COP31’in iklim krizine çözüm üretmek yerine fosil yakıt şirketlerinin çıkarlarını koruduğunu belirten Halkların İklim Zirvesi Adana Meclisi üyesi Yaşar Gökoğlu, ‘Biz, halkların ve doğanın yararına gerçek çözümlerin tartışılacağı Halkların İklim Zirvesi’nde buluşacağız’ dedi
Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) başlamasına sayılı günler kala, alternatif etkinlikler de netleşmeye başladı.
İklimi Değil Sistemi Değiştir Platformu bünyesinde 182 kurumun birlikte örgütlediği Halkların İklim Zirvesi; iklim adaleti, fosil yakıtlardan çıkış, barış ve gıda egemenliği başlıklarıyla 15-18 Kasım’da Antalya’da gerçekleştirilecek. Zirve öncesinde 14 Kasım’da ise uluslararası katılımla Halkların İklim Yürüyüşü düzenlenecek.
‘Fosil yakıt kullanımı artıyor’
İklim krizinin bugünün gerçeği haline geldiğini ve fırtına, sel, orman yangınları ile sıcaklık artışlarıyla kendini gösterdiğini söyleyen Yaşar Gökoğlu, yaklaşık 30 yıldır süren COP toplantılarından somut sonuçlar alınamadığını ifade etti. 2015’te kabul edilen ve 2016’da yürürlüğe giren Paris Anlaşması’nın küresel ısınmayı 1,5-2 dereceyle sınırlandırmayı hedeflediğini hatırlatan Gökoğlu, anlaşmaya rağmen kömür ve petrol kullanımının azalmadığına dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Madem küresel ısınmayı 1,5-2 derecede durdurmak istiyordunuz, buna uygun tedbirler almalıydınız. Kömür santrallerini kapatmalı, petrol kullanımını azaltmalıydınız. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesinden bu yana kömür ve petrol kullanımı arttı.”
‘Enerji kim için, nerede, ne kadar, hangi yöntemle ve kimin mülkiyetinde üretiliyor?’
Türkiye’de 40’a yakın kömür santralinin çalıştığını belirten Yaşar Gökoğlu, Adana’daki Sugözü Termik Santrali ile Tufanbeyli’deki santralin saatte yaklaşık birer bin ton kömür yaktığı bilgisini paylaştı. Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefine ulaşabilmesi için ara hedeflerin belirlenmesi ve santrallerin hangi yıllarda kapatılacağının açıklanması gerektiğini vurguladı.
Enerji tüketiminin yalnızca yüzde 22’sinin konutlarda kullanıldığını, geri kalanın ise sanayi ve diğer alanlara gittiğini belirten Gökoğlu, “Enerji kim için, nerede, ne kadar, hangi yöntemle ve kimin mülkiyetinde üretiliyor? Bu soruların cevaplarını arayacağız” diyerek enerji demokrasisi vurgusu yaptı.
Kaynak: Hamdullah Yağız Kesen / MA









