• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Xebat Andok: Devlet nedenleriyle değil sonucuyla ilgilenirse Kürt sorunu çözülemez

2 Ekim 2026 Cuma - 11:16
Kategori: Manşet

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin iki yılını değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Üyesi Xebat Andok, devletin sorunu yalnızca güvenlik ve silahsızlanma parantezine sıkıştırdığını belirterek sürecin tıkanıklığını aşmak için Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarının sağlanması gerektiğini vurguladı

KCK Yürütme Konseyi Üyesi Xebat Andok, Stêrk TV’de katıldığı programda Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Meclis’teki komisyonlar, tecrit koşulları ile bölgesel ve uluslararası gelişmelere ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. İki yılını dolduran sürecin AKP iktidarı ve Türk devletinin zihniyet değiştirmemesi sebebiyle ağır ilerlediğini belirten Xebat Andok, devletin sorunların nedenleri yerine sadece sonuçlarıyla ilgilendiğini kaydetti.

Sürece yaklaşım ve adlandırma farkı

Sürecin iki ana tarafı olduğunu ve iki tarafın yaklaşımının birbirinden tamamen farklı olduğunu dile getiren Xebat Andok, bu durumun adlandırmaya da yansıdığını ifade etti. Devletin süreci “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırarak her şeyi güvenlik politikaları ve silahsızlanma çerçevesinde ele aldığını söyleyen Xebat Andok, şunları kaydetti:

“Türk devleti kendi tanımlamasına göre hareket ediyor. Özgürlük Hareketi’ne karşı yaklaşımını esas olarak silah bırakma, silahsızlandırma çerçevesinde ele alıyor. Bunun dışında farklı bir şeyi daha fazla gündemine almıyor. Halbuki ortada bir sorun var. Bu sorun Kürt sorunudur. En azından yüz yıllık bir sorundur. Eğer devlet sorunların nedenleriyle ilgilenmez, yalnızca sonuçlarla ilgilenirse sorunu çözemez.”

‘Stratejik değişiklik ve adımlar atıldı’

Kendi taraflarının süreci “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” olarak adlandırdığını belirten Xebat Andok, barışın zeminini oluşturmak için üzerlerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiklerini aktardı. Stratejik değişime gidilerek silahlı mücadeleden vazgeçildiğini hatırlatan Xebat Andok, 11 Temmuz 2025’te sembolik olarak silah yakma eyleminin gerçekleştirildiğini, Bakûr’daki güçlerin geri çekildiğini ve Başûr’da temas ihtimali olan alanların boşaltıldığını hatırlattı.

Abdullah Öcalan’ın pozisyonu ve komisyonlar

Meclis bünyesinde kurulan komisyonların gizlilik içinde yürütülmesini ve görev tanımlarının kamuoyuna açıklanmamasını eleştiren Xebat Andok, sürecin başarısının tek koordinatörü olarak nitelendirdiği Abdullah Öcalan’ın özgürce çalışabilmesine bağlı olduğunu ifade etti. Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit koşullarının sürdüğüne dikkat çeken Xebat Andok, şöyle konuştu:

“Şu an gelinen noktada asıl tıkanan yer Önderliğin pozisyonu ve statüsüdür. Eğer Önderliğin statüsü konusunda doğru bir yaklaşım geliştirirlerse, Önderliğimizi doğru tanımlarlarsa, Önderliğimizin süreci koordine edebilmesi, yürütebilmesi için çalışma koşullarını uygun hale getirirlerse, o zaman süreç biraz daha ilerleyebilir. Aksi halde bu haliyle süreç sürünmektedir.”

Uluslararası güçler ve sürecin toplumsallaşması

Sürecin aksatılmasında uluslararası güçlerin rolüne ve medyadaki dil sorununa da dikkat çeken Xebat Andok, Kürt sorununun tarihsel sorumlularının süreci belirsizleştirmek isteyebileceğini ifade etti. Sürece sahip çıkılması çağrısında bulunan Xebat Andok, tartışmaların yalnızca salonlarda, konferans ve çalıştay düzeyinde kalmaması gerektiğini, toplumsal eylem ve kitlesel eylemliliklerle sürecin toplumsallaştırılmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.

“Sürecin toplumsallaşmasına ihtiyaç var. Toplumun bütün kesimleri kendisini bu sürecin içinde görmeli, kendisini bu sürecin içinde hissetmeli. Bu nedenle yapılan bu konuşmaların, süreç üzerine yürütülen tartışmaların biraz daha toplumla yapılmasına ihtiyaç var. Toplum süreç hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalı, bilmeli; ona göre kendisini örgütlemeli, ona göre faaliyet içine girmeli.”

Türkiye’deki çürümenin nedeni ‘Norm dışı devlet’ yapısıdır

Son dönemde ortaya çıkan fon skandalları, bahis iddiaları ve kurum yöneticilerine yönelik soruşturmaların devletteki “norm dışı” yapının bir sonucu olduğu ifade edildi. Devletin Kürtlere yönelik tutumu ve inkâr politikalarının hukuk dışılığı meşrulaştırdığı, mafyalaşma ile yozlaşmanın temelinde bu yaklaşımın yattığı savunuldu.

“Son günlerde konuşulan fon meseleleri, yasa dışı bahisler ve iddialar çürümenin en üst düzeyde olduğunu gösteriyor. Kim nereden ne götürebilirse götürüyor; kuralın ve hukukun kalmadığı bir tablo var. Önderliğin ‘norm devlet’ ve ‘norm dışı devlet’ tespiti tam da bu durumu açıklıyor. Norm devlet, kuralları ve sınırları hukukla belirlenmiş devlettir. Türk devleti ise Kürtleri inkâr ve imha politikaları üzerine kurgulandığı için hukuk dışılığı ve kuralsızlığı meşrulaştırmış, bu da bünyesinde mafyalaşmayı, çeteleşmeyi ve yolsuzluğu üretmiştir.”

“Süreç bir mücadele sürecidir”

Süreçten mucizevi sonuçlar beklenmemesi gerektiği, Abdullah Öcalan’ın da kaygı ve aşırı heyecandan kaçınılması yönündeki uyarıları hatırlatıldı. Öcalan’ın ana müzakereci rolü üstlendiği ancak toplumsal mücadele, örgütlenme ve eğitimin tüm demokratik güçlerin ortak sorumluluğu olduğu vurgulandı:

“Süreç bir mücadele sürecidir. Biz kendi varlığımızı talep ediyoruz. O zaman demokrasi isteyenler, özgürlük isteyenler, toplumsal sorunların çözülmesini isteyenler, Kürt sorununun çözülmesini isteyenler hep birlikte el ele vermeli ve kendilerini bu mücadelenin bir parçası haline getirmelidir”

Üçüncü Dünya Savaşı ve Ulusal Kongre ihtiyacı

Uluslararası güçlerin Irak’tan çekilmesinin askeri bir boyut taşıdığı, fakat bölgedeki hegemonik güç mücadelesinin devam ettiği ifade edildi. Kürt Güçlerinin Birliği: Irak, Başûr ve Şengal hattındaki tehlikelere dikkat çekilerek Kürtler arası ortak savunma, diplomasi ve Ulusal Kongre çatısı altında birleşme ihtiyacı dile getirildi:

“Esas olarak her şey Kürtleri, kendi ulusal duruşları çerçevesinde kendilerini bir kurum ve yapı haline getirmeye mecbur ediyor. Ulusal Kongre’yi Önderlik yıllardır istiyor. Ama hâlâ bazı güçler bunu önüne koymuyor, hayata geçirmiyor. Bundan sonra Kürt halkının önüne böyle bir zorunluluk çıkıyor; Kürt halkının birliği çerçevesinde hem Güney Kürdistan’da birlik sağlanmalı hem de bütün Kürdistan içerisinde her şeyi birlikte yapmak, birlikte hareket etmek çok çok önemlidir. Hayatidir.”

Erkek egemen zihniyete karşı özeleştiri!

Amed’de erkeklerin kadına yönelik şiddete karşı sokağa çıkması, toplumsal cinsiyet mücadelesinde tarihi bir adım olarak değerlendirildi. Eylemin sıradan bir protesto değil, erkek egemen zihniyetle yüzleşen köklü bir özeleştiri tutumu olduğu vurgulandı. Kadın katliamlarının ve erkek şiddetinin sistemik bir sorun olduğu belirtilerek, erkeğin özüne dönmesi ve köklü bir zihniyet değişimi yaşaması gerektiği vurgulandı.

“Bu esas olarak bir özeleştiri eylemidir. Erkek toplumumuz içerisinde en azından daha bilinçli görünen, kendisini demokrasi ölçülerine yaklaştıran veya yaklaştırmak isteyen erkeklerin bu eylemi örgütlediği ve katıldığı görülüyor. Ama yine de erkeklerin genel pozisyonu, kadın karşısında, genel olarak özeleştiri pozisyonudur. Dolayısıyla yapılan bu eylem, erkeğin kadına karşı gerçekleştirdiği şiddete karşı bir özeleştiri eylemi olarak anlam kazanmalıdır.”

Kaynak: ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Hacı Lokman Birlik katledileli 11 yıl oldu: Failler belli, açılan bir dava yok, kimse cezalandırılmadı

Sonraki Haber

Vinçle pencereyi kırdı, eve girdi, Aysel’i katletti, fail ‘iyi hal’ indirimi aldı: Bu kararı kabul etmiyoruz

Sonraki Haber

Vinçle pencereyi kırdı, eve girdi, Aysel'i katletti, fail ‘iyi hal’ indirimi aldı: Bu kararı kabul etmiyoruz

SON HABERLER

Belediye meclis toplantısında ihraç edilen Zeyni İpek’in istifası istendi

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Vartînîs Katliamı’nın üstünden 33 yıl geçti: AYM’nin kararı toplumsal barışa etki edecek

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Fon skandalı soruşturmasında 19 kişi adliyeye sevk edildi

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Vinçle pencereyi kırdı, eve girdi, Aysel’i katletti, fail ‘iyi hal’ indirimi aldı: Bu kararı kabul etmiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Xebat Andok: Devlet nedenleriyle değil sonucuyla ilgilenirse Kürt sorunu çözülemez

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Hacı Lokman Birlik katledileli 11 yıl oldu: Failler belli, açılan bir dava yok, kimse cezalandırılmadı

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Sri Lanka deneyimi: Kadınlar alt komisyonları nasıl örgütledi?

Yazar: Yeni Yaşam
2 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır