkiye’nin bölgedeki egemen politikalarının temelini oluşturdu. Türkiye Kürtlere karşı, Cihatçı örgütlerden KDP’ye, Hamas’dan İhvan’a kadar birçok örgütle derin ilişkilere yöneldi. Rusya ve İran’la Astana mutabakatları yaparak Suriye’de söz sahibi olmaya başladı. Rusya’nın izniyle Cerablus ve Afrin’e girerek Suriye’ye yerleşti. İdlip’de çok sayıda gözlem noktaları kurdu ve Cihatçıların koruyucu rolünü üstlendi. Bugünlerde QSD’nin egemen olduğu Kuzey Suriye sınırı boyunca “Güvenli bölge” kurmaya çalışan Türkiye’nin nihai amacı; Kürtleri denetim altına almak, olası bir yeni federal Suriye oluşumunda Afrin ve İdlip’de Sünni-Hanefi İslam bölgesinin koruyuculuğunu üstlenmek ve Arap Nusayrilerin etkin olduğu Hatay bölgesini çevreleyerek güney sınırını tahkim etmektir.

Obama döneminde ABD’nin Türkiye’ye Patriot füzelerini ateşleme şifresini elinde tutması koşuluyla satmak istemesin dolayı Türkiye, önce Çin’den füze sistemi almaya çalıştı. Çin’le anlaşmayınca Rusya’dan Patriot’un eşdeğeri olan S-400 füze sistemlerini, ABD’nin ve NATO’nun uyarılarına rağmen satın aldı. Bunun üzerine ABD, 10 ülkeyle birlikte yer aldığı ve üretimine katkıda bulunduğu yeni nesil F-35 uçak projesinden Türkiye’yi çıkardı. Ayrıca Türkiye’nin ekonomik durumunu ciddi biçimde etkileyebilecek CAATSA yaptırımlarını gündemine aldı.

Türkiye şimdi Trump’ın ticari zekasına güvenerek sorunu ticaret yoluyla halletmeye ve bu amaçla çok sayıda yolcu uçağı siparişi ile Patriot füzelerine talip olarak onu etkilemeye çalışıyor. Cumhuriyetçi Senatörler’in net tavrına rağmen Trump’ın işi ne kadar sürünceme bırakıp bırakmayacağı kısa zamanda belli olacak. Ancak Türkiye’nin Rusya’dan S-400’leri almaktan vazgeçmemesi Erdoğan’ın birçok şeyi göze aldığı anlamına geliyor. 2,5 milyar dolar ödeyerek böyle bir pahalı füze sistemini alırken F-35 projesinden çıkarılmasından kaynaklı 9 milyar dolarlık zararı ve ABD ile bozulacak ilişkilerin yaratacağı sorunları göz ardı edecek kadar Türkiye’nin bu sisteme ihtiyacı var mı? Varsa bunu kime karşı ve nasıl kullanacak? Bölgede benzer füze sistemlerine sahip olan İsrail, İran ve Suriye’ye karşı bir hazırlık mı yapıyor?

Bu soruların yanıtını, bölgesel bir güç olan Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik konumuna dayanarak emperyal amaçlarını gerçekleştirmesinde ve bu bağlamda yeni bir siyasal eksen oluşturmasında aramamız gerekiyor.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Demokratik cumhuriyet en geniş ittifakla sağlanır

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Özellikle de Türkiye gibi bir ülkede demokrasi güçleri en geniş yelpazede bir araya getirilmezse sonuç almak çok zordur. Bu açıdan...

Barışın etiği

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Gerçek bir barışa denk düşen bir süreci henüz yakalamış değiliz. En başta barış için inisiyatif aldığını söyleyen devlet, kapsayıcı, normalleştirici,...

AKP silahların bırakılmasını istiyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

AKP- iktidar hatta devlet sürecin ilerlemesinden ya da silahların devre dışı bırakılmasından söz ediyorsa, öncelikle demokratik siyaset kanallarını açmalı, bunun...

10 Ağustos yasası: Tarihsel dönemeç

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Kök veya çerçeve yasası 10 Ağustos günü Meclis’ten geçti. Onay sürecinin ardından pratik adımlar atılmaya başlandı. Üst kurul, Cumhurbaşkanı Yardımcısı...

Mikro faşizm ve içimizdeki faşist ruh

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Modern kapitalizmin yarattığı yıkıcılığa  ve reel sosyalizmin özgürlüğü yok eden bürokratik dünyasına karşı 1968, küresel düzeyde kolektif bir ayağa kalkışı...

‘Halkların biricik yoldaşıydı…’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan...

Sonraki Haber

Sur Belediyesi çok dilli belediyeciliğe geri dönüyor

SON HABERLER

Demokratik cumhuriyet en geniş ittifakla sağlanır

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Barışın etiği

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

AKP silahların bırakılmasını istiyor mu?

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Dönüş için ciddi bir hareketlilik göreceğiz

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

10 Ağustos yasası: Tarihsel dönemeç

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

AP Türkiye Raportörü Amor’dan Üsküdar tepkisi: Demokrasiyle alay etmektir

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Putin ve Trump telefonda görüştü: Ukrayna’da çözüm için çalışmalar sürecek

Yazar: Yeni Yaşam
8 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır